Fitne ve fesattan, faiz ve zinanın fesadından söz ettik, önceki yazımızda…
“Kanuni Sultan Süleyman döneminde olsaydık, düzenlemeleri makrodan yapardık, devlet olarak çürütücüleri topluluğumuzun dışına atardık, çünkü onlar azdı. Oysa bugün her taraf çürümüş, her tarafa zina ve faiz yayılmıştır. Bu bozuk ZALİM DÜZEN işsizliği ve ahlâksızlığı önleme imkânına sahip değildir. Çünkü herkes çalışmadan yolsuzlukla geçinmektedir. Baba mirasını her geçen gün biraz daha eritip bitiriyoruz. / Bugün yapılacak iş olarak öncelikle çalışmada ve yaşamada birbirleriyle anlaşabilecek semtler üretmemiz gerekir. O semti dışarıdaki fesat ve fitneden korumamız gerekir. Bunu yapacak olan da bu âyetlerde bahsedilen dayanışma ortaklıklarıdır. / Dayanışma ortaklığı demek kooperatif demektir. Kooperatifin bugünkü Arapçada adı şirket-i teavundur, yardımlaşma şirketidir. Kur’an da `TEAVENÛ’ diyerek böyle bir ortaklığı kurmamızı emretmektedir. / Kur’an’ı yorumlayan usulcüler kurallar koymuşlardır. Emir sigası vücubu ifade eder. O halde `TEAVENÛ’ emri vücubu ifade eder. Yani kooperatif ortaklığını kurmak Kur’an’a inanan kimselere farzdır. Kur’an’da Hz. Musa peygamberin hikâyesinde gemiyi işleten kooperatif ortaklığından bahsedilmektedir, bunun korunması anlatılmaktadır. Oysa Hz. Davut peygamberin koyun hikâyesinde sermaye ortaklığı reddedilmektedir. Sermaye ortaklığı paraya para kazandırmadır. Bu faizdir. Değişik âyetlerde haram edilmektedir. Kooperatif dışındaki ortaklıklar sermaye ortaklığıdır ve İslâmî düzende meşru değildir.” (709. seminer, s.10)
“KOOPERATİFLER KURACAĞIZ. / 1- Semtlerde `SEMT KOOPERATİFLERİ’ kuracağız, bu kooperatifler yüz dairelik lojmanlı işyeri apartmanları yapacak ve burada üretim gerçekleşecektir. / 2- Bucaklarda `İŞLETME KOOPERATİFLERİ’ kuracağız. Bunlar semtlerde üretilen malları pazarlayacak ve semtlerin ihtiyacı olan malları satın alacak tüccarları organize edeceklerdir. / 3- İllerde `HİZMET KOOPERATİFLERİ’ kuracağız. Bunlar işletmelere `genel hizmet’ götürecek ve böylece küçük işletmelere büyük işletmelerdeki imkânları sağlayacaklardır. / 4- Ülkede `ÇALIŞMA KOOPERATİFLERİ’ kuracağız. Bunlar `toprak senedi’ ile taşınmazlarını alıp satacaklar ve müteahhitlere toprak senetlerini kredi olarak vereceklerdir. / 5- İstanbul’da bir `KREDİLEŞME KOOPERATİFİ’ kuracağız, bu kooperatif de `altın senetlerini’ kredi olarak verecektir. / Bu kooperatifleri baş temsilciler kuracaklardır. Baş temsilciler de birer dayanışma ortaklıkları sorumluları olacaklardır. / Bundan önceki iki âyette anlatılanların uygulaması bugünkü mevzuat içinde yapılmış olacaktır. Türkiye’de Kooperatifler Kanunu vardır. Bu kanun bize bu imkânları sağlamaktadır. / III. bin yıl uygarlığı bu ayetlerde anlatılan `dayanışma ortaklıkları’ içinde oluşacaktır. Bunlar `yüz lojmanlı işyeri apartmanları’ ile çözülmüş olacaktır.
Yüz dairelik lojmanlı işyeri apartmanlar; / 1) Mesken sorununu çözmektedir. / 2) İş sorununu çözmektedir. / 3) Trafik sorununu çözmektedir. / 4) Güvenlik sorununu çözmektedir. / 5) Demokrasi sorununu çözmektedir. / 6) Lâiklik sorununu çözmektedir. / 7) Sosyal güvenlik sorununu dayanışma içinde çözmektedir. / 8) Karşılıksız faizli para sorununu çözmektedir. / Şimdi sorunumuz şudur; böyle bir ortaklık nasıl kurulacak, kim kuracaktır / Şunu kesin olarak bilmemiz gerekmektedir ki; bu ortaklığı Kur’an’ı birlikte okuyarak ve onun hükümleri üzerinde içtihat yaparak sorunlarını çözenler kuracaklardır. Sadece akıl yoluyla sorunlarını çözenlerin çözümleri yatsıya kadar sürecektir. / Diyebilirsiniz ki; bu birlikte okuma ve tezekkür işi gerçekleşecek midir / Evet, gerçekleşecektir. / Bunun en yakın delili Risale-i Nurlardır. Başlangıçta sadece birkaç kişi okudu ve yazdı. Nur Medreseleri gariban olarak doğdu. Bir gün geldi o Risaleleri okuyanlar güçlendiler ve zengin oldular. Şimdi dünyada okulları ile hâkimdirler. / Benzer bir olay olacaktır. Yarın Kur’an’ı birlikte okuyanlar tezekkür edip içtihat yapacaklardır. İşte onlar bu `dayanışma ortaklıkları sistemini’ bütün dünyaya yayacaklardır. Yüz dairelik lojmanlı işyeri apartmanları ülkemizin ve dünyanın her yerinde yeşerecektir. Her karye bir aşiret/ocak, her apartman bir karye olacaktır. Karye demek toplanma yeri demektir. Evet, yüz dairelik lojmanlı işyeri apartman bir karyedir...” (s.11)