Felaketin faturası sadece vatandaşa kalmıyor. Su baskını nedeniyle kullanılamaz hale gelen araçlarda, zararın kimin cebinden çıkacağı altyapı koşullarına ve atılacak doğru hukuki adımlara bağlı.
Kaskosu Olanlar Kontağı Kesinlikle Çevirmesin
Kaskonuzun olması hasarın otomatik ödeneceği anlamına gelmiyor. Poliçede "sel ve su baskını" teminatının bulunması şart. Bu teminata sahip olanların atlamaması gereken iki kritik kural var:
-
5 Gün Kuralı: Hasarı öğrendiğiniz andan itibaren en geç beş iş günü içinde sigorta şirketine ihbarda bulunun. Çektiğiniz fotoğraf ve videoları anında kuruma iletin.
-
Motoru Zorlamayın: Sular altında kalan aracı kesinlikle çalıştırmayın. Kontağı çevirmek mevcut hasarı büyüteceği için, sigorta şirketi bunu "kullanıcı kusuru" sayarak ödeyeceği tazminatı düşürebiliyor.
Kaskosu Olmayanlar Zararını Nasıl İsteyecek?
Zorunlu trafik sigortası sel hasarını ödemiyor. Ancak kaskosu olmayanların eli kolu bağlı değil.
Selin 'doğal afet' sayılması, devleti ve belediyeleri sorumluluktan kurtarmıyor. Temizlenmeyen mazgallar, çöken drenaj sistemleri veya trafiğe kapatılmayan riskli yollar doğrudan "hizmet kusuru" kabul ediliyor. Zarar gören vatandaşlar, kusur durumuna göre onarım faturasını İSKİ'ye, il/ilçe belediyelerine veya Karayolları Genel Müdürlüğü'ne kesebiliyor.

Süreyi Kaçıran Hakkını Kaybeder
Kamu kurumlarından para tahsil edebilmek için yasal takvim oldukça sıkı işliyor:
-
Zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl (ve her halükarda en geç 5 yıl) içinde sorumlu kuruma yazılı başvuru yapılması zorunlu.
-
İdare başvuruyu reddederse veya 30 gün içinde hiçbir cevap vermezse, yargı yolu açılıyor ve "tam yargı davası" süreci başlıyor. Davanın usulden reddedilmemesi için, yolun statüsüne göre adli veya idari yargı ayrımına dikkat edilmesi büyük önem taşıyor.






