` Size geçmişte yaşadığımız örnekler vermek isterim.

İşyeri çevrelerinde mafya vardır. Siz onlara haraç verirsiniz, onlar da sizi

korurlar. Akevler i kurduğumuz zaman işyerlerimize böyle kimseleri musallat

olmak istediler. Tehdit etmek için geldiler. Biz mafyaya bir kuruş vermedik.

Bize yakın çalışanları işe aldık, onları mesleklerinde yetiştirdik; biz bir şey

söylemeden onlar bunlara karşı çıktılar ve İzmir mafyasını püskürttüler... /

Döküm fabrikasını (Özdemir Çelik Döküm Fabrikası) mafya işgal etti. Orada kalan

işçiler gece fabrikada demirler hazırladılar. Su hortumları ile karşı çıkarak

fabrikaya bizi sokmayanları sokmadılar. Hâkim ondan sonra geldi de fabrikayı

bize teslim etti... / Kırgızistan da da benzer olay oldu. Mafya mensupları

fırınımızı haraca bağlamak istediler. Bizimkiler, `Biz Çeçenlere veriyoruz!

dediler. Ben Çeçenleri tanımıyordum ama onların ilim adamları ile sohbetlerim

vardı. Onlar da `Evet, o bizim adamımızdır! dediler ve mafyaya bir kuruş haraç

vermeden işlerimizi yaptık... / Patronuna isyan eden işçiler nerde, patronu

için hiçbir ek karşılık beklemeden fedakârlık yapan kimseler nerde .. ADİL

DÜZEN işte böyle bir şeydir (s.6)

` Bugün insanların sıkıntıları vardır. Bu sıkıntılar

şeker hastalığına benzemekte, ağrı yapmamakta ama insanlığı mahvetmektedir...

Bunların başında ZİNA SERBESTLİĞİ gelmektedir. Zina yapmak sadece serbest

değil, adeta kutsal olmuş, ceza kanunlarında zinadan bahsetmek suç

sayılmıştır... Mekke müşrikleri için putlar ne idiyse, bu fikirler de bugün

odur. İnsanlar evlenmiyor, çocuk yapmıyor; topluluklar intihar eder duruma

gelmişlerdir...

Başka bir sıkıntı kaynağı da BÜROKRASİ dir. İnsanlar

doğa ile uğraşıp emek harcayarak rızık elde etmekten çok, bürokratların

engellemeleri ile uğraşmaktadırlar. İnsanlara işkence sistemi hâline gelen

BÜROKRASİ SORUNU çözülmelidir...

İŞSİZLİK yani İŞ VE AŞ SORUNU bugünün temel sorunudur...

Otuz-kırk yıllara varan davalar yani ADALETSİZLİK bugünün

sorunudur...

Bizim başkanımız halkın sıkıntılarını kendi sıkıntısı

olarak kabul etmeli ve çözmelidir. Bunun için halk nasıl yaşıyorsa o da öyle

yaşamalıdır. Kooperatif kurmalı, tescil için aylarca ilgili bakanlıktan numara

beklemeli, sonra da eğer izin verirlerse sevinmelidir...

Bizim başkan rüşvet vererek sorunları çözmemeli, sorunları

tanıdıklarının aracılığı ile çözmemeli; doğrudan ve sıradan bir vatandaş gibi

düzeni değiştirerek sorunları çözmelidir. Bürokrasiyi ortadan kaldırmalı ve

yerine serbest hizmet sistemini getirmelidir. Bunu başarabilmesi için de

arkasında onu destekleyen azimli âlimler bulunmalıdır...

Dünün mağdur olanları olan Gülen cemaati mensupları şimdi

zalimlerin makamlarında oturmuş olarak halkı bizzat onlar ezmektedirler.

Bununla yetinmemişler, şimdi de başbakanın bizzat kendisine saldırmışlardır.

Başbakan da iğne bizzat kendisine batmaya başlayınca uyanmış ve halka batan

çuvaldızları görmeye başlamıştır... (s.7)

` Sonuç olarak bizim başkanın arkasında âlimlerden

oluşan bir cemaati vardır. Bunlar insanlığın tüm sıkıntılarını göğüsleme

azminde olacaklardır. Bunu insanları cezalandırarak ve onlarla savaşarak değil,

düzeni değiştirerek yapacaklardır. En büyük zalim Ömer, düzen değiştiği zaman

en büyük âdil olmuştur... / Buraya kadar hitap edilen kimseler müslimlerdir

yahut Mekke müminleridir... Halktır... İnsanlıktır... O başkan onlar için

rahmeten li l-âlemindir... / Başkan bu gücü nerede bulacak ve gösterecektir /

Evet, bunu ocağında bulup gösterecek, bunu kabilesinde/bucağında bulup

gösterecektir... / Bin hanelik sitemizi kuracağız ve bütün bu sorunları orada

çözeceğiz. Bütün sorunlar bucak kooperatifi içinde çözülecektir. Böyle bir

bucağın oluşması yaklaşmıştır / Bu âyet bize bunu söylüyor. / Topluca evler

üreteceğiz... Devremülk dinlenme siteleri kuracağız... Oraya gelen insanlar bu

düzeni görecekler, bu gerçekleri duyacaklar... Yüz lojmanlı işyeri apartmanları

yapacağız... On tane böyle apartman yaparsak, kendi bucağımızı kurmuş

olacağız... / İşte bu bucağı kurmayı kafasına koyan ve bunun için aramıza

taşınıp çalışmaya başlayan kimse bize başkan olacaktır. Yüz lojmanlı

apartmanlara taşındığınız gün hicret etmiş olacak ve bu sekiz sûrenin

öğrettiklerini uygulamaya başlamış olacaksınız... (s.8) Devamı var