Seçeceğimiz uygun bir yerde dinlenme evleri

yapacağız, oralarda da işyerleri kuracağız ve tüm cemaatlere duyuru

yapacağız, bize araştırmacı gönderin diyeceğiz. Burada tafakkuh edeceklerdir.

Onlara MATEMATİK öğreteceğiz, KUR AN ARAPÇASI öğreteceğiz, FIKIH öğreteceğiz,

MUHASEBE öğreteceğiz ve mezun ettikten sonra kendileri memleketlerine

dönecekler, orada ADİL DÜZENE GÖRE ocak ve bucak kuracaklardır...

` Bugünkü eğitim sisteminde olduğu gibi gereksiz şeyleri

öğretip çocukları tembelliğe alıştırma ve ilimden nefret ettirme sistemi terk

edilmedikçe Türkiye ve bütün insanlık üçüncü binyıl uygarlığına intibak

edemez. 

Herkesin öğretmeni ayrı olmalıdır. Herkes kendi arzusu

içinde okumalıdır. Herkesin her şeyi eşitlik içinde öğrenmesi sistemi yoktur.

Herkes istediğini istediği kadar öğrenmelidir. Herkes ayrı imtihan olmalı ve

ayrı sertifika almalıdır. Ortak kültürün de olması gerekir. Bunun için ortak

imtihanlar yapılır.

Şöyle bir örnek vereyim. Matematikte çarpma işleminin

nasıl yapılacağını herkes öğrenecektir ama bu çarpmanın kullanılacağı yeri

öğrenci ve öğretmen kendileri seçeceklerdir. Sorulan sorular da ona göre

olmalıdır. Bakkal öğrendiklerini satacağı maldan alacağı parayı hesaplamak için

kullanır. Şoför bir yere gitmek için harcayacağı benzini hesaplamak için

kullanır. Terzi dikeceği elbisede kullanacağı kumaşı hesaplamak için

kullanır...

İşbölümü yapacağız, hepimiz ayrı ayrı iş yapacağız ama

yaptığımız iş salih amel olacaktır. Salih amel olması için de herkesin fıkha

göre amel etmesi yani projeye göre amel etmesi gerekir. Bu fıkhın öğrenilmesi

için de her fırkadan bir taifenin merkezlere gidip orada tefakkuh etmesi

gerekmektedir.

Kıta merkezlerinde usulü fıkıh öğrenilir ve içtihad

yapılır. Bölgelerde fıkıh öğrenilir ve projeler yapılır. İlçelerde projeler

okunur ve nasıl uygulanacağı gösterilir. Semtlerde ise projeler uygulanarak

imalat yapılır. Asıl olan uygulamadır.

Bucaklarda ilkokuldan mezun oluyorsun, ilde liseden mezun

oluyorsun, ülkede üniversiteden mezun oluyorsun, insanlıkta akademik kariyer

yapıyorsun... (s.9-11)

` KUR AN  Dinde

tefakkuh etsinler diye diyor

Önce emredilen dinde tefakkuhtur, düzende tefakkuhtur,

uygarlaşmada tefakkuhtur, medineli olmada tefakkuhtur. Din düzen olduğu gibi

aynı zamanda ileri düzen demektir.

İleri düzen ne demektir

Medeni olmak ne demektir, medenileşmek ne demektir

Düzende tefakkuh etmek ne demektir, uygarlaşma ne

demektir

İnsanlar çalışıp yaşarlar. Ürettiklerinin bir kısmını

kendileri tüketirler, bir kısmını ise satar ve karşılığında başkalarının

ürettiklerini alırlar.

Medeni olmak demek tüm ürettiklerini satıp tüm

ihtiyaçları dışarıdan alma demektir; yani borçlanarak yahut alacaklı olarak

yaşamak demektir. Kişinin medeniliği bu manada olduğu gibi; ocakların,

bucakların, illerin ve ülkelerin medeniliği de bu anlamdadır. Düzende tefakkuh

etmek demek, medeni yani medineli olarak yaşayabilmek demektir. Daha çok

alış-verişe dayalı olma demektir. Uygarlaşma demektir. İnsanlık devamlı olarak

uygarlaşmaktadır, her gün yeni şeyler keşfederek daha ileri gitmektedir.

Kişilerin de bu yenilikleri takip etmeleri gerekir. Namazlarını birlikte

kılarak günde beş defa bu hususta eğitim aldıkları gibi merkezlere öğrenci göndererek

dünyadaki oluşları öğrenmek ve döndüklerinde uygulamaktır... (s.12) Devamı var

Evet, tekrar

hatırlatıyorum: KUR AN VE İLİM 774. hafta TEFSİR (Tevbe Sûresi, 52. hafta)

seminerimizden aktarı-YORUM Ve İLMÎ-AHLÂKÎ-İKTİSADÎ-SİYASÎ-SOSYAL olarak çağımızdaki

hayatın her alanında var olan SOSYAL TUFAN a karşı gereğini yapmaya yani ADİL

DÜZEN, ADİL EKONOMİK DÜZEN GEMİSİNİ inşa etmeye DAVET EDİYORUM Bize düşen

sadece açık tebliğdir Ve s-selâm mea d-duâ