Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Kur’an’da, insanlığın tek bir nefisten yaratıldığı bildirilmiştir. Allah, kadını ve erkeği birbirine eşler olarak yaratmıştır. Kadın ve erkeğin temel görevi kulluktur. Peygamberimiz, kadını ve erkeğiyle bütün insanlığın peygamberidir. O’nun getirdiği hidayet yolu, sıratı müstakime uyan; ister erkek, ister kadın olsun, mümin olarak kim hayırlı ve faydalı iş yapmışsa onlar cennete girecektir. Kur’an’da Nisa Suresi’nde kadınlarla ilgili birçok hüküm ortaya konulmuştur. Kur’an’da, bir başka sure de “Meryem” adını almıştır. Kur’an; aile konusuna büyük önem vermiş, bu konuyla ilgili ayrıntılı hükümler ortaya koymuştur. Kadın, Allah’ın kulu olması bakımından erkekle eşit seviyededir. Erkeklerin de kazandıklarından nasipleri, kadınların da kazandıklarından nasipleri var. Bu sadece manevi kazanımlarda değil; maddi kazanımlarda da böyledir. Allah, ilk insan Hz. Adem’i topraktan ve o bir nefisten eşi Hz. Havva’yı yaratmıştır. Havva’sız Adem Adem’siz Havva eksiktir. Erkekle kadın birbirlerinin eksiklerini tamamlayan bir bütünün iki yarısı gibidir. Hucurat 13: “Ey insanlar; doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi uluslara ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstün olanınız, en takvalı olanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, haberi olandır.” Nisa 1: “Ey insanlar. Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.” Allah, rızasına uygun işler yapan kadın ve erkeğin işlerini boşa çıkarmaz. Rum 21: “Kaynaşmanız; sükûnete ve tatmine ermeniz için size kendi cinsinizden eşler yaratıp da aranızda sevgi ve merhamet kılması da Allah’ın varlığı ve birliğinin delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.” Allah; nesilleri kadın bedeni üzerinden yaratmayı murat etmiştir. Bakara 223: “Kadınlarınız sizin için nesil yetiştiren tarlalarınızdır. Tarlanıza nasıl isterseniz öylece varın. Önceden iyi davranışlarla kendinizi ilişkiye hazırlayın. Allah’a karşı gelmekten de sakının ve bilin ki siz, O’na kavuşacaksınız. Müminleri de müjdele.” Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde birtakım iyi davranışa dayalı hakları vardır. Ancak, erkekler için kadınlar üzerinde aile reisliği gibi bir derece farkı vardır. Bu mirasta da böyledir. İslam’ın miras hukukunda paylar ile mükellefiyetler arasında dengeleme yolu tutulmuş, daha çok harcama yapmak mecburiyetinde olanlara çok, daha az harcama yapanlara az hisse verilmiştir. Kadınlar ile iyi geçinmek emredilmiştir. Kur’an, kadın erkek arasındaki düzeni şöyle kurmuştur. Nisa 34: “Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için saliha kadınlar itaatkârdır. Allah’ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi; kimse görmese de namuslarını koruyucudurlar. Başkaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve bunlarla yola gelmezlerse hafifçe dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.”

AİLE DÜZENİ

Erkeklerin maddi ve manevi durumları ile ve özellikle ekonomik rolleri, onların aile reisi, sorumlu yönetici olmalarını tabii kılmıştır. Aile küçük bir toplumdur ve toplum düzenle yaşar. Düzen ise, bir reisi, bir idareciyi gerekli kılar. İslâm’da devlet başkanından aile reisine kadar her idareci, Kur’an ve sünnete göre hareket etmek, İslami kurallara göre ve istişare ile yönetmek mecburiyetindedir. Şu halde onlara itaat, bu talimata itaat demektir. İdare eden veya edilen bu talimatın dışına çıkar, İslami kurallara itaatsizlik ederse yaptırım uygulanır. Burada bahis konusu olan, zevcenin itaatsizliğidir. Çare olarak önce öğüt vermek, sonra yatak boykotu ve daha sonra da dövme tavsiye edilmiştir. Kur’an’ı bize tebliğ eden Hz. Peygamber hiçbir zaman kadın dövmediği gibi, “Kadını eşek döver gibi dövüp de günün sonunda onu koynunuza alıp yatmanız olacak şey midir?” buyurarak ümmetini uyarmıştır. Ayrıca bu yaptırım kullanıldığı takdirde, bunun da terbiye ağırlıklı olması gerekir. Kadının da kocasından şikâyetçi olması halinde hakem ve hâkime başvurma, hakkını arama imkânı vardır. Nisa 35: “Karı ile kocanın arasının açılmasından korkarsanız kocanın ailesinden bir hakem kadının ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar arayı düzeltmek isterlerse Allah onların aralarını buluşturur. Muhakkak ki Allah ilim sahibidir, her şeyden haberdardır.” Eğer bir kadın, kocasının geçimsizliğinden yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, aralarında bir sulh yapmalarında, onlara günah yoktur. Sulh daima hayırlıdır. Kadınlar ve erkekler Allah’a ve Resulüne itaat ederlerse saadet bulurlar. Ahzab 36: “Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman, mümin bir erkeğe ve mümin bir kadına o işi kendi isteklerine göre seçme, özgürce farklı eylem yapma hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” Başka türlü aile düzeni korunmaz ve saadeti sağlanmaz.

TESETTÜR

Allah bize, mahrem yerlerini örtecek giysi, süslenecek elbise indirmiştir. Bir de takva elbisesi vardır ki bu elbiselerin en hayırlısıdır. Bunlar, Allah’ın birer ayetleridir. Şeytan, ana babamız Adem ile Havva’yı, çirkin yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi bizi de şaşırtıp bir çıplaklık fitnesine düşürmek isteyecektir. Bizim bu tuzağa düşmememiz gerekir. Selam hidayete tabi olanlara…