Televizyonların öğleden sonra kuşaklarını işgal eden, mahremiyet kurcalayan kadın programlarından bıkkınlık gelmişken, son dönemde nerden çıktığı belli olmayan "İzdivaç" saçmalıklarıyla "ahlak deformasyonu" şirazesinden çıktı. "Eşim beni şöyle aldattı, şöyle dövdü. Bilmem ne yaparken yakaladım" şeklinde aile mahremiyetine milyonların gözü önünde faş eden kadın programlarının zirvesi ve bir adım ötesi oldu bu yapımlar Dest-i İzdivaç, İzdivaç Geçen gün FOX TV de Su Gibi programında da benzer görüntüler vardı.

Bu nasıl bir anlayıştır Bu nasıl bir mahremiyet sancısıdır Bu nasıl bir aile yapısı kurgulanmasıdır

Aile müessesesi, toplumun en önemli birimidir. Aile, "ayaküstü" ilişkiler ve stüdyo muhabbetiyle kurulabilir mi "Alo Ben stüdyodaki hanıma talibim " "Seni yarın buraya bekliyoruz" "Ne olacak bakalım Bilmem kim, bilmem kimi tercih edecek mi " Sanki, bakkaldan yumurta, manavdan domates seçiliyor Bu programların prototipi önce Flash TV ekranlarındaydı Baktılar reytingler o biçim, anında Star ekranlarına transfer ediverdiler. Şimdi "İzdivaç" adıyla yollarına devam ediyorlar.

RTÜK ne iş yapar bu arada Zaman zaman, "Türk aile yapısına uygunluk, ahlak bilmem nesi" gibi maddelere dayanarak, bazı programlara uyduruk cezalar yağdırılırken, bu tür programlarla temel aile yapısının milyonların gözü önünde reyting unsuruna kurban edilmesine nasıl bir değerlendirme yaparlar

Sürekli yazıyor, çiziyoruz Son dönemde ekranlardaki programlarla, dizilerle "kötülüğün sıradanlaştırıldığı ve içselleştirildiği" bir çerçeve konuluyor önümüze. Dizilerde gayri meşru ilişki yaşanmayan senaryo bulabilmek mümkün değil. Kavak Yelleri nde yaşlı başlı adam, oğlunun kız arkadaşının ablasıyla gayri meşru ilişki yaşadı Binbir Gece nin açılış, başlangıç ve reyting amaçlı senaryosu zaten ofsayt. Hikaye sürüp giderken, dizide Ali Kemal karakterinin yemediği halt kalmadı. Asi de böyle, Dudaktan Kalbe de böyle

Nedir bunlar Ahlaksızlığın pervasızlığı mı İffeti değil, şehveti başrole koyan bir anlayışın tezahürü mü Ya da ne yapmak istiyorlar Bir yandan gazetelerinin üçüncü sayfalarına, aldatan, aldatılan, türlü ahlaksızlıklar yüzünden işlenen cinayetleri büyük puntolarla haberler yapıyorlar, bir yandan bu tür ahlaksızlıkları insanların gözünün içine soktukları dizilerle reyting avcılığı yapıyorlar. Maneviyatımızı köreltiyorlar, ahlak dokusunu zayıflatıyorlar

Diyecekler ki, "Bunlar senaryodur, gerçek hayatla hiçbir ilgisi, alakası yoktur" Türlü pislikleri, fuhşiyatı gözümüzün içine sokan sahnelerle aile yapısına verdiğiniz zararı kim telafi edecek Kötülüğün sıradanlaştırıldığı, basitleştirildiği ve normal bir hadiseymiş gibi sunulduğu sahnelerle toplumun ahlak vicdanında açtığınız yaraları kim tedavi edecek

Stüdyo muhabbetleriyle kurduğunuz aile yapısı mı

Ayaküstü evlendirdiğiniz, bir "Alo" ile kurduğunuz aile yapısı mı

Ne günlere kaldık, ey gazi hünkar!