İran konusunda hükümetin ve muhalefetin tutumu pek anlaşılır gibi değil.
- Batı da Yunanlılar, Akdeniz sahillerinde Almanlar, Muğla-Didim kıyılarında İngilizler mesken tutarken, Fransızlar da Kapadokya ve Malatya taraflarında yer ediniyorlar. Chirac ın dediği gibi "Bizans ın Çocukları" eski Bizans kabul ettikleri yerlere yerleşirken, bütün bunlara imkan, fırsat ve ivme kazandıran AKP hükümeti de AB yolunda ilerlediğini zannederek keyifle gülüyor, hele hele, TBMM de üçüncü kere gensoruyu bertaraf ettikten sonra bir de kahkaha atıyor.
- Çanakkale ve Gelibolu da Anzak mezarlıklarından dolayı Avustralya ve Yeni Zellanda belirli şeylerin yapılması veya yapılmaması için TC hükümetinden taleplerde bulunuyor. Yabancıların talepleri doğrultusunda, Türk makamlarının yaptığı düzenleme ve yollar "rolanti"ye alınıyor. Bu durum da ancak bir meclis sorusu üzerine, projeleri yürüten Orman Bakanlığı nın verdiği cevap üzerine ortaya çıkıyor.
- Kuzey Irak tan, Türkiye ye terör örgütü PKK dan sızmalar oluyor, bunlar uzaydan çekilen fotoğraflarla tesbit ediliyor. Buna karşı bizim "stratejik müttefikimiz" bilgilendirilmesine karşın hiç bir şey yapmadığı gibi, Şemdinli iddianamesinin nasıl geliştiğini "acaip bir merakla" izliyor ve hatta AKP merkezinden "brifing" bile alıyor.
- Bu arada demokratik bir seçimi kazandıktan sonra, Türkiye yi ziyaret eden Hamas ın "neden geldiği", ABD ve İsrail tarafından sorgulanıyor ve Türk hükümeti adeta özür dileyerek durumu izah Ediyor!. Buna rağmen, bu duruma çok kızan İsrail hükümeti, AKP hükümetinden "brifing" talep ediyor. Ayrıca, bu yıl ABD deki Yahudi lobisini etkileyemeyeceklerini de sözlerine ekliyor. Yani, bu sene Yahudi ve Ermeni lobilerinin birlikte çalışarak "Soykırım kanununu" ABD Senato ve Kongresi nden geçirtebileceklerini ifade etmiş oluyorlar.
- Bölgede "Stratejik Partner"imiz ilan edilen, İsrai lin hakiki yüzünü görmek ve tanımak zorundayız. BOP projesinde, Türkiye başbakanını "eş başkan" ilan eden, büyük stratejik ortağımız, ABD nin, gerçek düşünce ve davranışlarını da net olarak anlamalıyız.
Artık Kırılgan Aynaların yansıtığı acaip ve gerçek olmayan şekillerde değil de, olayları olduğu gibi görmekte yarar vardır.
Tüm bu gelişmelere ve bunlar karşısında hükümet ve muhalefetin rahat ve hatta neşeli durumlarına bakınca, insan ister istemez kendini "onlar, hala Kırılgan Aynalar Odasında mı " demekten alamıyor. Aynen atasözünde olduğu gibi. "Gülüyoruz, ağlanacak halimize"
Acaip Yansımalar:
Olayların gelişimine ve zamanlamasına bakınca ister istemez akla şu sorular da geliyor:
- Acaba ortada çok büyük bir kumpas var da, biz mi anlamıyoruz
- Yoksa, ortada "Acaip Yansımalar" sebebi ile biz mi hakikati göremiyoruz
- Acaba, Doğu da, Güneydoğu da ve Şemdinli de kıyametler kopartıp, tüm dikkatler oraya çekilirken, çok kritik bir konu, halkın dikkatinden kaçırılarak TBMM den mi geçirilecek Ankara Ek Protokolü nün imzasının Meclis te onaylanması gibi.