Bundan önceki Faiz musibeti ve faizli sistemin

çıkmazları başlıklı yazımızın sonunda dedik ki: Bu durumda şu soru sorulur.

Peki, Kur an a göre para nasıl çıkarılmalıdır Kur an a göre insan için emekten

başka bir şey yoktur ve emek mutlaka ona tastamam ödenir. O halde çıkaracağımız

para emeğe dayanmalıdır.

Bunun için yani bu paranın çıkarılması amacıyla şöyle bir

mekanizma geliştirmekteyiz.

a) Her çalışan için resmi ücret tesbit ediyoruz. Bu ücret

çalışanın tahsiline, yaşına, meslekteki kıdemine ve kabiliyetine göre tesbit

edilmektedir. Bu resmi ücret zorunlu değildir. İsteyenler istedikleri ücretle

anlaşma yaparak çalışırlar. Resmi ücret dört yerde geçerlidir. 1) Başka türlü

anlaşma yoksa resmi ücret geçerlidir. Tazminatlar da buna dâhildir. 2) Emeklilikte

resmi ücret geçerlidir. 3) Resmi işlerde resmi ücret geçerlidir. 4)

Kredileşmede resmi ücret geçerlidir. / İşte çalışana resmi bir kredi

tanınmakta, git istediğin yerde istediğin ücretle çalış, kredin kadar miktarını

biz sana ödeyeceğiz, işvereni borçlandıracağız. Fazlasını-eksiğini onunla hesap

ederiz. İşte böylece para emek karşılığı çıkmış olmaktadır. Buna karşılık yeni

para basılmaktadır. Bu para işçi bakkaldan mal aldığı zaman geri dönmektedir.

Ama malı alıncaya kadar geçen zamanda para dışarıda kalmaktadır.

b) Üretilen mallar ortak ambara konmaktadır. Ortak ambara

konan mallar karşılığı üreticilere mal belgesi verilmektedir. Üretilen malların

resmi fiyatları vardır. İşveren bu malları ambara teslim etmekle borcunu ödemiş

olmaktadır. Mallar ise cari fiyatlarla piyasada satılmaktadır. Cari fiyatlar

şöyle oluşur. 1) Ambarlardaki stok miktarına göre fiyatlar ters orantılı olarak

artıp eksilmektedir. 2) Siparişin miktarlarına göre malların fiyatları artıp

eksilmektedir. 3) Bankalarda kasalardaki senet miktarına göre senetlerin değeri

artıp eksilmektedir. Borsalarda senetlerin fiyatları kasadaki miktarları ile

belirlenir. 4) Kalan zamana göre de fiyatlar belirlenir. / Böylece mallar

ambarlarda stok edilmiş, ona göre işçilere verilen para geri dönmüş olur.

Halkta para, ambarlarda da stok mal bulunur. O halde para emek karşılığı halkın

eline geçer, artırılan mal kadar miktar da geri dönmez. Sonunda paranın miktarı

mal olarak artırılan emek miktarıdır. / Artırılan mallar veraset yoluyla

çocuklara intikal ettiği için piyasada daima mal kadar para vardır. Bugün

piyasada dolaşan para miktarı bugün satılık halde bulunan mal miktarıdır. Bu da

60 000 senelik insanlığın birikimidir.

c) Ambara konan mallar karşılığı müstahaklara mal belgesi

verilir. Halk bu belgelerin bir kısmını bankaya götürür, resmi fiyat üzerinden

kredisini alır. Onunla bakkala giderek istediği malları alıp yaşarlar.

Ellerindeki mal belgelerinin bir kısmını ise tüccarlara satarlar. Elde

ettikleri para ile kredilerini kapatırlar. Böylece piyasaya mal karşılığı da

para çıkmış ama o kadar emek bankada hapsolmuş olur.

d) Demek ki para başlangıçta emek karşılığı çıkmakta,

sonra emek karşılığı mala dönüşmektedir. Piyasaya ambarlarda stok edilen maldan

fazla para çıkmamaktadır. / Bu düzenin sağladığı faydalar şunlardır. / 1)

Çalışan her emeğe karşı para çıktığı için işsizlik söz konusu olmamaktadır.

Çalışan emekten başka karşılığında para çıkmadığı için enflasyon olmamaktadır.

2) Piyasada bulunan para kadar ambarda mallar bulunduğu için enflasyon olmamaktadır.

Fiyatlar ve ücretler istikrarlı bir şekilde devam etmektedir. İnsanlar kendi

kazançlarını ve harcamalarını ona göre ayarlamaktadırlar. Hayat boyunca

istikrarsızlık veya krizler söz konusu olmamaktadır. 3) İşveren işçi bulduğu

takdirde sermayeyi temin ettiği için işverenle işçi arasında denge meydana

gelmektedir. İşveren işçiyi çalıştırdığı zaman ona hammadde kredisini de

vermekteyiz. Bunun için yeni para çıkarmıyoruz. Stoklardan vermiş oluyoruz. İşi

bilen herkes sermayeye gerek kalmaksızın iş yapabilmektedir. Bugünkü düzende

sermayeyi işveren temin etmektedir. Hâlbuki Kur an düzeninde sermayeyi işçi

temin etmektedir. İşveren ile işçi eşit güçte olduğu için denge sağlanmakta;

grev, lokavt, asgari ücret, azami çalışma saati gibi kayıtlara gerek kalmamaktadır.

4) Mal ambara teslim edildiği zaman maldan pay olarak vergi kesilmektedir.

Böylece vergi tahsilâtı masrafları sıfırlanmaktadır. Maldan vergi alındığı için

döngüde kriz ortaya çıkarmamaktadır. Evden işyerine, işyerinden mala dönüşen

emek mal olarak tüccara, tüccardan bakkallara, bakkallardan da halka

dönmektedir. Emeğin aksi istikametinde halktan bakkala, bakkaldan tüccara,

tüccardan işyerine, işyerinden halka para dönmektedir. (s.4,5; KUR AN VE İLİM,

749. hafta seminer notlarından yani ÜLKEMİZDE FAİZLERİN YÜZDE YÜZ ARTIRILDIĞI

hafta çalışmamızdan...)