Bankaların sistemin önünü kesmesi ve devletin yeni düzenlemeler getirmesiyle 1982 yılında likidite krizine girerek battı…
Türkiye finans tarihinin en büyük skandallarından birine imza attı Kastelli…
Peki, nasıl gelişti ve trajik biçimde sonlandı bu süreç?
KASTELLİ NASIL YÜKSELDİ?
* Banker Kastelli, 1960'lardan itibaren finans piyasasındaydı ancak asıl patlamasını 24 Ocak 1980 Kararları ile serbest piyasa ekonomisine geçilmesinden sonra yaptı. Bankaların çıkardığı "mevduat sertifikalarını" peşin satın alıyor, sonra bu sertifikaları halka kendi belirlediği çok yüksek faizlerle satıyordu.
* Yıllık enflasyonun %30 civarında olduğu dönemde, aylık %12 gibi (yıllık bazda enflasyonun katbekat üzerinde) astronomik faizler vaat ediyordu. Halk, "yastık altı" birikimlerini toplayarak Kastelli'ye akın etti.
* Dönemin en ünlü sinema oyuncularını (Cüneyt Arkın, Fikret Hakan, Selim Soydan vb.) reklamlarında oynatarak halk nezdinde muazzam bir güven ve prestij kazandı.
* Kısa sürede tek başına 2,5 ile 3,2 milyar dolar arasında bir parayı yönetir hale geldi. Bu miktar, o dönem Türkiye millî gelirinin yaklaşık %4'üne denk geliyordu.
BANKER KASTELLİ NASIL BATTI?
Kastelli'nin sistemi, sürekli yeni paranın girmesine dayalıydı.
Eski yatırımcıların yüksek faizleri, sisteme yeni giren insanların parasıyla ödeniyordu.
Bir noktada piyasadaki nakit döngüsü tıkandı.
Bankerlerin aşırı büyümesinden rahatsız olan ve mevduat kaybeden 40 banka, 18 Haziran 1982’de ortak bir karar aldı.
Bankalar, artık bankerler aracılığıyla mevduat sertifikası satmayacaklarını açıkladı.
Bu hamle, Kastelli'nin can damarını kesti.
Dönemin Hükümeti, bankerlik sistemine sınırlamalar getirerek halkın doğrudan bankalara yönelmesini teşvik etti.
Dönemin Başbakan Yardımcısı Turgut Özal’ın "Vatandaş parasını yatırırken bana mı sordu?" minvalindeki açıklamaları halktaki paniği büyüterek hücuma (bankerlerin kapısına dayanılmasına) yol açtı.
Ödemeleri yapamayacağını anlayan Banker Kastelli (Cevher Özden), Temmuz 1982'de ani bir kararla İsviçre'ye kaçtı.
Onun batışıyla birlikte kendisine bağlı çalışan bazı bankalar (İstanbul Bankası ve Hisarbank) da iflas etti…
Binlerce aile birikimini kaybederek mağdur oldu.
VE TRAJİK SON
Yurt dışına kaçtıktan bir süre sonra yakalanıp Türkiye'ye getirilen Cevher Özden, bir süre hapis yattıktan sonra yargılandığı davalardan beraat etti.
1990'larda yeniden ticarete atılmayı denese de eski gücüne hiçbir zaman kavuşamadı.
Yaşadığı ekonomik ve ailevi sarsıntıların ardından Banker Kastelli, 2 Haziran 2008 tarihinde Kadıköy’deki ofisinde intihar ederek yaşamına son verdi.
İşte bir döneme damgasını vuran finans skandalı bu şekilde sonuçlandı…
CEVHER ÖZDEN KİMDİR?
Cevher Özden, 1933 yılında Trabzon, Sürmene ilçesi Kastel köyünde dünyaya geldi.
Asıl adı Abidin Cevher Özden’dir.
1949 yılında Öztürk Serengil ile birlikte 16 yaşında iken İstanbul'a geldi.
İş dünyasına banker olarak 1961 yılında girdi.
İlk işi tasarruf bonolarıydı. O dönemde memurlara maaşlarının bir kısmı bono olarak veriliyordu. Fakat vatandaşlara bono değil para lazımdı.
Bonoların hamiline yazılı olması Kastelli'ye yaradı. Memurdan bonoları değerinin altına paraya çeviriyordu.
Ancak devlet bu parayı vermeyince Kastelli de battı.
Tekrar ayağa kalkışı ise 1980 öncesine denk geliyor. O dönemde bankalar yüzde 2-3 sabit faizlerle para topluyordu. Ancak kaynak yetmeyince mevduat sertifikaları çıkardılar. Fakat alıcı yoktu. Kastelli'ye ikinci fırsat böylece doğmuş oldu. 100 liralık sertifikayı 75'e alan Kastelli halka "100 lira getirin ben size yüzde 5-6 vereceğim" diyordu.
Böylece Ponzi finansman modeli denilen sistem işletiliyordu. Ponzi'de sisteme her gelen yeni kişi bir öncekini finanse ediyordu.
Zincir böylece uzayıp gidiyordu.
Kastelli'de bu zincirin halkaları 250 bin kişiye ulaşmıştı.
Sertifikaların satışı durdurulunca Kastelli ikinci kez iflas etti.
Binlerce insan Kastelli'nin büroları önünde kuyruklar oturdu.
O ünlü Bankerler Krizi'ne neden olan adam olarak Türk iktisat tarihine geçen Kastelli, aynı zamanda Türkiye'de finansal sistemin yeniden düzenlenmesine yol açtı.
"Bankerler krizi" ile beraber Türkiye'de Sermaye Piyasası Kanunu çıkartıldı ve Sermaye Piyasası Kurulu kuruldu ve İstanbul Borsası açıldı.
1982'deki batış sonrası tasfiye kurulu oluşturuldu ve 150 bin kişi tasfiyeye başvurdu.
Tasfiye masası alacaklılara parasını tamamen ödedi.
İnşaat işleri ise iyi gitmedi. 2007'de borçları nedeniyle bunalımdaydı.
Oğlunun mezarı başında intihar girişiminde bulundu, olmadı.
1970 li yıllardan itibaren ismini finans piyasalarında borsada hisse senedi ve diğer menkul kıymet aracılığı, döviz operasyonları ile duyurdu. 1980 yılından sonra Turgut Özal tarafından finans sektörünün çehresinin değiştirilmesiyle kısa zamanda "Banker Kastelli" adı altında bankaların aracılık hizmetlerini yürütmeye başladı. Bir yıl içinde yaklaşık 550 bin kişinin 2.5 milyar Dolar değerinde mevduatını yöneten kişi durumuna geldi.
Banker Kastelli yani Cevher Özden, Cemil Topuzlu’nun köşkünü 1931 yılında satın alan iş adamı Ali İpar’ın babası ‘Şeker Kralı’ olarak bilinen Hayri İpar mirasçılarından 1980 yılında satın aldı.
1997 yılında bu köşk armatör Şadan Kalkavan’a ve Mehmet Nazif Günal’a satıldı.
1982 yılında Fenerbahçe başkanlık seçimlerinde Ali Şen (spor adamı)’in karşısına başkan adayı olarak çıktı. Başkan seçildiği takdirde kulübe 250 milyon lira Fenerbahçe kulübüne bağışlayacağını söylese de seçilemedi.
Müşterilerine yapması gereken ödemeleri yapamayınca Banker Kastelli adı ile anılan skandal patlak verdi ve Cenevre'ye kaçtı. 30 Eylül 1982’de Tunus’ta yakalandı. Türkiye’ye getirildi. Cezaevi ve sonrasındaki yıllarda da gündemde kaldı. Davası yıllarca sürdü. Davası 8.5 yıl sürdü ve beraat etti.
Cevher Özden, 2 Haziran 2008 tarihinde İstanbul’da kendi iş yerinde ofisinde tabanca ile intihar etti.
İntihar etmeden önce savcıya, avukatına ve yakınlarına 6 mektup yazarak bırakmıştır.
1958 senesinde Mukadder Özden ile evlendi. Üvey oğlu Cemil Bahadır ve Necdet, öz oğulları Ali Korkut Özden, Nedim Özden ve Deha Özden adlarında 5 çocuğu vardı.
Cevher Özden, bıraktığı mektuplardan biri Erdoğan Demirören’e idi ve vasiyetinde ailesine bakmasını istedi.





