İsrail sandıklarından çıkan tarihi sonuçlar Tel Aviv'de taşları yerinden oynatırken, patlak veren krizin faturası sınırların çok ötesine kesilmek istendi. Koalisyon hesaplarının altüst olduğu, hükümet kurma matematiğinin tıkandığı ülkede siyasetçiler suçu dışarıda aramaya başlayınca gözler bir anda Körfez'e çevrildi. Ancak hedef tahtasına oturtulmak istenen Katar, diplomatik nezaket sınırlarını zorlayan bu hamleye karşı adeta kapıyı çarparak yanıt verdi.

"Buna İnanırsak Tüm İsrail Bizim Olur"

Suçlamalara karşı doğrudan tavır alan Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından çok konuşulacak bir çıkış yaptı. Bazı İsrailli siyasetçilerin ve medya mensuplarının Katar'ı iç siyasi çekişmelerin içine çekmek için bilinçli bir dezenformasyon kampanyası yürüttüğünü belirten Ensari, ortaya atılan iddiaların mantık sınırlarını aştığına işaret etti.

Geçmişte Netanyahu'yu ve İsrail solunu, şimdi ise Arap seçmenleri finanse etmekle itham edildiklerini hatırlatan Ensari, tepkisini şu çarpıcı sözlerle kaydetti:

"Bu iddialara inanılacak olursa Katar'ın neredeyse tüm İsrail'e sahip olduğu sonucuna varılır. Söz konusu suçlamalar hem gülünç hem tehlikeli. Katar, İsrailli siyasetçilerin başarısızlıkları için günah keçisi yapılmamalıdır."

İsrailli yetkililerin Katar takıntısını bir kenara bırakıp kendi seçmenlerinin geçim sıkıntısına ve bölgede yarattıkları tahribatı onarmaya odaklanması gerektiğini vurgulayan Sözcü Ensari, "Katar'ın adının seçim gündemlerine veya dar siyasi çıkarlara hizmet etmek amacıyla kullanılmasına sessiz kalmayacağız" restini çekti.

Masada 61 Sandalye Çıkmazı Var

Krizin perde arkasında ise 27 Ekim'de yapılan seçimlerin ardından Tel Aviv'de kilitlenen siyaset tablosu yatıyor. Kesin olmayan sonuçlara göre, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partiler 120 sandalyeli Meclise tam 19 milletvekili sokarak tarihi bir rekor kırdı.

Bu tarihi rekor, bütün dengeleri altüst etti. Ne Netanyahu bloku ne de muhalefet cephesi, hükümet kurabilmek için hayati önem taşıyan 61 milletvekilliği barajına ulaşabildi. Sandıktan istediğini alamayan ve iktidar koltuğu tehlikeye giren Netanyahu ise çareyi "seçimler çalındı" iddiasına sarılmakta buldu ve doğrudan Filistin asıllı partileri hedef aldı.

İstihbarat Devrede Ama Kanıt Yok

Siyasi yenilginin faturasını dış müdahaleye bağlamak isteyen İsrail basını, Ortak Liste ve Raam Partisi'ne yurt dışından gizli fon aktarıldığı iddiasını dolaşıma soktu. İddia edilen bu kaynağın ise Katar'dan geldiği ileri sürüldü.

Baskıların ardından İsrail Merkez Seçim Komitesi Başkanı Noam Sohlberg, iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) Direktörü David Zini'den söz konusu para trafiğinin araştırılmasını istedi. Hedefteki isim olan Raam Partisi (Birleşik Arap Listesi) lideri Mansur Abbas ise partisine yurt dışından para aktarıldığı yönündeki iddiaları anında yalanladı.

Kaynak: Haber Merkezi