Biz 1970 lerde kapitalizm yıkılacak, sosyalizm yıkılacak
dediğimizde; `meta (ne zaman) diyorlardı. Birini gördüler (sosyalizm yıkıldı),
diğerini de (kapitalizmin yıkıldığını) görüyorlar. İkisinin de savaşla değil de
kendi kendilerine yıkıldığını yani ıslah olmadıklarından dolayı yıkıldıklarını
görüyorsunuz. AK Parti nin yapacağı tek iş Kur an ın dediklerine kulak vererek
bu vaadden yani bu ecelden kurtulmasıdır... / Bugün, Erbakan sayesinde insanlık
Hak düzeni öğrendi. Adil Düzen anlatmalarımız yanında uygulamalarımız da
dünyayı şaşırttı. Biz Halk Partisi (CHP) ile koalisyon yaptık, biz Hareket
Partisi (MHP) ile seçim ittifakı yaptık... / Siz bizim elli senede
yaptıklarımızı yakından öğreneceksiniz. Sonra kendiniz içtihad yapacaksınız.
Okumadan ve öğrenmeden içtihad yapmıyorsunuz. Bu okumayı da günde en az bir
defa akşamla yatsı arasında iki üç saat birlikte çalışarak yapacaksınız. Biz
bunu her akşam yapmaktayız. Bunu yapmadan, birlikte olunmak için hicret etmeden
Adil Düzen i öğrenmek ve uygulamak mümkün değildir... (sayfa 4)
Burada bir hususa işaret etmek isterim. Adil Düzen
Çalışanları bu devleti yıkmaz; bu ne onların görevi ne de yetkisi içindedir.
Adil Düzen Çalışanları Adil Düzen i hazırlar, kooperatifler şeklinde kendi
içlerinde uygularlar. Devlete sadık birer dağınık ortaklıklar topluluğu
olurlar. Ama devlet Adil Düzen i kabul etmediği için dışarıdan veya Adil
Düzen dışındaki iç güçler tarafından yıkılır demektir. Nasıl Osmanlı
İmparatorluğu nu Cumhuriyetçiler yıkmadılar, kendisi yıkıldıysa; birinci
cumhuriyetçileri de ikinci cumhuriyetçiler yıkmayacak, birinci cumhuriyetçiler
kendiliğinden yıkılmış olacaklardır... (s.9)
Biz şimdi diyoruz ki; Türkiye Cumhuriyeti nin önünde
seçenekler vardır. 1) Adil Düzen i benimseyecek ve ömrü yüzlerce sene
uzayacaktır. 2) Adil Düzen i benimsemeyecek ve ikinci cumhuriyet kurulacaktır.
3) Adil Düzen i benimsemeyecek, ikinci cumhuriyet kurulmayacak, başkaları
gelip yönetecek, halk Adil Düzen i benimseyecek. 4) Halk baskı ile de olsa
Adil Düzen i benimseyecek, Türkiye deki Türk halkları yok edilecek, başka halk
gelecek ve onlar kuracaktır... / Biz söylemekle mükellefiz, söyletmekle değil.
Adil Düzen Çalışanları şunu bilmelidirler ki her yerde söyleyecekler,
söylediklerinde görevleri orada biter, onların cevabını beklemeyecekler. Biz
Erbakan la birlikte sadece söyledik, ondan sonrasını ecellerine bıraktık.
Ecelleri geldi ve geçti. Dün ateistlere karşı cihad yapmak zorunda idik, bugün
teistlere karşı cihad yapmak zorundayız. Medine dönemine girdik. Ama yine sadece
söyleme durumundayız. Bugün inkılâp makroda olmayacaktır. Bugünkü inkılâpta
ekonomik inkılâp esastır. Çünkü bugün sanayi dönemine geçilmiş, kimse artık
kendi tarlasında çalışmıyor, başkasının işini yapıyor. İstihdam sorununu çözmek
zorundayız... (s.10)
Biz elli sene önce Sovyet sosyalizmi liberalizm
olacaktır, Amerikan kapitalizmi sosyalizm olacaktır demiştik; biri gerçekleşti,
ikincisi de gerçekleşiyor... / Sömürüyü devam ettirmek isteyen sermaye
direniyor. Sömürülen ülkelerin yöneticileri de sermaye ile işbirliği
içindedirler. Cürüm devam ediyor. Azab ise yalnız onlara gelmeyecek, Adil
Düzen için çalışmayanların hepsine gelecektir... (s.11)
Bugün Türkiye ve dünya iki şeyle karşı karşıyadır; ya
Adil Düzen i kabul edecek ya da azabı tadacaktır, dünya ya Adil Düzen i kabul
edecek ya da Nuh Tufanı benzeri tufan ile gark olacaktır, yer ve gök de onlar
için ağlamayacaktır. Tarihte iki büyük inkılâp olmuştur. Hazreti Nuh zamanında
gaz döneminden katı dönemine yani tarım dönemine geçilmiştir. Şimdi de tarım
döneminden sanayi dönemine geçilmektedir. Sosyal Tufan kapıdadır... /
İnsanlığın beklediği tufan veya tufanlar nelerdir 1- Başta köyler boşalmakta,
tarım sektörü çökmektedir. Böyle devam ederse insanlar tarımın nasıl
yapılacağını unutmuş olacaklardır. Bunun sebebi faizli sistemdir. Çok kazanayım
hırsı köyleri boşaltmıştır... 2- Çevre kirliliği alıp yürümektedir, her gün
daha da kirlenen dünyada zehirleniyoruz. Bunun sebebi yine faiz, yine daha çok
kazanayım hırsıdır... 3- Anarşi ve mafya, faili meçhul cinayetler her gün biraz
daha bizi rahatsız etmektedir... 4- İşsizlik, nüfusun gittikçe azalması vs.
insanlığı bekleyen tufan seviyesindeki âfetlerdir... / ADİL DÜZENE GÖRE
İNSANLIK ANAYASASI bunlara çözüm üretmiştir; hâlâ üretmektedir ama ilgilenen yok!
İnsanlar; `hani nerde, gelmiyor diyerek oturmakta! Korkunç akıbetten habersiz
olan insanlar birbirleri ile boğuşmakta!.. (s.13)
Bardak kırıldıktan sonra mı tedbir alacaksınız Gelin
uçuruma yuvarlanmadan biz gemimizin dümenini sahil-i selâmete doğru yöneltelim...
/ Her bin yılda bir insanlık yeni uygarlığa geçer. Bunların en büyüğü Hazreti
Nuh zamanında olmuştur. O zaman insanlar yazıyı bulmuşlardı. Bugünkü bu durum
ikinci büyük evrim zamanıdır. İnsanlık yazının yanında bilgisayarı bulmuştur. O
gün doğa azabı gelmişti. Şimdi de sosyal azab gelmektedir. Uyanın ey
insanlar uyanın, gark olmadan uyanın... / El-Yevm demeyip de el-Ân demesi
azabın birden geleceğine işarettir. Karşılıksız para birden çökebilir...
İnsanlık birden felce uğrar... Kimse bir şey üretemez, kimse bir şey satamaz...
Uluslararası hareket durur... Devletler yıkılır... Merkez Bankaları
yağmalanmaya başlanır.. Köylerdeki araziler ekilmez olur... Sokaklarda insanlar
birbirlerini öldürmeye başlar... Sarhoş olmadıkları halde insanlar sarhoş gibi
hareket etmeye başlar... Artık insanlar doğurmamaya, hamileler de çocuklarını
aldırmaya başlarlar... Bütün bunların bugün alametleri var. Bugün herkes aklını
yitirmiş durumda... (sayfa 14)