Yurt dışında yaşayan gurbetçiler…
Sorunları çok…
Karşılaştıkları en büyük sorunlar; kültür şoku, sosyal izolasyon, dil bariyeri ve iki kültür arasında sıkışıp kalmaktan kaynaklanan aidiyet problemleri…
Ayrıca ülkeler arasındaki hukuki ve bürokratik farklar da önemli zorluklar meydana getirmekte…
Gurbetçilerin günlük ve toplumsal hayatta karşılaştığı temel zorlukların bir kısmı şöyle sıralanabilir;
* Kültür Şoku ve Yabancılaşma: Yaşanılan yeni ülkenin sosyal normlarına alışma süreci, kişileri zaman zaman kendi kültürel kökenlerinden uzaklaştırarak yalnızlığa iter.
* Dil Engeli: Resmi işlemlerde, eğitimde ve iş hayatında anadil dışındaki dillerin yetersiz kalması iletişim kopukluklarına ve strese neden olur.
* Aidiyet Sorunu: Bulunulan ülkede "yabancı", Türkiye'de ise "gurbetçi" veya "Almancı" olarak etiketlenmek, aidiyet duygusunu zedeler.
* Türkiye'deki Hukuki Anlaşmazlıklar: Avrupa'da yaşayan Türklerin Türkiye'deki gayrimenkul, miras veya diğer hukuki haklarında yaşanan kayıplar giderek artmaktadır.
* Bürokratik Engeller: Çifte vatandaşlık süreçleri, emeklilik hakları, oturum izinleri ve vergilendirme gibi konulardaki karmaşık prosedürler ciddi zaman ve enerji kaybettirir.
* Aile ve Sıla Hasreti: Özellikle bayramlar, özel günler ve zor zamanlarda aileden ve memleketten uzak olmanın getirdiği duygusal yük.
* Kuşak Çatışması: Yeni nesil gençlerin modern batı kültürü ile ailelerinin geleneksel yapıları arasında yaşadığı uyum sorunları…
YABANCI PLAKA MAĞDURİYETİ
Gurbetçilerin özellikle yaz aylarında karşılaştığı bir mağduriyet daha var; plaka mağduriyeti…
Nedir plaka mağduriyeti?
Konuyu Meclis gündemine taşıyan İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, turistik kolaylıklar kapsamında yurda getirilen yabancı plakalı araçların, hak sahibi araçta bulunsa dahi yanındaki yakınları tarafından kullanılamamasının yol açtığı mağduriyetlere ilişkin bir açıklama yaptı.
Özellikle yaz aylarında sıla-i rahim niyetiyle memleketlerine gelen vatandaşlarımızın yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken Yeneroğlu, ilgili tebliğin değiştirilmesi çağrısında bulundu.
Yeneroğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
* “Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız, uzun ve yorucu bir yolculuğun ardından memleketlerine kavuşuyor. Ancak yanlarında getirdikleri araçları, hak sahibi araçta bulunsa bile, yurt dışında ikamet etmeyen eşi, çocuğu ya da torunu kullanamıyor. Uzun yoldan gelmiş yaşlı bir babanın, aynı araçta oturan ve Türkiye’de yaşayan öz evladına dahi direksiyonu bırakamaması hakkaniyetle bağdaşmaz.”
‘KANUN DEĞİŞİKLİĞİNE GEREK YOK, BAKANLIK İLGİLİ TEBLİĞ’İ HEMEN DEĞİŞTİRİLEBİLİR’
Yeneroğlu, sorunun temelinde Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği’nin (Seri No: 1) “Hak sahibi dışında taşıt kullanımı” başlıklı 26’ncı maddesinin bulunduğunu belirtti.
Vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun araçlarını getirdiği “turistik kolaylıklar” kapsamındaki taşıtlar için düzenlenen maddenin (a) bendinde, araç sahibinin araçta bulunması halinde dahi üçüncü kişilere kullanım hakkı tanınmadığını vurguladı.
Söz konusu kısıtlamanın Ticaret Bakanlığının internet sitesindeki “Yolcu Beraberi Taşıtlar” başlıklı sıkça sorulan sorular bölümünde açıkça yer aldığını kaydeden Yeneroğlu, uygulamada yol denetimlerinde akrabalık ya da yurt dışında ikamet şartını o an belgeleyemeyen vatandaşlarımızın araçlarının trafikten men edildiğini, bunun da beklenmedik ve ağır mağduriyetlere yol açtığını ifade etti.
‘HAK SAHİBİ ARAÇTAYSA ÜÇÜNCÜ KİŞİLER ARACI KULLANABİLMELİ’
Yeneroğlu çağrısını şöyle tamamladı: “Sayın Bakan’ın Hollanda’da yaptığı değerlendirme son derece kıymetlidir. Bu doğrultuda, yapılacak değişiklikle turistik kolaylıklar kapsamında getirilen araçların da, tıpkı Tebliğ’in 26’ncı maddesinin (ç) bendindeki diğer taşıtlar gibi, hak sahibinin araçta bulunması şartıyla üçüncü kişiler tarafından kullanılabilmesine imkan tanınmalıdır. Bu düzenleme ne mülkiyeti değiştirir ne de ‘hak sahibi yurt dışındayken aracın yurtta bırakılması’ kuralını zedeler; yalnızca hak sahibi yanındayken direksiyonun bir yakınına ya da arkadaşına bırakılabilmesine imkan sağlar. Bakanlığımızdan beklentimiz, bu haksızlığı giderecek küçük ama hayati önemdeki bu düzenlemeyi ivedilikle hayata geçirmesidir. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın gündemindeki bu meseleyi de sonuna kadar takip edecek, haklarını savunmayı kararlılıkla sürdüreceğim.”





