Kulak ver Milli Görüş’e

Abone Ol

Yazımın ulaştığı herkes iyi okusun! Aldanmayın dünya malına, makamına! Bu dünya imtihan dünyası, gelip geçicidir. Sen imtihan ediliyorsun makam ve mevki ile bizse fakirlikle. “Sandıkta hayır diyecek olanlar PKK ile aynı muameleyi göze alıyorlar demektir” diyen savcı, kimin adaletini icra

ediyor? İnsanın haykırası geliyor; “Neredesin ey adalet! Hangi inancın evladındasın?

Ben “Hayır” dediğim için beni hain ilan ediyorsan; bunun sorumlusu sensin! Hani bir söz vardır, “Karşındakini nasıl bilirsin? Kendim gibi” Allah kimseyi makam ve paranın esiri yapmasın! Allah’ın fakirlere yardım emrini çiğneyerek asgari ücreti açlık sınırında tutuyorsunuz. Sonra kalkıp insanları yaftalıyorsunuz. Emeklileri banka promosyonunamahkûm bırakıp, açlık sınırı altında maaş veriyorsun. Bilinen bir gerçek var ki; güçlü insanlar zayıflardan beslenir. 

Bize hain diyorsun ama Allah’ın ayetlerine sırtını çevirip AB yoluna düşüyorsun. Irak’ın toprak bütünlüğünden bahsediyorsun ama Atatürk Havalimanı’na Kürdistan bayrağını çekerek büyük Kürdistan’ın kurulmasına onay veriyorsun. Biz bu şekilde algılıyoruz. Yanlış algılıyorsak neden Irak

bayrağı değil de, Kürdistan bayrağı çekiyorsun? Aldanma makamlara, mevkilere, mülklere! Yarının ne getireceğini bilemezsiniz. Küçümseme, hor görme beni! Yarın olabilirsin benim gibi. ANAP, DSP örneği var karşımızda. Unutma! Takdir Allah’ındır. Böbürlenme, ötekileştirme, diline hâkim ol! İş işten geçmeden kulak ver Milli Görüş’e. Düşmanı dışarıda arama! Ayşe teyzenin en büyük düşmanı komşusu Resmiye teyzedir.

Çünkü Ayşe teyzenin tavukları Resmiye teyzenin avlusuna veya bahçesine girmiş olsa, Resmiye teyze hışımla taşlayarak kovalar tavukları. Haliyle bütün zamanı, kısacası ömrü köyde geçen bir kadının başka bir düşmanı olabilir mi? 

Bizim ülkemizde de düşman algısı böyle değil mi?

Sağcı-solcu birbiriyle düşman edip kırdırmadılar mı?

Alevi-Sünni birbiriyle düşman etmediler mi?

Türk-Kürt birbiriyle düşman edip iç savaş çıkartmaya kalkmadılar mı?

Bugünse; koltuk uğruna, Oy uğruna iş zıvanadan çıkmadı mı? Keskin dil kullanarak Evetçi-Hayırcı diye iki saf oluşturulmadı mı? Aileler de kendi içlerinde Evetçi-Hayırcı diye ikiye bölünmedi mi? Bırak Evet-Hayır’ı bize 18 maddeyi tek tek anlat. Mitinglerde harcanan paraya yazık, gerek de

yok zaten. Çık Anayasa Prof. Mustafa Kamalak’ın karşısına, TV’lerde bu maddeleri tartışın. Görelim, dinleyelim ve anlayalım ve oyumuzu ona göre sandığa atalım. Düşman oluşturarak ayakta kalmayı bir kenara bırak! Bu sistem bir gün seni de sokar! 

Aklından asla çıkarma! Böyle geldi ama böyle gitmez! Bu söylemler, ötekileştirip aşağılamaklar fıtrata ters davranışlar. Delikanlıyı bozar! İslam bize; dosdoğru olmayı, iyilik üzere, güzel söz söylemeyi emreder. Demirel gibi, “Dün dündür bugün bugündür” politikası bize uymaz! Dün de

uymadı bugün de uymaz, yarın da uymayacaktır. Bırakın bizi ötekileştirmeyi, aşağılamayı! Kudüs’te ezanlar sustu, farkında mısınız? “Zulüm ebedi olamaz, kötülük mutlaka hüsrana uğrayacaktır.” (Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN). Bir sabah gelecek kardan aydınlık, beklenen baharın bir

çiçeğiyle. Ve biz biliyoruz ki her bahar bir çiçekle başlar.