Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Bizler İslam ümmetinin evlatlarıyız ve biz Müslümanlar, İslam’ın ferdi, toplumsal ve kurumsal yapıyla ilgili hükümlerinden bağımsız, başına buyruk hareket eden bir topluluk olamayız. Kur’an-ı Kerim müminler için bir hidayettir. Yolunu Kur’an’la bulamayan hiçbir topluluğun Allah katında hiçbir hayrı olmaz. İslam, teslim olmaktır. Bu teslimiyetin sırrını kavramayanlar, hiçbir nimetin kıymetini bilmezler. İnananlar kardeştir. Bu ilahi bir hükümdür. İslam’a teslim olmanın en doğal neticesi, iman ve İslam kardeşliğidir. İman ve İslam kardeşi olmanın yüklediği birçok mesuliyetler vardır ve bu mesuliyetleri yerine getirmek de inancımızın bir gereğidir. İslam ümmetine önderlik yapanların temel görevlerinden birisi de bu kardeşlik düzenini koruyup hayata ikame etmektir. İman kardeşliği bir saray gibidir ve her Müslüman bu kardeşlik sarayının sağlam bir tuğlası gibidir. Bu sarayının bütün ihtişamıyla ayakta durması için, liderden üyeye herkesin üzerine düşen görevi yapması gerekir. Duvardan bir tuğla düşerse, diğer tuğlaların da yerinden oynamasına, binanın yıpranmasına sebep olur. O bakımdan hiçbir Müslüman, kardeşliği zedeleyecek bir söz, bir harekette bulunmamalıdır. Beşeriyet icabı yapılan hatalar, en kısa zamanda giderilmelidir. Bu kendiliğinden olmaz. Bunun için Peygamberimiz; “lider kalkandır” buyurmuştur. Duyarlı, merhametli ve adil olan bir lider; küskünlükleri, dargınlıkları, kırılganlıkları tedavi etmek için bu kalkanlık görevini titizlikle yerine getirir. Bozulanı yapmak liderin ve ıslah ehliyetine sahip âlimlerin temel ödevidir. Bunun için “din nasihattir” denilmiştir.

KARDEŞLİK HUKUKU

Hukuksuz, birlik ve beraberlik olmaz. Biz Müslümanların, Milli Görüş mensuplarının kardeşlik hukuku bakımından, yapmamız gereken görevlerden bir kısmı şunlardır. Müslüman Müslüman’ı Allah için sevecek. Sevinmesiyle sevinecek, üzülmesiyle üzülecek. Madden ve manen yardımcı olacak. Irzını, namusunu, malını koruyacak. Onun bulunmadığı bir yerde, hakkına tecavüz ediliyorsa, onu müdafaa edecek. Hastalandığı zaman ziyaret edecek. Vefat ettiği zaman cenazesine iştirak edecek, yakınlarına taziyede bulunacaktır. İstişare ettiği zaman ona doğru bilgi verecek. Sır verdiği zaman o sırrı ifşa etmeyecektir. Kendisinden nasihat istediği zaman hayır nasihatte bulunacak. İhtiyacı olduğunda emri bil maruf ve nehyi anil münker yapacak. Selam verdiği zaman selâmını aynıyla veya daha güzeliyle alacaktır. Müslüman; Müslüman kardeşini düşmanına teslim etmeyecek, onu himaye edip koruyacak, Din kardeşinin eziyet ve sıkıntılarına katlanacak, sabredecek, affedecek, ilişkisini kesmeyecek, beşeriyet icabı aralarında bir dargınlık olursa bu düzeltilecektir. Din kardeşine kin tutmayacak, buğz etmeyecek, haset etmeyecek, gıybetini yapmayacak, alay etmeyecek, küçümseyip hakaret etmeyecek, ona kaba davranmayacaktır. Sevmediği lakaplarla hitap etmeyecek, dava kardeşine karşı büyüklenmeyecek, kendini ondan üstün görmeyecek, suizan etmeyecek, her zaman hüsnü zanda bulunacaktır. Pazarlığının üzerine pazarlık yapmayacak, zaman zaman ziyaretinde bulunacak, itibar edecek, iltifat edecek, ikramda bulunacaktır. Büyüklerine hürmette kusur etmeyecek. Kendinden küçüklere şefkat gösterecek, katı yürekli olmayacak, ötekileştirmeyecektir. Zulmedenin zulmüne engel olacak, mazlumu da zulümden kurtaracak, komşuluk hukukuna riayet edecek, din kardeşini aldatmayacaktır. Bu ve benzeri hususlar kardeşlik hukukudur. Bu hukuka riayet etmek, İslam’a teslim olmuş olmanın gereğidir.

BAŞKA GÖREVLER

Müslümanlar burada zikredilen bu görevleri en sağlıklı bir şekilde yerine getirdikleri dönemlerde dünyada cennete benzer bir hayat yaşamışlar, bir fazilet, saadet ve huzur toplumu oluşturmuşlardır. Ancak zaman içinde bu güzellikleri, bu özellikleri kaybettik. Ramazan ayı içindeyiz. Her Müslüman ve Milli Görüşçü sağlam bir iç muhasebe yapmalıdır. Biz bu hale gafletimizden, duyarsızlığımızdan, eğitimsizliğimizden, iç bünyemizi güçlendirecek güzel ahlâk esaslarını önemsizleştirdiğimizden geldik. Bunun için aramızdaki kardeşlik sarayı yıprandı. Müslüman bir ümmet, hareket olarak dünyevileştik, bencilleştik, ruhi ittifakımızı, aile düzenimizi, takvamızı kaybettik. Hamaset yaptık ama hakikatten uzaklaştık. Yeniden saadet toplumu olmak için, bizi biz yapacak güzel ahlâk esaslarına yönelmemiz gerekir. İslam’ca düşünmeye, yaşamaya ve örnek bir ümmet olmaya ihtiyacımız vardır. Peygamberimizin haber verdiği, müjdelediği “Hak üzerine olan” bir ümmet, hareket ve teşkilat olmak, şuurlanmak ve çelikleşmek için bütün imkânlar seferber edilerek çalışmak gerekir. Hayatımız iman ve cihat olmalıdır. Rabbimiz Allah, biz Müslümanları birbirimize kardeş yapmıştır. Peygamberimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Birbirinize haset etmeyin, müşteri kızıştırmayın. Biriniz diğerinin pazarlığı üzerine satış yapmasın. Ey Allah’ın kulları, kardeş olunuz. Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz. Onu tahkir etmez -üç defa kalbine işaret ederek- takva şuradadır. Kişiye kötülük adına Müslüman kardeşini tahkir etmesi kâfidir. Müslüman’ın her şeyi kanı, malı, ırzı Müslüman’a haramdır.” (Müslim) Allah; “Emanetleri ehline veriniz” buyuruyor. Ehliyet sahibi kimselere itibar etmemek de, o kimseleri tahkir etmek, kardeşlik sarayına zarar vermektir. Müslümanlar, hep beraber bir kalp gibi, bir beden gibi olmakla emrolunmuştur. Kardeşlik sarayını bütün ihtişamıyla yeniden inşa etmek gerekir. Bütün insanlığın hayranlıkla izleyeceği, ondan bir fert olmak için koşacağı bir saadet toplumu olmaya mecburuz. Bunu yaparsak, rahmet ve hidayet peygamberi Hz Muhammed’in (S.A.V.) izini takip etmiş O’nun sünnetine uymuş, saadet asrı Müslümanlarıyla bütünleşmiş oluruz.

YA İLAHİ

Ey Rabbimiz; bu mübarek Ramazan günleri bereketine, biz aciz ve günahkâr kullarını bağışla. Nasıl bir kul olmamızı istiyorsan bizi öyle bir kul eyle. Bizi son nefesimize kadar İslam’a hizmetkâr eyle. Bizi, yeni bir saadet dünyası, Adil Bir Düzen kurmaya layık, sevdiğin, seni seven yekvücut bir ümmet eyle. Gazze’de Siyonizm’e karşı direnen Müslüman kardeşlerimizi yardımsız bırakma Allah’ım. Selam hidayete tabi olanlara…