Tarihin kara ve karanlık bir dönemi yaşanıyor. İnsanlık tarihinin, en karmaşık en budala en absürd zamanı. İzahı izahsızlık olan bir zaman. Tariflere sığmayan, hemen her tarif ve tanımlama yeni bir tarifsizlik doğuran bir zaman.
Müslüman dünyanın, Anadolu insanının içine düştüğü açmazlar açmazının, en olmazlarına sürükleniş. Her adım ve davranış yeni bir uçurum getiriyor, bu çağın bakışıyla ve öngörüsüyle. Felaket felâketlerin habercisi. Bir milletin kendi soğukkanlılığını yitirişi süreci.
Tarihin ve insanın seyrini değiştiren, insanı asıl olandan uzaklaştıran ve kendine düşman eden bir dönem. İnsanlığın bu kadar birbirine düşürüldüğü tarihin bir başka kesiti yoktur. Bırakın insanlığı, kralların, zalim despotların ve firavunların etki alanı bulundukları coğrafyayla ve çevreyle sınırlıydı. İnsanlığın içine düşürülen bu ateş tek yanlı ve çok amaçlı. Fakat bunu görebilmek önemli.
Müslüman coğrafyada, insanımızın birbirine düştüğü birbirini öldürdüğü, birbirine diş bilediği zamanlar bu kadar vahim ve içinden çıkılamaz olmamıştır. Yüzyılın aşiret kavgalarıdır bunlar ve kan davasına dönüş hali en tehlikeli olanı.
Müslüman kavimlerin birbiriyle olan kardeşliği, sevgideki sınırsızlığı İslâm düşüncesinin güzelliğindeki yarışı, dayanışması tarihe örneklik teşkil eder. Müslüman kavimlerden Türkler ve Kürtler birbirine en yakın olanları. Birbirlerine en kaynaşmış olanları. Kürt halkının medrese geleneği, tasavvuf bağlılığı bir örnekti.
Peygamber soyu ile Peygamberin övdüğü bir milletin birbirine ters düşmesi, ayrışması ve kavmi bir felâketin yaşanması bir rastlantı olmasa gerek. Rastlantıların ötesinde nedenler vardır. İngiliz parmağı kimin parmağıysa, işte orada başladı her şey. Dikkatlerimizi oradan itibaren geliştirmeliyiz. Yoksa içinden çıkılamaz olana sürükleniriz. İpin istediği yerden kopması sorunu çözmüyor, sorunu daha büyük sorunlar haline getirebilir.
Çok eski değil, bundan otuz sene öncesinde ruhumuzun bir parçası olan Güneydoğumuzda böyle vahim sonuçların olacağı söylenseydi kim nasıl inanırdı. Müslüman ın Müslüman la savaşı anlatılsaydı Ürdün de, Filistin de, Afganistan da, Pakistan da Anadolu da Müslümanların birbirine düşürülmesini kim düşünür, hayal edebilirdi ki Bu, Müslümanların iç savaşı değildir. Et ile tırnak olan Türk ve Kürtlerin birbirine böylesine düşman edileceğini kim düşünebilirdi. Geçmişi iyi süzmek gerekiyor.
Marksist, Milliyetçi, ırkçı, şoven hareketler dışarı kaynaklıydı. Irkçı emperyalizmin ön tohumlarıydı. O ayrışmalar daha büyüklerini doğurdu. 1980 sonrasında Irkçı Kürt hareketine ilk katılanlar kimlerdi, niçin böyle sürüyor. Gerek kuzey Irak ta, gerek güneyimizde olanlara dikkat edilirse hedeflenen şey Müslüman Kürt halkının İslâm dan uzaklaşması hedeflenmiştir. Yoksa bölgede böyle ayrılıkçı bir hareketin başlatılması mümkün olamayacaktı. Bunu hızlandıran karşı hareketleri göz ardı edemeyiz.
İslâm, kanı haram kılmıştır. Katil olanlar cehennemliktir. Bu bilinen bir şey. İnsan öldürmenin felaketi bilinmelidir. Can almanın, yürek yakmanın felaketi bilinmeli. Bu ölüm çevganı dönüp durur. Uçurum uçuruma götürür, daha derinleşir.
Bu oyunu oynayana dikkat etmek gerekir. Bu ırkçı emperyalizm oyununu ırk üzerinden oynuyor. Milliyetçiliği körükleyerek. Öfke, hırs ve hınç asıl düşmana değil onun kuklaları üzerinden bir kavme yöneliyor. Bu milliyetçiliği körüklüyor.
Ey Müslüman Türk ve Kürt halkı, dikkatinizi başka yere yönlendirin. Asıl düşmana bakın. O, sizin elinize silahlarını tutuşturuyor. Sizin kanınız üzerinden para kazanıyor. Sizin kanınız üzerinde dünyanıza ve coğrafyanıza göz dikmiş. Dün onların en sadık kuklası Saddam dı, bugün yerinde yeller esiyor. Eli kanlı, ruhu kanlı bir güce dayanmanın anlamı yok.
Nefreti birbirinize yönlendirdiğinizde siz yok oluyorsunuz. Düşünün, Akdamar kilisesinin pencerelerinden bakın bakalım, neyi nasıl görüyorsunuz Elinize silah verenler, silahlarını ellerinizden aldıklarında nasıl bir halde olduğunuzu düşünün bir. İsrail in oradan bakın bir de, nasıl bayram ediyorlardır. Bunları hiç düşünüyor musunuz
İran ve Ürdün Müslümanları kadar cesaretli olursanız gücünüz ortaya çıkar. İslâm ın sevgi, kardeşlik bilinciyle birbirinize yaslanın. Irkçı emperyalizmin penceresinden durup bakarsanız bunun sonu gelmez.
Ey katil komşu, çek git, kendi topraklarına git, kendi coğrafyana, burada ne işin var senin Git yetti artık, git!
Diyelim, diyebilelim. Birbirimize sarılalım.