Reklamı Kapat

Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ -4

Ayasofya ile ilgili özet bir bilgi ile devam edip ‘İslam Medeniyeti’ bahsine geçelim.

Ayasofya’yı, Erhan Afyoncu, “özet” olarak şöyle anlatıyor: “Fatih, Ayasofya’yı camiye çevirdikten sonra içine mihrap, minber, müezzin mahfili, vaiz kürsüsü gibi yapılar inşa edildi. Mozaikler kapatıldıktan sonra cami çini ve kuşak yazılarla süslendi. Bir minare ve medrese yaptırıldı. Fatih, külliyenin ihtiyacı için bir vakıf kurdu. Kanunî döneminde caminin karşısına bir hamam yaptırıldı. II. Bâyezid ve II. Selim dönemlerinde Ayasofya ciddi olarak elden geçirildi. Çevresindeki evler ortadan kaldırıldı. Mimar Sinan, caminin çökmesini önlemek için payandalar yaptı. II. Selim ve III. Murad zamanında yaptırılan minarelerle Ayasofya dört minareli bir cami oldu. II. Selim, III. Murad, III. Mehmed ve şehzadeler için Ayasofya’nın bahçesine türbeler yaptırıldı. I. Mahmud zamanında camiye güzel bir kütüphane yaptırıldı. Yine aynı dönemde avluya çok güzel bir şadırvan, imarethane ile sıbyan mektebi yaptırıldı. 17. ve 18. yüzyıllarda Ayasofya’nın etrafına sebiller inşa edildi. Fetih’ten itibaren caminin içi çini ve levhalarla süslenmeye devam edildi. Cami birçok padişah döneminde tamirden geçti. Sultan Abdülmecid döneminde Mimar Fossati çağrılarak kapsamlı bir tamirat yaptırıldı. Fossati bir muvakkithane, kasr-ı hümayun ve hünkâr mahfili inşa etti. Ayasofya, 24 Kasım 1934’te bir kararname ile camilikten çıkarılıp Müzeler Genel Müdürlüğü’ne bağlandı. Fatih tarafından inşa ettirilen ancak sonraki dönemlerde yeniden yaptırılan medresenin 1934’te yıktırılması Ayasofya’nın bir Osmanlı külliyesi olduğuna vurulan ilk darbeydi. Müze yapıldıktan sonra Ayasofya’nın içerisinde bulunan ve camiye ait olan çeşitli eşya ile halılar ve levhalar da kaldırıldı. Rivayete göre büyük levhalar kapılardan dışarı çıkarılamadığı için mecburiyetten tekrar yerlerine asıldı. Şubat 1935’ten itibaren de müze olarak ziyarete açıldı.”

Şimdi de önce ‘medeniyet’ kavramı, sonra ‘İslam Medeniyeti’ üzerinde duralım…

***

Medeniyet Kavramı

Bir milletin maddî, manevî varlığına ait üstün değerlerden, fikir ve sanat hayatındaki çalışmalardan, ilim, teknik, sanayi, ticaret vb. alanlardaki gelişmelerden yararlanarak ulaştığı yüksek yaşam standardı, refah, rahatlık ve güvenlik içindeki hayat tarzı, kaliteli yaşama biçimidir. İslâm Medeniyeti’ni ifade etmek amacıyla, İslâm Devleti’nin kuruluşunun gerçekleştiği şehre, “Medine-i Münevvere” (nurlu, aydınlık, medeni şehir) adı verilmekle medeniyet kelimesi kullanılmıştır.

İslam Medeniyeti’nin karakteristik özellikleri

1- İslam Medeniyeti vahiy, akıl ve beş duyu uyumluluğu üzerine bina edilmiş bir medeniyettir. Din/düzen, İslam Medeniyeti’nin bir unsuru olmaktan çok, medeniyetin ruhu, kaynağı, ortaya çıkaranı, yönlendirenidir. Vahiy, akıl ve beş duyu, İslam medeniyetinin sahih bilgi edinme kaynaklarından olup İslam Medeniyeti’nin temel kaynaklarıdır.

2- İslam Medeniyeti evrensel bir medeniyettir. Hem kaynağı hem de içeriği ve mahiyeti itibarıyla evrenseldir. Kaynağı bakımından evrenseldir. Çünkü İslam Medeniyeti’nin kaynağı, insanları, yeri ve gökleri, kısaca evreni yaratan Yüce Allah’tır. O, dışlayıcı değil, birleştiricidir ve her şeyi kuşatıcıdır. Dolayısıyla O’nun gönderdiği son din İslam’ın ürettiği medeniyet evrenseldir. Diğer yandan, bu medeniyet içeriği itibarıyla da evrenseldir. Çünkü taşıdığı ve hayata geçirilmesini istediği değerler, belli bir kavmi veya kesimi değil, tüm insanlığı kuşatıcıdır. Denebilir ki, İslam Medeniyeti bütün insanlığı kucaklayarak evrensel olma özelliği taşıyan tek medeniyettir.

3- İslam Medeniyeti’nde her şey insan içindir, insan merkezlidir. Kur’an’da dağların, denizlerin, her şeyin insanın emrine verildiği ifade edilir. Buna karşılık başta iman ve ibadetle birlikte, yeryüzünü imar ve ıslah görevi de insana verilmiştir. İnsan bu görevler için lüzumlu her türlü güçlerle donatılmış ve nesiller boyunca bu görevlerle sorumlu ve yükümlü tutulmuştur. (DEVAMI VAR; Ayasofya meselesini farklı şekilde değerlendirmeye devam…)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?