Batı, suni devletçikler oluşturmaya İslam coğrafyasını parçalamaya pek bayılır. Kendini üstün ırk ve üstün din bilen İsrail oğulları yaramazlıklarına devam ediyor.

Hak hukuk tanımıyor.

Uluslararası insanlık normlarını hiçe sayarak keyfince muamele ediyorlar.

Diledikleri an, Mescidi Aksa’nın kapısını kapatıp istedikleri zaman açabiliyorlar.

İnanç özgürlüğünü hiçe sayan bu zihniyet ne yazık ki uslanacak ve söz dinleyecek gibi görünmüyor.

Barış ve insanlık dışı bu zihniyet sırtını Amerika’ya ve Batı’ya dayamış durumda; şımardıkça şımarmaktadır.

Ya Müslümanlar? Bu zulüm karşısında ne haldedir?

Zillet mi şeref mi ayrımında hep çukurda kalmayı tercih ettiler.

Müslümanlar birbirlerini yemekle meşgul iken birbirleriyle uğraşırken İsrail Mescid-i Aksa’yı dilediği an kapatabilmektedir.

Ey İsrail sen kimsin? Niye küfür bataklığındasın? Neden Müslümanların kutsallarına el uzatmaktasın?... Diyen yok.

Suudiler, Katarlar, Mısır kendi meşrutiyetini sağlamlaştırmak için ittifaklar peşinde iken İsrail yeni oyunlarını sergilemeye devam ediyor.

İsrail’in gözünde Müslümanların hiç değeri yok.

Hal böyle iken biz Müslümanların utanması, arlanması… Yerin dibine girmesi gerekmez mi? Yahut ayağa kalkıp kıyam etmesi ödev değil midir?

Bu zillet sürecek mi böyle?

Uslanması mümkün olmayan İsrail’e batının söyleyecek sözü yok, ihtar etmesi dahi düşünülemez. Öyleyse iş başa düşüyor.

Hani nerde bu Müslümanların ortak aklı, ortak vicdanı, ortak refleksi?

Olağan ya da olağanüstü dönemlerde hat ve hareket belirleyecek, “Kur’an” veya “baş” nerede?

Ümmet, bir vücudun azaları gibi değil... Ümmet, ortak bir dil, ortak bir tavır, vicdan hal belirleyemiyor.

Aslında İsrail, Müslümanlara vurdukça bizim parça parça olmuş, güçsüz düşürülmüş resmimiz ortaya çıkıyor.

Aciz duruma düşürülmemizi dahi sorgulamaktan aciziz…

Ne olacak bu ahvalimiz?

Hani siyasi, sosyal, iktisadi birlikteliğimiz?

Nerde kaldı bir uzuv hastalanınca diğer uzuvların tepkisi, yardımı... Nerede?

İsrail’e kızmakla Müslümanlar kendilerini kandırıyorlar. Önce kendilerine bakmalılar.

Biz nerdeyiz, nerede hata yaptık? Diyebilme cesaretini göstermelidirler.

Slogan atmadan, İsrail’i lafta kahretmeden önce, dikkatimizi ve suallerimizi kendimize çevirdiğimiz gün, İsrail zaten kendi zulmünde boğulacaktır.

Halkı Müslüman ülkelerin mevcut ahvali ve keyfiliği sürdükçe İsrail daha da güçlenecek ve biz aynı filmi seyretmeye devam edeceğiz...

Allah’ın vaadi var… “siz kendinizi değiştirmedikçe biz sizi değiştirecek değiliz” demiyor mu Yüce Allah...

O zaman...