Türkiye'nin ticaret merkezi, tarihin en büyük para aklama operasyonlarından birinin merkez üssü haline geldi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü incelemeler, yasa dışı yollardan elde edilen gelirlerin nasıl ustaca gizlendiğini ve Kapalıçarşı dehlizlerinde sisteme nasıl enjekte edildiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Akıllara durgunluk veren bu karanlık trafiğin tam merkezinde ise ince ince örülmüş devasa bir paravan şirket ağı yatıyor.

MASAK RAPORUNDAKİ SARSICI GERÇEKLER

Türker Ak ve Murat Dönmezoğlu’nun liderliğini çektiği suç örgütünün, aralarında Venüs Döviz Altın Yetkili Müessese AŞ'nin de bulunduğu tam 369 şirketi birer kalkan olarak kullandığı kaydedildi. Sistemin nasıl işlediğine dair en çarpıcı tespitler MASAK raporlarıyla belgelendi. O sarsıcı tespitte şu ifadelere yer verildi:

"Dosya kapsamında temin edilen MASAK raporları, banka hesap hareketleri, şirket kayıtları ve finansal veriler birlikte değerlendirildiğinde, örgüt tarafından kullanılan şirketlerin olağan ticari faaliyet yürütmek amacıyla kurulmuş bağımsız işletmeler şeklinde değil, suç gelirlerinin kabul edilmesi, farklı hesaplar arasında dolaştırılması, katmanlaştırılması ve sonraki finansal aşamalara aktarılması amacıyla oluşturulmuş örgütsel bir finansal ağın parçaları şeklinde faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır."

Söz konusu adreslerin birbirinden bağımsız ticari işletmeler olmadığı bilakis suçu örtbas etmek için birbirini tamamlayan çarklar gibi çalıştığı vurgulandı.

HESAPLARDAKİ RAKAMLAR DUDAK UÇUKLATTI

Şebekenin yönettiği hesaplara giren çıkan rakamlar adeta akılalmaz boyutlarda. İddianamede, paravan hesaplardaki işlem hacminin olağan bir ticaretle açıklanamayacağına dikkat çekildi. Milyonluk trafik tüm çıplaklığıyla kalem kalem şöyle işlendi:

"Yalçın Aktariye hesaplarına 1075 farklı gerçek kişi ve 462 farklı tüzel kişiden yaklaşık 257 milyon lira, Bilhan Group hesaplarına 135 farklı gerçek kişi ve 107 farklı tüzel kişiden yaklaşık 593 milyon lira, Atahan Gıda hesaplarına yaklaşık 708 milyon lira, Biyal Tarım hesaplarına yaklaşık 406 milyon lira, Fast Gayrimenkul hesaplarına yaklaşık 233 milyon lira, İMA Bilişim hesaplarına yaklaşık 213 milyon lira, Öznacar İnşaat hesaplarına yaklaşık 149 milyon lira, Maysan Gıda hesaplarına yaklaşık 136 milyon lira, Arbe Bilişim hesaplarına yaklaşık 101 milyon lira ve Metro Sanayi hesaplarına yaklaşık 85 milyon lira seviyesinde para girişleri gerçekleştiği tespit edilmiştir."

SAHTE SİTELERLE KURULAN VURGUN DÜZENİ

Milyonlarca liralık bu servetin kaynağında ise vatandaşın ocağına incir ağacı diken amansız dolandırıcılık sistemleri yatıyor. Örgütün; lisanssız forex sistemleri, yasa dışı bahis ve bilişim suçları üzerinden akılalmaz bir fon yarattığı aktarıldı. İddianamede asıl kaynağın "sahte arayüz-internet sitesi oluşturularak, forex yatırım dolandırıcılığı ve e-pin sistemleri" üzerinden elde edildiği ifade edildi. Sadece Türkiye genelinde bu dolandırıcılık yöntemine karşı başsavcılıklarca 1112 farklı soruşturma yürütüldüğü biliniyor.

Vatandaştan koparılan paraların sanal POS altyapıları üzerinden önce bu paravan şirketlere girdiği, son aşamada ise Kapalıçarşı'daki döviz büroları aracılığıyla döviz veya altına çevrilerek yurt dışına kaçırılmaya çalışıldığı belirtildi.

Kaynak: Haber Merkezi