Adil (Ekonomik) Düzen iktidara gelip de herkese kendi

başlarına istedikleri gibi yaşama imkânı verdiğinde; bizim o zaman şöyle

mazeretimiz vardı, işyerimiz vardı, sizin yanınızda olsaydık şöyle olurdu böyle

olurdu gibi mazeretler ileri süreceklerdir. / Bir grup insan vardır, onlar o

anda kimler iktidar olursa onların yanında yer alırlar. / Çarlık Rusya sı

zamanında Çar ın yanında yer alanlar sonra Sovyetlerin (SSCB) yanında yer

aldılar; Sovyetler yıkılınca da yine iktidar taraftarı olanlar onlardır! / Türkiye de

yiyici bir grup vardır, her dönemde daima onlar iktidarın yanındadırlar;

çalışanları iterler, kendileri gelip yerleşirler. Bugün de öyledir. / İşte,

Kur an Adil (Ekonomik) Düzen çalışanlarına bunu haber vermektedir. Siz iktidara

geldiğinizde size daha önceden katılmayanlar siz yönetime geldiğinizde baş

çekerler. Onların bu tuzağına düşmemek için Allah bizi bugün uyarmaktadır. /

İnsanlık Allah ın yeryüzündeki halifesidir. Allah tektir. Tüm insanlık da tek

ümmettir; birbirleriyle tanışıp anlaşmaları için Allah insanları kabilelere

(bucaklara) ve şa blara (illere) ayırmıştır. Kavimleri (devletleri) insanlığın

bir şubesi kabul ederek davranmak gerekir. Kendi kavmini veya kendi şa bini

veya kendi kabilesini veya kendi aşiretini (ocağını) veya kendi dinine mensup

olanları insanlığa karşı ayrı varlık kabul ederek başkalarına saldırmak

şirktir... (s.4)

Kur an insanların böyle yapacaklarını anlatıyor, böyle

yapacak olanların hâlini bize bildiriyor. Çalışırken ve cihad yaparken onlar

yoklar ama resmi merasimlerde onlar görünür, sizin yaptıklarınızı kendilerine

mâl ederler ve onunla öğünürler. / Bunları siz de hayatınızda hep yaşarsınız. /

Kıbrıs, Millî Görüş Lideri Necmettin Erbakan ın zorlaması ile fethedildi.

Bülent Ecevit askeri harekâta karşı çıktı ama sonra Kıbrıs Fatihi oldu! Yarın

Adil (Ekonomik) Düzen iktidar olduğu zaman bugün karşı çıkanlar o zaman onun

fatihi olurlar!.. / Burada anlatılan şudur. Başarıya doğru gittiğinizde sizinle

beraber oldukları halde, müminlik haklarından yararlanıp cihad sorulunca yan

çizenlerdir. Bu husus bize başka bir gerçeği bildirmektedir. Biz bugün Adil

(Ekonomik) Düzen in gelmesi için cihad ediyoruz. Bazı insanların malları ve

canları ile cihad ettiklerini görüyoruz; işte bunlar müminlerdir. Buraya

katılıp da sonra yarı yolda bırakanlar ise muazzirlerdir, muhalliflerdir,

muhalleflerdir; nimetten yararlanmakta sizinle beraber olanlar ama külfete

gelince geri kalanlardır. Araştırmacı ortaklarımız bu duruma düşmemelidirler,

cihadda önde olmalıdırlar, mazeretler ileri sürerek geri kalmamalıdırlar. /

Şimdi AK Parti de olduğu halde Adil (Ekonomik) Düzen i bırakıp faizli cari

düzen ile sorunları çözeceklerini sananlar, cari sistemde dua etmekle cennete

gideceklerini sanan diyanet mensuplar muazzirlerdir. Olmuyor, ne yapalım,

böyle yapmamız gerekiyor derler ama siz iktidar olunca başköşede onları

görürsünüz!.. (s.6)

Biz onlara inanıp başköşelere oturtmayız, mücahitleri

kenara itip kazanılan imkânları teslim etmeyiz. Ama biz onlara ceza da

veremeyiz, onları suçlu sayıp da mahkûm etmeyiz. Yani siz yalancısınız, sizin

özrünüz yoktur demeyiz. Bizim kendi takdirimizle onları ne mahkûm ederiz ne de

beraat ettiririz. / Yapılacak iş nedir / Hakemlerden oluşan yargıya

gitmektir... / Biz dünyada hakemlerin verdikleri kararlara uyarız ama hakemler

adil hükmetmemiş olabilirler. Âhirette hesapları eksiksiz görülür... / Kur an ı

mealle okuduğunuz zaman bile sizde gerçekleri görme melekesi doğar. Nasıl dili

konuşurken gramer kaidelerine uyarsınız, doğru cümle kurar ve doğru manalandırırsınız,

sonra grameri öğrendiğiniz zaman da nasıl kurallara uyduğunuzu görürsünüz; aynı

şekilde Kur an da da kuralları bilmeseniz bile sizde onu anlama melekesi doğar.

Aramızdaki çalışma arkadaşlarımızdan bunun en açık örneği Dr. Mete Firidin dir.

Her mümin onun gibi yapmalı, Kur an ile onu yorumlamakla meşgul olmak suretiyle

ilgilenmeli ve çalışmalıdır. / Zamanla Arapçanın kurallarını da öğrenme ve

hataları düzeltme imkânı doğar. Şimdi diyebiliriz ki; Arapça kaideleri bilip

onu uygulamayıp geçmişin kıylu kali içinde boğulmaktansa, Arapça kurallarını

bilmeden de Kur an içinde yüzmeye çalışmak daha iyidir. / Dünyada ve âhirette

yargılanacağız... / Biz o kararlara boyun eğeceğiz ama bu yargıçların

verdikleri yanlış kararlar sonunda Allah ın huzurunda temyiz edilecektir;

hatasız ve eksiksiz adil kararı O verecek, eğer haksızlığa uğramışsak O

mağduriyetimizi giderecektir. Arada uğradığımız zulümler bize yapılan

ihsanlardır. Bunu idrak ettiğimiz gün kimseye nefretimiz ve düşmanlığımız

kalmaz. (s.8; KUR AN VE İLİM 762. hafta seminerimizden aktarı-YORUM ve

ilmî-ahlâkî-iktisadî-siyasî-sosyal olarak yani SOSYAL TUFAN a karşı gereğini

yapmaya DAVET ediyorum Ve s-SELÂM mea d-DUA Reşad/RNE)