Eski tabirle yaşını başını almış bir hanım… Bir kurumda üst

düzey yönetici olarak çalışıyor… Kendisi on beş yaşından beri de başörtüsü

taktığını ve gençlik yıllarında medrese eğitiminden geçtiğini söylüyor. İş

hayatına atıldıktan sonra harcamalarının daha fazla olduğunu ve göze hitap

edebilmek için büyük çaba gösterdiğini ifade ediyor. Sabahları erken uyandığını

ve bir saatini makyaja ayırdığını söylüyor. Gün içinde “makyaj tazeleyip

geleceğim” diyerek sık sık çıkıyor. Tesettürlü bir hanımın göze hitap etme ve

güzelliğini sergileme çabasına bir anlam veremezken, aynı kişinin bir de namaz

vakitlerinde hayıflandığına şahit oluyorsunuz. Ezan okunduğunda hanımlar

işlerinin başından kalkıp abdest alırken o bir kenara sıvışıyor ve “bir saat

uğraştım, abdest almaya kalkarsam makyajım bozulacak” diyor ve namazları kurban

ediyor.

Bir insan kendi içinde tutarlı olamazsa, insanlara karşı da

Allah’a karşı da tutarlı olamaz. İnanıyorum ve inandığım gibi yaşamak istiyorum

iddiası ile hareket eden bir kişi bunun gereklerini de yerine getirmelidir.

Aksi takdirde kişinin kendi içinde yaşadığı bu çelişki onu büyük bir kimlik

karmaşasına ve gittikçe de kendine yabancılaşmasına neden olacaktır ki, bunun

tezahürlerini toplumumuzda ve cemiyetimizde pek çok kere görüyoruz.

Hazreti Peygamberin ve bizlere bugüne kadar bu dini intikal

ettirenlerin bütün çabaları dini aslına sadık kalarak yaşamak ve bunun

tedrisatını yapmak olmuştur. Hal böyle iken bugün bizler nasıl olur da bu dini

kendi dünyevi maslahatlarımıza göre dönüştürür ve bu tahrifata göz yumabiliriz

Bugün, dindar muhafazakar insanların sayıları artsa ve hanımlarımız başörtüsü

konusunda kısmen rahatlasalar da, yaşamlarımıza akseden sulandırılmış bir din

anlayışı var ki, bu ırkçı emperyalizmin Ortadoğu’da uygulamaya soktuğu planın

bir parçasıdır. Bu planın bir yansıması olarak her nasılsa insanlarımız son

yıllarda kendilerini bu minval üzere yaşar buldular. Artık, bu dejenerasyona

dur demeli, çerçevelenmiş ve duvara asılmış bir müslüman kimliğinden çok, ete

kemiğe bürünmüş, Allah ve Resülünün yolundan giden bir nesil inşa etmek için

seferber olmalıyız.