Daha önce yazdığımız bir yazıda erkeğin tesettürünün
gözleri olduğunu söylemiştik. Erkeğin tesettürünün gözleridir derken,
Erkeklerin de iffetli olmaları gerektiğini söylüyoruz. Aslında bu Allah ın bir
emri. Kur an da şöyle buyuruyor: (Resûlüm!) Mümin erkeklere söyle, gözlerini
(harama) dikmemeliler. Irzlarını da korusunlar. Çünkü bu, kendileri için daha
temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından
haberdardır. (Nur30)
Her tecavüz olayında toplumda bazı insanlar mağduru değil
de zalimi savunma durumuna düşmekte ve kadın da açık olmasaydı, ya da kadın
herhalde bir şey yapmıştır demektedirler. Bu aslında çok tehlikeli bir söz
olduğu gibi, bilinçaltlarında her açık giyinene yapılacak tecavüzü
meşrulaştırma düşüncesi saklıdır. Bu aynı zamanda tecavüzcülerin de en büyük
savunması ve bahanesidir.
Halbuki bu düşünce tecavüzcü için bir mazeret olmadığı
gibi bu yaklaşım, kalplerinde hastalık olanları teşvik etmeye yarayacaktır.
Onlar da toplumda oluşan zımmi desteğe güvenerek ellerine geçen fırsatları
kaçırmamaya çalışacak ve savunmada da bunu kullanacaklardır. Bu sözlerle
kalplerinde eğrilik olanları aslında bir anlamda cesaretlendirmiş/teşvik etmiş
oluyoruz. Halbuki haram haramdır. Kadının açık olması onun günahıdır. Bizim
nefsimize uymamız da bizim günahımız. Herkesin imtihanı başka başkadır
Hiçbir erkek; kadın açık olduğundan dolayı tacizi veya
tecavüzü hak etti bahanesine sığınamaz, düşünemez. Kadın değil açık olması,
kendisi bizzat zinaya davet etse bile erkeğin Allah a sığınması ve bu daveti
reddetmesi gerekir. Yusuf suresinde bu olay şöyle anlatılır: Evinde kalmakta
olduğu kadın, ondan murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak:
İsteklerim senin içindir, gelsene dedi. (Yusuf) Dedi ki: Allah a sığınırım.
Çünkü o benim efendimdir, yerimi güzel tutmuştur. Gerçek şu ki, zalimler
kurtuluşa ermez. (Yusuf 23)
Hadiste Allah ın kıyamet gününde arşın gölgesinde
gölgeleyeceği gençlerden birisinin bu şekilde zina teklifini reddeden olduğu
belirtilir. Başka bir gölgenin bulunmadığı Kıyamet gününde Allah Teala, yedi
insanı, arşının gölgesinde barındıracaktır: Güzel ve mevki sahibi bir kadının
beraber olma isteğine Ben Allah tan korkarım diye yaklaşmayan yiğit.
Hayat sadece cinsellik değildir. İnsan nefsini korumasını
bilmeli, bilmiyorsa bunun için eğitim almalıdır. İslam, nefis terbiyesine de
önem vermiş ve bu konudaki eğitim metotlarını âlimler/mürşitler ortaya
koymuştur.
TACİZCİLERİ SAVUNMAYALIM
Onlara şeklen de olsa destek vermeyelim. Çünkü onları
haklı gösterecek bir söz aynı durumda olan insanları teşvik eder. Açık
saçıklığı eleştirirken bir başka kötülüğü savunan olmayalım.
KÖTÜ KÖTÜDÜR. Yanlış yanlıştır. Biz erdemli olmaya,
nefsimizle mücadele etmeye çalışmalıyız. Herkes, kendi yaptığını boynuna asar
ve hesap gününe gider. Her insanın amelini boynuna yükledik. Kıyamet günü
kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız. Oku kitabını!
Bugün hesap sorucu olarak sana nefsin yeter denilecektir. (İsra 17;13-14)
Nefsimize hâkim olamıyorsak bakmayalım, o ortamlarda
fazla dolanmayalım. Evlenelim. Oruç tutalım. Tebliğ edelim. Akrabalarımızdan,
devletten yardım isteyelim. (Aslında devletin bu konuda evlenemeyen kız ve
erkekleri desteklemesi gerekir) Ama tacizcileri haklı çıkaracak bir kelime bile
etmeyelim. Bu durumda onlara da suç ortağı olmuş oluruz.
Kadın gelip zina teklifinde bile bulunsa (bu kadın hak
ediyor diye düşünmeyeceğiz) bunu reddetmeliyiz. And olsun kadın onu
arzulamıştı, -eğer Rabbinin (zinayı yasaklayan) kesin kanıt (burhan)ını
görmeseydi- o da (Yusuf da) onu arzulamıştı. Böylelikle biz ondan kötülüğü ve
fuhşu geri çevirmek için (ona delil gönderdik). Çünkü o, muhlis
kullarımızdandı. (Yusuf 24)
Zina teklifini geri çevirmemiz imanımızın gereğidir.
Kadın değil açık olması, çıplak dahi olsa ve kendisini sunsa bir Müslüman
Allah tan korkarım diyerek reddetmelidir. Bu nedenle tecavüzcüleri haklı
gösterecek hiçbir mazeret olmaz. TABİKİ BU DURUM KADINLAR İÇİN DE GEÇERLİDİR.
İmtihan zor, ama mükâfatı büyük...
Yıllarca kıyafetimizden dolayı bizi taciz edip baskıda
bulunanlara aynı şekilde mukabele edersek onlardan bir farkımız kalmamış olur.
Onun yerine nefsimize sahip çıkmalı, tebliğ ve irşad görevimizi sürdürmeli,
tabandan tavana doğru bir ıslah hareketi başlatılmalıdır.
Biz öyle erdemli olmalıyız ki açık kıyafeti olanların
bile sığındığı ve güvendiği liman olmalıyız. Bunlar o kadar iffetlidir ki
çıplak bile olsa dönüp bakmaz, dedirtmeliyiz.
Biz böyle iffetli bir genç yetiştirirsek zaten Allah bize
yardım eder.
İmtihan ne kadar zorlu olursa mükâfatı da o kadar yüksek
olur.
Müslüman erkek iffetiyle de örnek olmalıdır.