Savaş mağduru çocuklar

Önümdeki fotoğrafa bakmakta güçlük çekiyorum… Yemenli bir çocuk, açlıktan bitap düşmüş, umutsuzca bakıyor boşluğa… Oyunların engin dünyasına açılırken kendini açlık, şiddet ve ölüm kokan bombaların arasında buluveriyor çocuk… Düşünüyor, acaba bir hata mı yaptım diye soruyor. Çocuk niçin cezalandırıldığını bir türlü anlayamıyor. Açlığa, yoksulluğa ve yalnızlığa terk edilirken çaresizce babayı arıyor… Fakat baba birkaç saat önce acımasızca katledilmiş. Çocuk kırılmış kanatlarını yere indiriyor ve çaresizliğe teslim oluyor.

Batı’nın çocukları obezite tedavisi görürken Yemenli çocuk açlıkla savaşıyor. Onların çocukları eğitimlerini hangi okulda sürdüreceklerinin hangi eğitimi nereden alacaklarının hesabını yaparken bizim çocuklarımız ölüm, açlık ve savaşın acı yüzüyle başa çıkmaya çalışıyorlar.

Hatırlayacağınız üzere Yemen üç yılı aşkındır savaşla mücadele ediyor. Dünya terör üretim merkezi ABD’nin ülkeyi işgal edebilmek için ileri sürdüğü senaryolar artık tutmuyor. Bilirsiniz bu zevatlar hedeflerine koydukları toplumları A ya da B örgütüyle ilişkilendirdikleri kişiler üzerinden vuruyor ve ülkede taş üstünde taş bırakmıyorlar. Filistin’de, Suriye’de olduğu gibi Yemen’de de çocuklar küresel odakların yazdığı senaryonun kurbanı oldular. Çocuklar küresel hesaplar uğruna açlığa ve ölüme terk edildiler…

Yemen’de her on dakikada bir çocuk hayatını kaybediyor. Peki, bu çocukların mağduriyetini kim hangi gerekçe ile açıklayabilir? Bir yaşında bir bebek hangi suçu işlemiş olabilir? Okul dönüşü katledilen onlarca çocuğun hangi karanlık işlerle alakası olabilir?

Onlar için bizim ne erişkinlerimizin ne gençlerimizin ne de çocuklarımızın bir değeri var. Düşünün Yemen’de kendi yağları ile kavrulan halk hâkimiyet saldırılarının hedefi oluyor ve burada çocuklar insanlık dışı muameleye maruz kalıyorlar. Ayaklarına batan bir diken için dünyayı ayağa kaldıran Batı, onlarca çocuğu hiç umursamadan katlediyor, hayatta kalanları ise açlığa terk ediyor.

Irak savaşına katılmış bir ABD askeri yaşadığı bir olayı şöyle anlatıyor: “Yoldan geçen bir kadını ezip geçtik. Akşam arkadaşlarla bir araya geldiğimde o anneyi düşündüm, çocukları annelerini bir daha görmeyeceklerdi. Komutanım neden üzüldüğümü sorduğunda olayı paylaştım. Bana, ‘Araplar için üzülmek olmaz, bu gün senin en mutlu günün olmalı…’ dedi.” Zalimin imanı, vicdanı, merhameti olmaz. Zalim için ötekilerin ne hissettiğinin hiç önemi yoktur. O yüzden Ortadoğu’da her gün onlarca çocuk katlediliyor, onlarcası ise yetim ve öksüz bırakılıyor.

Yemen 30 milyon civarındaki nüfusuyla dünyanın en yoksul ülkeleri arasında yer alıyor. Üç yılı aşkındır ağır saldırılara maruz kalan halk bunun yanında açlık ve bulaşıcı hastalıklarla mücadele ediyor. BM verilerine göre ülkede her on dakikada bir çocuk hayatını kaybediyor. Son yapılan açıklamalara göre yılda otuz bini aşkın çocuk açlıktan hayata veda ediyor. Hallaç pamuğu gibi dağılan ve bir araya gelip direnç gösteremeyen İslam toplumları ise kayda değer hiçbir çözüm üretemiyorlar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?