Çocuk sahibi olmak, çocuk yetiştirmek, çocuk gelişimi, pedagoji, okul öncesi, anaokulu, kreşler, oyun evleri...
Son zamanlarda hızla artan çocuk istismarları üzerine daha bir gündemimize oturdu çocuklar. Oturmalı da. Hiç kalkmamalı hatta!
Sadece evlilerin, sadece çocuk sahibi olanların hatta genellikle sadece annelerin okuyacağı, okuması gereken bir yazı gibi görüldüğü için ilk satırdan sonra okumayı bırakanlar olacaktır elbette. Ama bu aslında sana, bana, ona, hepimize yazılmış bir feryattır...
Okuya okuya bıkmıyor, tüyler biten dilimizle yine de söylemeye devam ediyoruz.
Anne...
Ümmeti sen inşa edeceksin. Nesli sen temizleyeceksin. Tertemiz tohumların kire çamura bulaşmadan rengârenk çiçekler açmasına sen şahitlik edeceksin! Sen annesin, elinin altındaki şekillenmeye hazır hamurdan Sultan Fatih’i ancak senin gayretin çıkarabilir.
Öyleyse bırak artık gün gün gezip, pasta börek ziyafetleri yapmayı. Bırak artık zaten temiz olan evini piri pak eylemeyi. Bırak WhatsApp gruplarına laf yetiştirmeyi. Bırak Instagramdaki beğenilerini takip etmeyi. Bırak o kanal senin bu kanal benim dolanmayı. Muhtaç değilsen eğer bırak çalışmayı. Eğer daha senden yeterli ilgi ve sevgi ihtiyacını karşılayamamış bir çocuğun varsa evinde, çalışan kadın olma fikrini çıkar kafandan. Annesin sen, ilk başta bundan hesaba çekileceksin unutma!
Kaç kez okudun, kaç kez duydun 0-6 yaşın önemini? Al onu kucağına, okula başlayana dek verebileceğin her şeyi ver. Edebi, iffeti, ahiret bilincini, Kur’an şuurunu ver ona. İyi bir anne nasıl olur uygulamalı olarak göster. Saliha bir eş nasıl olur tatbik ederek öğret. Temiz kal ki, temiz olsun. Naif ol ki mümince büyüsün...
Baba...
Ömür geçiyor. Sen işten güçten bakmaya fırsat bulamadığın dakikalarda çiçek büyüyor, boy atıyor. Sen bir kez oynayamadan, bir kez saçlarını okşayamadan, saatlerce izlediğin maçın yorumlarına ayırdığın vaktin birazını yavruna ayıramadan onun en kıymetli vakitleri geçiyor.
Sen babasın. Sen onu sevdiğin zaman o kendine güvenecek. Sen onu koruduğun zaman o dünyayı öğrenecek. Sen yoksan hiçbir şeyin kıymeti yok onun için. Oda oda, raf raf doldurduğun, en pahalılarını aldığın oyuncaklar onun için hiçbir anlam ifade etmiyor seninle oynayamadıktan sonra.
Dünyayı öğret ona. Anne içeride gönül âlemini tanzim ederken, sen de dışarıdaki hayatı göster ona. Yolda bulduğu beş kuruşa tamah etmeyecek kadar doyur onun gönlünü. Faizi anlat, ondan kaçmanın yollarını öğret. Büyüklerine saygılı olmayı, eşine kibar davranmayı, çocuklarına sevecen olmayı uygulamayla göster. Yaşlandığın zaman sana nasıl davranmasını istiyorsan sen de ona şimdi öyle davran...
Öğretmen, hoca, vakıftaki abi, abla...
Özellikle belirli bir yaştan sonra çocukların anne babasından ziyade bir başkasını kendine rol model seçtiğini biliyorsun. Öyleyse öyle bir model ol ki ona, senden başkasına ihtiyaç duymasın gönlü. Senin elinde Kur’an görürse Kelam sevdalısı olacaktır. Senin pardesü boyuna, başını örtüş şekline bakarak o kendini tamamlayacaktır. Senin öğrettiğin bir dersi, anlattığın bir fıkrayı o unutmayacaktır.
O halde öğretmeni ol, hocası ol, ağabeyi, ablası ol, arkadaşı ol. Akşemsettin gibi yol göstereni ol. Ne zaman çamura bulaşacak olsa elinden tutanı ol.
Sen de görsün, helali olana dek hiçbir namahreme bakılmaması gerektiğini. Görsün ki yanından bir fitne sebebi geçtiğinde başını önüne eğsin. Sigara içmesin, sen içmiyorsun diye. Nefsine hoş gelecek mekânlardan uzak dursun, sen gitmiyorsun diye...
Evet, evli olmak ya da olmamak fark etmiyor, hepimiz bir şekilde çocuk sahibi değil miyiz bu hayatta?
Kucağında yavrusunu taşıyan anne de okulda ders anlatan öğretmen de sokakta top oynayan çocukların yanından geçen herhangi birisi de... Hepimiz bir anlığına, birkaç dakikalığına bile olsa annesi, babası, ablası, abisiyiz onların...
Kim yapacak bilmiyorum. Kim üzerine alınacak bunları. Birileri yapsın ne olur. Birileri sevsin onları. Birileri okşasın. Dağlarda çıkan yaban otları gibi kendi hallerine başıboş büyümesinler. Bedenleri büyürken birileri de kalplerini büyütsün. Kocaman kalplerine koskoca bir ümmeti sığdırsınlar. Mazlumların ahını içlerinde hissedecek kadar hissiyat sahibi olsunlar.
Birileri yeni bir dünyayı anlatsın onlara. Bu dünyanın pisliğini temizleme sorumluluğunu yüklesin omuzlarına. Birileri İslam’ı doğruca anlatsın onlara. Her yanlışa düşeceğinde ahireti hatırlatsın. Rahmanla irtibatını sağlam tutmanın yollarını kavratsın.
Birileri peygamber kıssalarıyla doldursun taze zihinlerini. Birileri Hasan el Benna’yı anlatsın. Şeyh Ahmet Yasin’i, Kafkas Kartalını, Zeynep Gazali’yi anlatsın. İskilipli’nin neden şehid olduğunu, Erbakan Hocamızın ömrünü neye adadığını anlatsın. Ve İslam birliği, illa İslam birliği! O birliği onlar kuracakmış gibi birileri çabalasın ne olur!..