Suriye konusunda Türkiye ile Rusya’nın sağladığı mutabakattan rahatsız olanlar hiç vakit geçirmeden harekete geçtiler. Aslında bu durum sürpriz değildi. Çünkü bölgemizde kanla beslenen bir İsrail vardı ve koruyucu ABD. Bu köşede dün yayınlanan yazımda Türkiye-Rusya mutabakatı ile ilgili görüşlerimi dile getirdiğim yazıyı İstanbul’a gazeteye attığım sırada henüz Rus uçağının düştüğü/düşürüldüğü haberleri medyaya yansımamıştı. Ne var ki, çok geçmeden böyle bir olayın meydana gelmiş olması yazımdaki endişelerimi haklı çıkardı. Yazımda bu yöndeki düşüncelerimi şöyle ifade etmiştim:
“Suriye’de silahların susması ve barışın sağlanması sadece Rusya ile Türkiye’ye bağlı değil. Rusya ile Türkiye önemli bir adım attılar ve istenen sonucu aldılar ama bu mutabakatı genelde Suriye’de, özelde de İdlib’de krizin kesin olarak çözüldüğü şeklinde yorumlamak gerçeğe çok uymuyor.
Türkiye ile Rusya’nın vardığı mutabakatı bozmak için her an ABD ve İsrail bir takım adımlar atabilir.”
Bu hatırlatmayı yanılmadığımı göstermek için yapıyor değilim. Keşke, tahminim doğru çıkmasa da komşuda silahlar tamamen sussa. Hatırlatmak istediğim sadece bölgemizdeki çatışmaların İsrail doğrudan içinde olmasa bile dolaylı olarak elinden geleni yaptığını, bundan sonra da yapacağını görmek durumundayız. Başta ABD olmak üzere Haçlı ittifakının İsrail’e desteği sürdüğü sürece bu devletin kan dökmesi sadece Filistin ve Filistinlilerle sınırlı kalmayacaktır.
Rus uçağının nasıl düştüğü/düşürüldüğü hususunda medyaya yansıyan haberlerde tam bir netlik yok. Uçağın Suriye’nin İsrail uçaklarına karşı fırlattığı füze ile düşürüldüğü, ancak bu durumun İsrail uçağının havada gerçekleştirildiği bir manevra ile ortaya çıktığı belirtiliyor. Bir başka ifadeyle İsrail F-16’larının Rus uçağını kalkan yaptığı belirtiliyor. Bu durum bazı gazetelerde Türkiye-Rusya anlaşmasından rahatsız olan İsrail’in fitne peşinde olduğu şeklinde yorumlandı. Bunun yanında uçağın düşürülmesi bazı gazetelerde, “Sorumlusu İsrail’dir”, “Suriye düşürdü, Rusya İsrail’i suçladı” şeklinde verilirken sanki İsrail’i koruma duygusu ile hareket edildiği izlenimi veriyordu.
Uçağın kimler tarafından ve nasıl düşürüldüğü çok geçmeden ortaya kesin olarak çıkacaktır. Putin’in uçağın düşürülmesinden sonra, “İsrail vurmadı trajik koşullar zinciri” şeklindeki açıklaması da dikkat çekiciydi. Sanıyorum bu trajik koşullar zincirinin de ne olduğu ortaya çıkacaktır. Sebep ne olursa olsun bir Rus uçağı düşürülmüş, varılan mutabakat bozulmak istenmiştir. Kısacası, bazı kandan beslenen vampirler İdlib’de silahların susmasından rahatsız olmuşlardır. Olayın başka türlü izahı gerçeği yansıtmaz.
Bölgemizin yıllardan beri huzura kavuşamaması, sürekli Haçlı-Siyonist ittifakının saldırılarına muhatap olmasının doğru değerlendirilmesi şart. Böyle olunca da düşmanlar dost, dostları düşman olarak görmek ve ilan etmek alışkanlığının terk edilmesi gerekiyor. Bu yapılamadığı sürece bölgemizde Müslüman kanı akmaya devam edecek, kandan beslenenlere hizmet edilmiş olacaktır. Çözüme yüzlerce kez dikkat çektim ama bir kez daha belirteyim ki, bölgemize barışın gelmesinin tek yolu İslam Birliği’nden geçiyor.