Reklamı Kapat

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-43

Ana girizgâhımızı hatırlayarak başlayalım; en baştan beri öz ve özet olarak ne diyoruz?
SOSYAL TUFAN hatırlatmalarımı yıllardan beri sabır ve sebatla yaptım…
ADİL DÜZEN’in ülkemiz, ADİL DÜNYA DÜZENİ’nin de tüm dünya için yegâne sosyal tufandan yani tüm sorunlardan kurtulma reçetesi olduğunu hatırlattım…
Virüsleri sırasıyla hatırlayalım; Kuş, Kene, Domuz, SARS ve Koronavirüs!
Ve bir anda hayatımızın dört bir yanını kaplayan KORONAVİRÜS DÜZENİ!
Koronavirüs vesilesiyle farklı değerlendirmeler yapılıyorken, biz ülkemiz ve dünya yani bütün insanlık açısından, yarım yüzyıllık birikim ve çalışmalarımız Adil Düzen yani sistem merkezli değerlendirmeler yaptık; 42 yazımızı geride bıraktık...
“Tecrit, koronadan tehlikeli hale geldi!” uyarısından söz ediyorduk; devam edelim… “Oxford Üniversitesi’ndeki Kanıta-Dayalı Tıp Merkezi Müdürü Profesör Carl Heneghan, yeni bir makalede tecridin yol açtığı tahribatın virüsün yol açtığından daha fazla olabileceği uyarısında bulunuyor. Profesör Heneghan, salgının birçok ülkede tecritten önce zaten en tepe noktaya ulaşmış durumda olduğunu ileri sürüyor. / İsveçli uzman Profesör Johan Giesecke, İsveçli epidemiyoloji profesörü Johan Giesecke, bunun ‘hafif bir hastalıktan yaratılmış bir tsunami’ olduğunu söylüyor. Şu anda, insanlığın üçte biri tecrit altında, bu da İkinci Dünya Savaşı sırasında dünyada yaşayan insan sayısından daha fazladır./ Almanya’da bilim ve tıp konularında yazan gazeteci Robert Schröder, bir makalesinde mesleğinin mevcut krizde tümüyle sekteye uğramakta olduğunu belirtmiştir: ‘Eleştirel, tarafsız bir Dördüncü Güç olarak, erk sahiplerini denetlemesi gereken bir meslek; nasıl olur da izleyicilerinin içinde bulunduğu kolektif isteriye, ışık hızında ve neredeyse oybirliği ile yenik düşebilir; sahibinin sesi olmaya, hükümet propagandasına ve uzmanların tanrılaştırılmasına kendini böyle teslim edebilir. Bu benim için anlaşılmaz bir hâl, midemi bulandırıyor, artık canıma yetti, utanç içinde bu değersiz gösteri ile aramdaki ilişkiyi kopartıyorum.’
Peki, biz Adil Düzen Çalışanları olarak yarım yüzyıldır ne diyoruz?
Örnekle anlatalım. Son Nebi Hz. Muhammed (A.S.) bir gün Mekkelileri meydanda toplanmaya çağırır. Bir bucak büyüklüğünde (yani 1000 hane) olan Mekke’nin ileri gelenleri bu davete icabet ederler. Çünkü Hz. Muhammed aralarında emin ve saygı duyulan bir kimsedir. Onlara der ki; ‘Size bu dağın arkasından bir ordu geliyor, kentinizi işgal edecek, sizi kılıçtan geçirecek, gerekli hazırlıkları yapalım desem bana inanır mısınız? Hep birlikte gerekli tedbirleri almaya koyulur muyuz?’ der. ‘Evet’ diye cevap verirler. Bu cevap üzerine, ‘Öyleyse şimdi size haber veriyorum, ben Allah’ın resulüyüm. Allah’ın bana bildirdiklerini sizlere aktarıyorum. O silahlı ordudan daha korkunç bir tehlike Mekke şehrini beklemektedir. Hep birlikte Allah’a ve O’nun inzal etmekte olduğu Kur’an’a kulak verelim ve kurtulalım’ diyerek sözlerini tamamlar.
Dinlemezler ama 23 sene sonra Mekke fethedildiği zaman dinlemek zorunda kalırlar!
Biz de diyoruz ki: ‘Şimdiye kadar size yalan bir şey söylememişizdir. Sizinle beraber yıllarca birlikte gelmekte olan tehlikelere karşı cihat yapmışızdır. Yaptığımız cihatlarda hep başarılar elde etmişizdir. Bugün bu başarıların tersine çevrileceği ve bütün yapılanların boşa çıkarılacağı günleri yaşıyoruz. Gerekli tedbirleri almazsak, Nuh Peygamberin kavmi veya Firavun’un ordusu gibi boğulup gideriz. Geçmişte söylediklerimize inanmıştınız. Şimdi devletimizin en üstün makamlarında yer alıyorsunuz. Devletimiz de dünya üzerinde siyasette başrolünü oynuyor. Biz peygamber değiliz. Cebrail gelip de bize bir şey öğretmiyor. Ama Allah’ın kitabı olan Kur’an elimizdedir, ‘KUR’AN VE İLİM’ çalışmalarımızda onun bize söylediklerini sizlere aktarıyoruz. Sizler de Kur’an üzerinde düşünmeye ve araştırmaya başlarsanız, Kur’an bize söylediklerinin fazlasını size de söyler. Kulaklarınızı tıkar, gözlerinizi kapatır, içlerinizi karartırsanız, deniz tufanından daha korkunç sosyal tufanı bekleyip görürsünüz; ilgili yazılarımızda hatırlattığımız üzere…”
(Bu durumda Acilen Yapmanız Gerekenler gelecek yazımızda inşallah.)
Selam ve sağlık dualarımızla, sağlıklı bir sistemde ulaşacağımız zamanlara inşallah…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?