Her seçim sonrası seçmen ne söyledi sorusuyla söze

girenler çok olur. Biz konuya böylesi bir soruyla giriş yapmış olsaydık

öncelikle şu tesbitleri yapardık:

Türkiye nin gazı alındı. Lüzumsuz gerginlikler şimdilik

sona erdi, bu bir. İkincisi, AK Parti nin tek başına iktidar olma dönemi bitti.

Üç; AK Parti ilk defa ciddi oy kaybına uğradı. Fakat bu oylar beklenenin aksine

Saadet in dışındaki partilere, özellikle Milliyetçi partilere gitti. Dört;

Tayyip Erdoğan ın kutuplaştırma siyaseti iflas etti. Biraz detaya girecek

olursak eğer; çözüm sürecinin baş aktörünü seçmen oyun dışı bıraktı. Sandıktan

çıkan sonucun yansımalarını bu şekilde sürdürmek mümkün.

Çok önemli bir konu daha var ki, bu görmezden gelinemez.

Seçimlere son iki hafta kala Sayın Erdoğan rotayı Milli Görüş ün eski

yöneticilerine çevirdi. Bunlar üzerinden Saadet Partisi ne gitmesi muhtemel

oylar AK Partiye çevrildi. Kurulan ekip neredeyse tüm mesaisini bu işe ayırdı.

HDP ve MHP ye kaçan oylar için aynı hassasiyet tabi ki gösterilmedi. Bu

hamlenin çok iyi düşünülmesi ve çok iyi yorumlanması gerekir. Şayet bu

seçimlerde Saadet Partisi yüzde dört bile oy almış olsaydı, emin olun gözler

Saadet e çevrilirdi. Belki medyada HDP den çok Saadet konuşulurdu. Veya AK

Parti-Saadet-BBP ittifakının önünü kapatmasalardı çok farklı bir tablo ortaya

çıkardı. Saadet Partisi ne 10 tane 20 tane milletvekilini çok görenler demek ki

bir başka partiye 80 milletvekili kaybetmeyi göze alabiliyorlar. Biz, olanda

hayır vardır der yola devam ederiz.

2002 den bu yana iktidarda bulunan kadro hızla mukadder

sona yaklaşmaktadır. Başlangıçta neyi kerih gördüler, hangi hususları eleştiri

konusu yaptılar ise, şimdi o şeyleri kendileri yaşamaya başladılar. Evvela

Milli Görüş Hareketini böldüler, aynı akıbete uğramaları kaçınılmaz görünüyor.

Yenilikçi olduklarını söylüyorlardı şimdi eskidiler. Kendilerinin de

yaşlandıklarını söylemeye hacet yok sanırım. Oy kaybetmenin ne demek olduğunu

şimdi yaşayarak görüyorlar. Koalisyon çok kötü diyorlardı; hatta seçim

propagandasına bu konuyu malzeme yaptılar. Bu hususta ölçüyü de bir hayli

kaçırdıkları söylenebilir. Mesela: Koalisyon hükümetlerini kötüleyen reklam

filmlerinde, gelmiş geçmiş en başarılı Hükümet i kurmuş olan merhum Başbakan

Erbakan ın görüntülerine yer verdiler. Muhtemelen ilerleyen günlerde kendileri

de koalisyon kurduklarında, bu defa, bu işin faziletlerini anlatmaya başlarlar.

MHP ye gelince: Apo nun Türkiye ye teslim edildiği

dönemde olduğu gibi, bu defa, çözüm sürecinin en yoğun bir şekilde konuşulduğu

bir dönemde, gene MHP kilit parti konumuna geldi. Apo nun affı anlamına gelen

idamın kaldırıldığı günlerde verdiği fotoğraf henüz hafızalardaki tazeliğini

koruyor. İlerleyen yıllarda sayın Bahçeli nin şov yaparak mitinglerde urgan

fırlatması pek de inandırıcı bulunmamıştı. Şimdi de çözüm süreci kapsamında,

APO nun siyasal affı da dâhil, düşünülen her ne varsa, HDP üzerinden Devlet

Bahçeli ve MHP eliyle halledilecek gibi görünüyor. Bu hassas konuların yanı

sıra Paralel Yapı ve yolsuzlukla mücadele gibi konular da bu dönemde tatlıya

bağlanacaktır. Bu da MHP lilerin imtihanıymış deyip geçelim.

Meclise giren partilerin

var olduğu iddia edilen kırmızı çizgilerinin önce morardığını, sonra da kaybolup

gittiğini millet bir kez daha seyredecek. Aynı şeylerle tekrar tekrar

karşılaşan millete bu defa gına gelecektir. Kaç seçim dönemidir üzerini örtmeye

çalıştıkları Saadet Partisi bu kez milletimiz tarafından, coşkuyla Meclise

davet edilecektir. Bekleyip göreceğiz...