Önce kendimize bakalım.
Hani uçak kalkacağında hostesin bir uyarısı vardır,
Tehlike anında üzerinizde sarkan oksijen maskelerini ağzınıza şöylece
takacaksınız.
Çocuğunuz varsa önce kendinize sonra çocuğunuza
takacaksınız der ya işte öyle bir şey bizim yaptığımız.
Rabbimiz:
Ey iman edenler, kendinizi ve ailenizi ateşten koruyun
ki, Onun yakıtı insanlar ve taşlardır. Onun(ateşin) üzerinde kaba ve güçlü
melekler vardır. Allah ın onlara emrettiklerine karşı gelmezler ve
emredilenleri yaparlar. (Tahrim süresi ayet 6)
Bir tehlike anında en önce çocuğumu, ailemi kurtarırım
diyeniniz olabilir.
Siz, kendinizi kurtaramamışsanız çocuğunuza da ailenize
de faydanız olmaz.
Başkalarını kurtarmaya giderken,
Yola sağ ayakla adım atmalı ki yürüyüşümüzün emrini
Allah ın Rasülünden aldığımızın şuurunda olalım,
Bismillahla yola çıkmalım, Onun yarattığı toprak üstünde
onun verdiği ayakla yürüdüğümüzden ancak onun adı anılmalı.
Güç ve kuvvetin yalnız Allah a ait olduğunu, insanlardaki
gücü de vereninin Allah olduğunu hatırda tutmak için La havle ve la kuvvete
illa billah demeli,
İlk gördüğünüze sünnettir diye selam vermeli,
Sevaptır diye gülümsemeli, çarşıları, sokakları,
daireleri, kışlaları, fabrikaları her dalında çiçek açan bahar gibi yapmalı
dört mevsimi.
Yardıma muhtaç olana gücümüz oranında yardım etmeli,
kendini itfaiye eri, ambulans hemşiresi, sokakların Hazreti Ömer i, Cenk
meydanlarının Hazreti Ali si, edeb meclislerinin Hazreti Osman ı, devlet yönetiminde Hazreti Ebubekir gibi hissetmeli.
Yolda gelip geçenlere rahatsızlık veren şeyi
kaldırıvermeli,
Arabamızı yaya ve arabalılara engel olacak, bodrumda oturanların
küçücük camlarından içeriye sızan ışığa perde çekecek yere trafik açısından
hakkınız olsa bile koymamalı,
Trafikte haklı bile olsanız başkasına fren yaptıracak
hareketlerden kaçınmalı,
Elbisenin, arabanın, koltuğun, rütbenin kalitesiyle
başkalarına hava atmaktan uzak durmalı,
Otobüse, minibüse, trene, uçağa binerken, bir salona
girerken sıraya dikkat etmeli,
Tanıdığınız bir görevli sizi herkesin önünde öne alıyorsa
kabul etmeyiniz ve sıranızı bekleyiniz.
Randevularınızı verirken saat ve dakikasını söyleyiniz ve
siz saniyesine bile dikkat ediniz.
İyiliğin büyüğü küçüğü olmaz.
Küçük gördüğünüz iyilikler Rabbim katında büyütülür.
Susuz köpeği suladığı için Allah ın afvına uğrayan,
kedisine eziyet ettiği için cehennemlik olan insandan haber verir Sevgili
Peygamberimiz.