Türkiye'de şeker pancarı üreticileri, uzun yıllardır yapısal, ekonomik ve bürokratik birçok sorunun bir araya gelmesi nedeniyle ciddi bir mağduriyet yaşamakta…
Tarla hazırlığından fabrikaya teslimata kadar süren zahmetli üretim sürecinde çiftçiler mağdur…
Peki, bu mağduriyetler neler?
1. Yüksek Girdi Maliyetleri Karşısında Yetersiz Alım Fiyatları
Üreticinin en büyük çıkmazı, mazot, gübre, tohum, ilaç, sulama için elektrik ve işçilik maliyetlerinin her yıl katlanarak artması. Buna karşın açıklanan şeker pancarı alım fiyatları, enflasyonun ve artan bu maliyetlerin altında kalmakta. Örneğin, çiftçilerin maliyetleri karşılayabilmek için talep ettiği rakamlar ile kurumlar tarafından açıklanan nihai fiyatlar arasındaki uçurum, üreticinin yılı zarar ederek ya da borçlanarak kapatmasına neden olmakta…
2. Şeker Fabrikalarının Özelleştirilmesi ve Sözleşme Mağduriyetleri
Cumhuriyet mirası olan kamu şeker fabrikalarının önemli bir kısmının özelleştirilmesi, üretici ile fabrika yönetimleri arasındaki güç dengesini bozdu. Özel firmaların kâr odaklı politikaları sebebiyle;
* Sözleşmede taahhüt edilen tohum ve gübre destekleri zamanında veya eksiksiz verilmedi…
* Belirlenen kotaların doldurulamaması durumunda çiftçiye ağır kota cezaları kesilmesi gibi durumlar yaygınlaştı.
3. Fiyat Açıklama Tarihlerindeki Gecikmeler ve Belirsizlik
Pancar hasadı ve fabrikalara teslimat kampanyası (genellikle Eylül-Ekim aylarında) başlamasına rağmen, alım fiyatlarının çok geç açıklanması kronik bir sorun… Çiftçi, aylarca emek verdiği ve büyük masraf yaptığı ürününü tarladan söküp fabrikaya teslim ederken, malını tam olarak kaç liraya sattığını haftalarca bilememekte, bu da geleceğe yönelik planlama yapmasını engellemekte…
4. Teslimat, Nakliye ve Kantar Çilesi
Pancar söküldükten sonra fabrikaya ulaştırılması süreci tam bir lojistik krizine dönüşebilmekte…
* Fabrika planlama hataları: Fabrikaların alım takvimini ertelemesi veya bölge kantarlarını zamanında açmaması nedeniyle sökülen pancarlar tarla kenarında haftalarca bekletilebilmekte…
* Fire ve Çürüme Riski: Tarlada veya fabrika kapısında bekleyen pancar kurur, ağırlık kaybeder veya yağışlarla birlikte çürümeye başlar. Bu durum doğrudan çiftçinin tonaj kaybetmesine ve gelirinin düşmesine yol açıyor.
* Nakliye Maliyetleri: Artan akaryakıt fiyatları nedeniyle pancarı fabrikaya taşıma maliyeti bazen ürünün kendi değerinin önemli bir kısmını alıp götürmekte…
5. "Polar" (Şeker Oranı) Ölçümlerindeki Adaletsizlik İddiaları
* Pancarın nihai değeri, fabrikada yapılan laboratuvar testlerinde çıkan polar (şeker oranı) derecesine göre belirleniyor. Üreticiler, özellikle bazı fabrikalarda şeker oranlarının olması gerekenden düşük ölçüldüğünü ve bu yolla ürün bedellerinden haksız kesintiler yapıldığını savunmakta… Çiftçinin bu ölçümleri bağımsız bir mekanizmayla denetleme şansının olmaması mağduriyeti artırmakta…
6. Kota Sınırlamaları ve Alternatif Tatlandırıcılar (NBŞ)
* Türkiye'de şeker pancarı üretimi sıkı bir kota sistemine tabidir. Çiftçi kotasının üzerinde üretim yapsa bile bu fazla ürünü hak ettiği fiyattan satamaz. Bunun yanı sıra, piyasada pancar şekeri yerine Nişasta Bazlı Şekerlerin (NBŞ) ve ithal yapay tatlandırıcıların kullanım alanının genişlemesi, yerli pancara olan talebi ve dolayısıyla üreticinin pazar gücünü uzun vadede zayıflatmakta…
Özetle; girdi maliyetlerinin altında ezilen, fiyatını hasattan sonra öğrenen, lojistik aksaklıklarla boğuşan ve fabrikalar karşısında yalnız kalan pancar üreticisi, sürdürülebilir bir gelir elde edemediği için her geçen yıl toprağa küsmekte ve üretimden çekilmektedir…
ÇİFTÇİ PANCAR ALIM FİYATINA REVİZE İSTEDİ
TÜRKŞEKER tarafından 2026-2027 üretim yılı için açıklanan fiyatın çiftçilerin beklentisini karşılamadığını belirten TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, maliyeti karşılamayan fiyatın revize edilmesi gerektiğini söyledi.
Şemsi Bayraktar, şunları ifade etti:
* “ TÜRKŞEKER tarafından 2026-2027 üretim yılı için şeker pancarı alım fiyatı, kota tamamlama primi dâhil ton başına 3 bin 720 lira olarak duyurulmuştur.”
* “Açıklanan bu rakam, tarlada gece gündüz demeden emek veren pancar üreticimizin beklentilerini karşılamamıştır. Hem üreticilerimizden hem de Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgilere göre açıklanan şeker pancarı fiyatı maliyetin altında kalmıştır.”
* “Son bir yılda mazot, gübre, tohum, sulama elektriği, işçilik ve zirai ilaç gibi temel girdi maliyetlerinde yaşanan artışlar dikkate alındığında; açıklanan bu fiyat çiftçimizin üretim maliyetlerini karşılamamaktadır. Bu durum tarımsal üretimdeki sürdürülebilirliği zorlaştırmaktadır.”
“ŞEKER PANCARI FİYATI ÇİFTÇİYİ TARLADAN UZAKLAŞTIRMAKTADIR”
* “TÜRKŞEKER tarafından kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 lira olarak açıklanan şeker pancarı alım fiyatı, beklentilerin altında kalmıştır. Hava şartları, olumsuz iklim koşulları ve tekrar ekim yapmak zorunda kalan üreticilerimizin katlanan maliyetleri göz önüne alındığında, bu fiyatın pancar ekim alanlarını daraltacağı aşikardır.”
* “Şeker pancarı alım fiyatının üreticiyi kurtaracak ve en azından kârlılık sağlayacak seviyeye çekilmesini bekliyoruz. Çiftçimiz toprağa küstürülürse, yarın gıda güvenliğimizi ve arz devamlılığımızı karşılamakta zorlanacağız.”
* “Tarımın ve üretimin sürdürülebilirliği için şeker pancarı fiyatlarının üreticilerimizi memnun edecek makul bir seviyeye çıkarılmasını talep ediyoruz.”
PROF. DR. NECMETTİN ERBAKAN, ŞEKER FABRİKALARI VE PANCAR ÜRETİMİNE BÜYÜK DESTEK VERDİ
Milli Görüş lideri ve Refah-Yol Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 1970'li yıllarda koalisyon hükümetlerinde Başbakan Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde başlattığı "Ağır Sanayi Hamlesi" çerçevesinde, pancar üreticilerini doğrudan destekleyecek tesislerin temelini attı.
* Ilgın Şeker Fabrikası: 10 Ekim 1976'da Necmettin Erbakan tarafından "Hayal diyenler utansın" pankartıyla temeli atılan bu fabrika, Konya ve çevresindeki pancar üreticilerinin en büyük güvencesi oldu.
* Diğer Tesisler: Samsun Çarşamba Şeker Fabrikası ve Van Erciş Şeker Fabrikası gibi pek çok stratejik tesisin temelinde yine Erbakan’ın ve dönemin hükümetlerinin imzası bulunuyordu.
* Bu fabrikalar, pancar üreticisine pazar oluşturarak tarımsal kalkınmayı Anadolu'ya yaymayı hedefliyordu.
ERBAKAN’DAN SİYASİ SÖYLEM VE ÇİFTÇİ DOSTU POLİTİKALAR
Prof. Dr. Necmettin Erbakan, gerek Başbakan Yardımcılığı gerekse 1996-1997 yıllarındaki Başbakanlığı döneminde ("Refahyol" Hükümeti) tarım üreticisine, köylüye ve çiftçiye verilen taban fiyatları rekor düzeyde artırmasıyla biliniyor.
Siyasi mitinglerinde pancar, tütün ve fındık üreticilerinin emeğini koruma sözü verdi, tarımsal kotalara ve üretimi kısıtlayan politikalara her zaman karşı çıktı…





