Sultanahmet'in o tarihi dokusunda, savaşın gölgesindeki bir halkın acısı dizelerle yankılandı. Turşucuzade Ahmet Muhtar Efendi Konağı Taş Odası Bahçesi'nde düzenlenen etkinlikte adeta zaman durdu. İBB Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığınca organize edilen "Mahmud Derviş Anısına Filistin Şiir Akşamı", sadece bir anma değil, zulme karşı direnen bir halkın çığlığına ortak olma buluşmasıydı. Gözlerin dolduğu gecede, Filistin'in o meşhur direniş ruhu İstanbul'un kalbine taşındı.
Gözlerin çevrildiği kürsüde kimler vardı?
Açılış konuşması için sahneye çıkan Filistinli şair Semir Atiye'nin sözleri geceye damga vurdu. Aynı zamanda Filistin Kültür Evi Müdürü olan Atiye, İstanbullulara savaşın yıkımına direnen Filistinlilerin selamını iletti. Kendi kaleminden dökülen şiirleri okuduğu o anlarda, dinleyiciler arasında duygusal bir atmosfer hakimdi.
Hemen ardından başlayan dinletide çağdaş Türk şiirinin önemli temsilcileri, yönetmenler ve akademisyenler sahne aldı. Ömer Erdem, Ali Ayçil, Faysal Soysal, Bilgehan Tuğrul, Devrim Horlu, Gökçe Özel, Hüseyin Akın, Rıdvan Ardıç, Zeynep Arkan, Zeynep Karaca ve Zeynep Oktay sahnede sözü devraldı. Usta isimler, hem Mahmud Derviş'in o unutulmaz mısralarını seslendirdi hem de kendi eserleriyle Filistin'e omuz verdi.
Programa Filistin'den Atiye'nin yanı sıra Ahmed Seyyad ve Mustafa Matar da katılarak bu anlamlı gecenin saflarını sıkılaştırdı.
Tuvalde canlanan direniş sembolü
Sadece şiir mi? Elbette hayır. Programın en can alıcı detaylarından biri sahnede canlı performans sergileyen Filistinli ressam oldu. Etkinliğin başından itibaren fırçasını tuvale süren sanatçı, kapanışa doğru Mahmud Derviş'in portresini tamamlayıp katılımcılarla paylaştığında salonda alkış koptu.
Bu görsel şölene müzisyen Sedat Anar ve Selahattin Anar'ın o büyüleyici santur dinletisi de eşlik edince, ortaya sanatın direnişle harmanlandığı unutulmaz bir tablo çıktı.
İBB'den yapılan resmi açıklamada ise gecenin asıl amacına dikkat çekildi. Kurumdan gelen açıklamada, organizasyonun Mahmud Derviş'in anısını yaşatmanın yanı sıra "edebiyatın evrensel dili aracılığıyla Filistin halkıyla dayanışmayı büyütmeyi amaçladığı" kaydedildi.




