Bismillahirrahmanirrahim;
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize, âline ve sahabelerine olsun.
İsraf; İnsanın sahip olduğu nimetleri gereksiz ve aşırı tüketmesi demektir. İsraf; faydasız yatırımdır ve parayı toprağa gömmektir, gösterişe kaçmaktır, üretmemektir. “Elini bağlı olarak boynuna asma. Onu büsbütün de açıp saçma. Sonra kınanmış pişman bir halde oturup kalırsın.” (İsra 29). “Boynuna asma” ifadesi cimrilik anlamındadır. “Açıp saçma” ifadesi ise, israf anlamındadır. Cimrilik, nefsi meşru bir şeyden yararlanmaktan mahrum bırakmaktır. Haram kılınmamış bir şeyi insanların haram olarak kabul etmeleri yanlıştır. Hayatın güzelleştirilmesi, çirkinliğe ve israfa kaçmaksızın gerçekleştirilmelidir. İsraf hem fert ve hem de toplum için bir bozulmadır. Malı, Allah yolunda infak etmek israf değildir. Malın zenginler arasında dönüp dolaşan bir devlet, sermaye olmasını İslam uygun bulmaz. İçki, kumar, fuhuş, aşırı giyim, gurur, kibir, şan ve şöhret için ziyafet vermek gibi harcamalar israftır. İsraf, ferdin olduğu kadar topluma yön veren önderlerin de dikkat etmesi gereken bir husustur. İtibardan tasarruf olmaz sözü israfa meşruiyet kazandırmaz. Kişinin sağlıklı bir hayat sürmesi; beslenme, barınma, giyinme, ulaşım ihtiyaçları için harcama yapmasına bağlıdır. Bir Müslüman harcarken, haramdan kaçınma, helalinden tüketme, temizlik, aşırılıklardan kaçınma, sağlığını tehlikeye düşürmeme ve çevredekileri de hesaba katma hususlarını gözetmek zorundadır. Sağlığımıza dikkat etmemek, zamanımızı boşa harcamak israftır ve bunun hesabı bizden sorulacaktır. Gereksiz olarak musluktan akıtılan su, yakılan elektrik israftır. İsraf; sapmaların, bozulmaların, haksızlıkların, bozgunun sebeplerinden birisidir. İsraf; haddi ve ölçüyü aşmaktır ve aynı zamanda inkârcıların bir sıfatıdır. Çünkü onlar, Allah’tan gelen helâl ve haram ölçülerini tanımazlar. O ölçüleri işlerine geldiği gibi değiştirmeye kalkışırlar. Onlar, insan olarak kulluk yapmaları gerekirken Allah’ın ölçülerini çiğneyip geçerler. İsraf; savurganlıktır. Allah, dünya nimetlerini insanlar ve canlılar için yaratmaktadır. İnsana emanet olarak verilen malı saçıp savurmak, gerekli yerlere harcamamak, insanlar arasındaki ekonomik dengeyi bozar, kişiler arasındaki kıskançlığı artırır.
MÜSRİF
Müsrif; gereksiz harcama yapan israf eden, savurgan kimse demektir. İnsan, fikri, ruhi ve bedeni ihtiyaçlarını meşru yollardan tatmin etmek zorundadır. Aksi halde fikren şüphe ve tereddüde, ruhen bunalıma, bedenen de zafiyet ve güçsüzlüğe uğrar. Müslüman müsrif olamaz. Yılda bir milyon tona yakın ekmeğin israf edildiği toplumda dökülerek israf edilen yemekler, boşa akıtılan sular, gereksiz harcanan enerji, lüzumsuz tüketilen elbise, süs malzemeleri, büyük bir bütçe yok edilmektedir. Müsrifler, haddi aşan, ölçüyü kaçıran ve dengeyi bozan insanlardır. Müsrifler, hakkı tanımak ve salih ameller yapmak üzere kendilerine verilen akıl ve iradeyi, dünyanın geçici zevkleri uğruna kötüye kullanırlar. Müsrifler, İlahi emirler doğrultusunda kurulması gereken dengeyi tanımayan ve bozan insanlardır. Kur’an, Lut kavmini sapık bir ilişkiyi tercih ettikleri için müsrif diye niteler. İnkârcılar, müşrikler, münafıklar, fasıklar, facirler ömürlerini İslam yolunda harcamadıkları için en büyük müsriftirler.
CİMRİLİK
Cimrilik; malı emredilen yerlere harcamaktan kaçınmaktır. Başta zekât olmak üzere, Allah yolunda infak, cihat çalışmalarına katkı, aile fertlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için harcama yapmak farz kılınmıştır. Cimriliğin başlıca sebebi aşırı mal hırsı ve gelecekte yoksul kalma korkusudur. Cimriler, insanlar arasında da, Allah katında da sevimsiz ve aşağılık kişiler olarak görülür: “Onlar ki hem kıskanır, cimrilik ederler, hem de herkese cimrilik tavsiye ederler ve Allah’ın kendilerine fazlından verdiği şeyleri saklarlar. Biz de böyle nimetleri gizleyen nankörlere hor ve rüsvay edici bir azap hazırladık.” (Nisa, 37).
Cimrilik sahibine azaptan başka bir netice sağlamaz: “Allah’ın verdiklerinden cimrilik edenler, sakın bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar, bilakis bu onların kötülüğünedir. Cimrilik yaptıkları şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah işlediklerinizden haberdardır.” (Al-i İmran 180). Cimri insanın da, müsrif insanın da varacağı netice aynıdır. Cimriliğin de israfın da sonu pişmanlık duygusudur. Cimrilik cehaletten gelen kara bir lekedir. İsraf ise şeytanın işini yapmaktır. Müsrifler şeytanın kardeşleri olarak tanıtılmaktadır.
İKTİSAD
İktisad; orta yolu tutmak, itidal ile hareket etmek, tutumlu olmak, gereğinden az veya çok harcamaktan kaçınmaktır. İşlerin hayırlısı orta olanıdır. “Yürüyüşünde orta bir yol tut, sesini de kıs. Çünkü seslerin en çirkin olanı gerçekten eşeklerin sesidir.” (Lokman 19). İktisadın karşıtı israftır. Tutumlu olanlar, kimseye muhtaç olmazlar, rahat ve huzur içinde yaşarlar. İktisat, uygulamada orta yoldur. İktisat, Adil Düzen’dir. En etkili tebliğ, Adil Düzen’i yaşamaktır. İktisat, Milli Görüş’tür. İsraf ve savurganlık ise, faizci kapitalist düzendir. Faizci kapitalist düzen; insanların maddi ve manevi varlıklarını kurduğu hile rejimi ile çalan çağdaş bir hırsızdır. Günümüzde garip olan şey, toplumun iktisat olan adil düzeni değil, israf ve savurganlık olan faizci kapitalist düzeni tercih ediyor olmasıdır.
UYARILAR
Ey insan, dünyaya kalıbınla sahip ol, fakat kalbini ve himmetini ondan ayır. Komşusu açken tok yatan bizden değildir. Az yiyenin içi nurla dolar. Tıka basa yiyip içmekten sakının, bu bedeni yıpratır ve hastalık getirir. Sadaka ömrü uzatır. Az ye, çok yaşa. Tok olan cümle cihanı tok sanır. Aç olan âlemde ekmek yok sanır. Cahiller; üzümünü ye, bağını sorma dese de, ey Müslüman sen, bağını sormadığın şüpheli üzümü yeme. Bazıları; “dünyada mekân, ahirette iman” derler ama doğrusu şöyle olmalı: “Dünyada sağlam bir iman, ahirette cenneti eyler mekân.” Tok iken yemek yiyen mezarını dişiyle kazar. Dünya terzi dükkânı, ölçüyü veren gidiyor. Selam hidayete tabi olanlara…