“Peygambersiz İslam” projesini tenkit-I

“Kur’an İslam’ı” ya da günümüzdeki adıyla “Kur’an Müslümanlığı”, 1858 yılında İngilizlerin Hindistan’ı işgali hengâmında Seyyid Ahmed Han ve Abdullah Çakrâlevî tarafından ortaya atılmıştır. Çakrâlevî, “Kur’an-ı Kerim dinde kendisine ihtiyaç duyulan her şeyi, her cihetten ayrıntılı olarak beyan etmiştir. O halde sünnete neden ihtiyaç olsun?” demektedir. Daha ileri giderek Kur’an’ın manasının açık ve anlaşılır olduğunu ve anlamak için, “Ne şerhe ne de Muhammed’in O’nu tefsirine ihtayacı vardır” demektedir. “Bize sadece Kur’an yeter” anlayışı, Peygamber Efendimizin (S.A.V.) Kur’an’ı açıklama, pratik hayatta uygulama ve bize aktarma görevini yok sayarak Kur’an’ı bağlamından kopartmakta ve 15 asırlık İslam anlayışına darbe vurmaktadır. Kur’an’ın “mübin/açık” olduğu iddiasıyla ortaya çıkan ve hadisleri inkâr eden bu zihniyet, Peygambere layık görmedikleri Kur’an’ı açıklama yetkisini kendilerine layık görerek, kafalarındaki dini inşa etmeye çalışmaktadır. Bir yandan binlerce yıllık birikime “uydurulmuş din” kulpu takarak kendi uydurdukları dinin zeminini oluştururken; diğer yandan Peygamber Efendimizin (S.A.V.) hadislerinin güvenilirliğini sorgulamakta ve hadisleri rivayet eden sahabenin güvenilirliğini zedelemekteler.

“Peygamber zamanında mezhep mi vardı? O halde mezhebe ihtiyaç yok” demek suretiyle mezhep imamlarını devreden çıkartan, İslam’ı bizlere ulaştıran İslam ulemasını itibarsızlaştıran; yaşadığımız İslam’a “uydurulmuş din” diyen bu zihniyet, boşalttıkları alanı kendi kitap ve mealleriyle doldurmak suretiyle Kur’an’la aramıza girme gayretindeler. Peygamberimizin (S.A.V.) misyonunun Kur’an’ı öğretmek, açıklamak ve yaşayarak uygulanabilirliğini göstermek olduğu Kur’an’da şöyle açıklanmaktadır: “Biz, o peygamberleri mucizelerle ve kitaplarla gönderdik. Ey Resulüm, sana da Kur’an’ı indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara anlatasın olur ki; iyice düşünürler” (Nahl 44) ve “Biz kitabı (Kur’an’ı) sana ancak, onlara, hakkında ayrılığa düştükleri hususu açıklayasın ve onu iman eden bir millete doğru yolu gösterici, rahmet sunucu olsun diye indirdik.”

Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in (A.S.) duasında, “Ey Rabbimiz, bir de onlara kendilerinden bir Peygamber gönder de, senin ayetlerini onlara okusun. Kitabı ve hikmeti öğretsin. Onları tüm kötülüklerden arındırsın. Sen Aziz ve Hâkim’sin” (Bakara, 129) denilmiştir. “Kur’an İslam’ı” söylemi, aslında Kur’an-ı Kerim’i bağlamından kopartmaktır ve Kur’an’a yapılabilecek en büyük kötülüktür. Bu anlayış, Peygamber Efendimizin (S.A.V.) misyonunu inkârdır. Kur’an-ı Kerim’de, “Kim, Peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur…” (Nisa, 80) ve “…Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan da sakının…” (Haşr, 7) ayetleri Peygamberimize itaatin önemini belirtmektedir. Kur’an’da, “O hevadan (kendi nefsinden) konuşmaz. Onun konuşması ancak, bildirilen bir vahiy iledir” (Necm, 3-4) denilmek suretiyle Peygamberimizin sünneti teminat altına alınmıştır. Allah-u Teâlâ Peygamber Efendimize (S.A.V.) ittiba etmeyi emrederek şöyle buyurmuştur: “(Ey Muhammed) Deki: Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın” (Âl-i İmrân, 31), “Kim Resulüne itaat ederse muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur” (Nisa, 80) buyrulmaktadır. “(Ey Muhammed)! Deki: Ey insanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, diriltir ve öldürür. O halde, Allah’a ve O’nun sözlerine inanan Resulüne, o ümmi Peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız” (A’raf, 158) ayetiyle Peygambere uymanın önemi vurgulanmaktadır.

Peygambere itaat etmeyip onu aradan çıkartma girişimine yeltenenlerin sonu pişmanlık ve perişanlıktır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de, “O gün, yüzleri ateş içinde kaynayıp çevrilirken ‘-Vah bize keşke Allah’a itaat etseydik, Peygambere de itaat etseydik’ diyeceklerdir” (Ahzab, 66) buyrulmaktadır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?