İstanbul Sözleşmesi’ne dair konuşulacak söz kalmadığı gibi yapılması gerekenler de olduğu gibi durmaktadır. Eliyle ortadaki bu büyük katliamı düzeltmesi gerekenler seyrederken diliyle ve kalbiyle var gücü ile çalışanları ayakta alkışlıyoruz. Elbet bugünler geçecek ilahi terazi kurulacak ve kimsenin kaçacak yeri olmayacaktır. 2011 yılından beri devam eden bir yıkım eğer bugün halen ve aynen devam ediyorsa yetki sahiplerinden bir şeyler beklemek beyhudedir. Şimdi romantik yaklaşımları bir kenara bırakıp, meselenin etrafında dolaşıp durmadan özüne inmeye çalışalım.
İstanbul Sözleşmesi denilen katliam bu topraklarda yıllardır ortaya koyulan yanlış politikalardan sadece biridir. Evet, çok büyük bir felakettir, bundan dolayı İstanbul Sözleşmesi değil katliamı olarak anılmalıdır zira “sözleşme” pozitif anlam içeren bir kavramdır fakat yine de ne ilktir ne tek ne de sonuncusu. İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmesi için Müslümanların var gücü ile çalışması şart iken bu hükümet döneminde böyle bir durum mümkün değildir. “İstanbul Sözleşmesi neden iptal edilemezmiş?” diye kızanlarınız olabilir. İsterseniz bunu sizlere ispat edeyim.
Öncelikle İstanbul Sözleşmesi içeriği okunduğu, bilindiği halde, sonuçlarının neler olabileceği öngörüldüğü halde imzalanmıştır. Bu sözleşme yanlışlıkla değil bilinçli bir şekilde imzalanmıştır. Tıpkı daha önce çıkarılan ve aile hayatımızı perişan eden birçok kanun gibi. Ama maalesef insanlar J.J. Rousseau’nun ifade ettiği gibi politikacıların ağızlarından çıkan laflara hayran kalırken çıkardıkları kanunlara hiç dikkat etmezler. Ülkeler etkili hitabetle değil kanunlarla yönetilmektedir. İstanbul Sözleşmesi neden iptal edilemez? Sultan Fatih’in yadigârı Ayasofya neden açılamıyorsa, AB kriterlerinden neden vazgeçilemiyorsa, suç olmaktan çıkarılan inancımızla taban tabana zıt kanunlar neden tekrar düzenlenemiyorsa, ABD stratejik müttefik olarak anılmaktan neden vazgeçilemiyorsa, Cumhurbaşkanı neden hâlâ Gazze’ye gidemiyorsa, faiz sistemi ile neden hâlâ mücadele edilemiyorsa, üretime dair neden hâlâ ayağı yere basan hamleler yapılamıyorsa, Türkiye neden hâlâ dışa bağımlı bir şekilde yaşıyorsa, neden hâlâ ithalat rakamlarımız ihracat rakamlarımızdan fazla ise, neden hâlâ ihracatımızın bile çoğu ithalata dayalı ise, İslâm Birliği neden harekete geçirilemiyorsa işte o yüzden İstanbul Sözleşmesi iptal edilemez.
Vakit samimi olup İstanbul Sözleşmesi’ne karşı en büyük mücadeleyi yürütürken onu imzalayanlara tek kelime edememe vakti değil gerçekleri tüm çıplaklığı ile dile getirme vaktidir. Mevcut iktidar İstanbul Sözleşmesi başta olmak üzere şuan hâlihazırda içinde bulunduğumuz ekonomik, sosyal ve kültürel sorunların hiçbirisine gerçek ve kalıcı çözümler getiremiyor ve getiremez. Mevcut iktidar son seçimlerde iş başına gelmedi, 2002 yılında iş başına geldi. İstanbul Sözleşmesi 2011 yılında imzalandı. Karanlığa çığlık atmaya gerek yok, ağlanıp sızlanacak bir durum yok. Bu ülkenin dağ gibi sorunları ve bu sorunları çözemeyen bir iktidar var. Çıkarılan şu kanunlar karşısında, özellikle hukuk sisteminin ve piyasaların geldiği bugünkü nokta karşısında bir insan hâlâ iktidardan beklenti içerisinde ise yarın Ankara sözleşmesi de imzalanır, Diyarbakır, Trabzon, Konya, Erzurum sözleşmeleri de imzalanır.
Yetki sahipleri nutuk atacak, gazeteciler yazacak, düşünürler konuşacak, işçiler sürünecek, analar ağlayacak, evlatlar iş arayacak peki bu ülkeyi kim düze çıkaracak? İstanbul Sözleşmesi ve daha ne kadar bozukluk varsa tüm vebal önce yetki sahiplerinin sonra da onlara yetkiyi veren vatandaşlarımızın üzerindedir. Bu vebale ortak olanlar bugün gerçekten, içten ve samimiyetle bir şeylerin düzelmesini istiyorlarsa sandık başında gerekeni yapmalıdırlar, şimdi sessizce Allah’tan af dilesinler yeter.
İstanbul Sözleşmesi iptal edilemez
Fatih Yılmaz
Yorumlar (6)
En Çok Okunanlar
Reha Muhtar 66 yaşında öldü
CHP'de sular durulmuyor: Kılıçdaroğlu Meclis'te CHP Grup Toplantısı'nda kürsüye çıkacak
Kentsel dönüşümde yeni sistem: Bankalar müteahhit oluyor
Görüntüler tepti çekmişti... 100 binin üzerinde genç katılmıştı! Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanı Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı göreve davet etti
ABD Dışişleri Bakanı Rubio duyurdu: Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'ne katılacak
Adana'da aile faciası: Emekli polis kendisine bıçakla saldıran oğlunu tabancayla öldürdü!
Siyonist İsrail'in hedefi Ezan-ı Muhammedî! Ben-Gvir'den küstah çıkış: "Camilerden gelen o gürültüyü keseceğiz!"
ABD işgali görmedi, faturayı Hamas'a kesti: Rubio’dan skandal Gazze savunması!
Bülent Arınç'tan yeni mutlak butlan açıklaması: “Bu kaos daha fazla sürmemeli"
Hakan Safi anlaştığı dünya yıldızını açıkladı: Lewandowski beklenirken herkesi ters köşe yaptı