GAZETEMİZİN 17 Nisan 2015 tarihli nüshasında muhterem

Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın İslâm ve İlim başlığı altında

Erzurum da vermiş olduğu konferansın özeti yayınlanmıştı. O konferansta

muhterem hocamız şöyle demekteydi: Bugün Batılının ilmi dediğimiz fiziği,

kimyayı, matematiği, astronomiyi, tıbbı, tarihi, coğrafyayı ve hatta bugünkü

ilimlerin hepsini Müslümanlar kurmuşlardır. Bu tabiî çok büyük bir iddia Fakat

bu iddiânın ispatına hazırız.

Merhum hocamız, daha sonra bu büyük iddiayı

delilleriyle ispatlamaktaydı. Batılıların Batlamyus unun bir seneyi 260 gün

zannetmesine mukabil, Müslüman âlim El Battanî nin, sadece 2 dakika ve 24

saniye kadar yanılma payı ile bir senenin 365 gün, 5 saat, 46 dakika, 22 saniye

olduğunu söylediğini belirten Erbakan hoca, daha sonra konuya büyük bir

vukûfiyetle, delilleri peş peşe sıralamaya devam etmekteydi: Akdeniz in hakiki

genişliğini ilk defa Müslüman âlimlerin ölçtüğünü, sinüs, kosinüs, tanjant ve

kotanjant hesaplamalarını Müslüman âlimlerinin keşfedip kullandıklarını,

Horasanlı Gıyasettin Cemşid in bir derecenin sinüsünü ilk defa hesapladığını

anlatmaktaydı.

Erzurum daki bu konferansla ilgili bilgileri okuyunca

gözümün önünde yıllar önce Gaziantep te dinlediğim konferans canlanıverdi.

İmam-Hatip te okuyorduk. Dayıoğlu Rauf Beyle birlikte merhum Erbakan hocanın

bir düğün salonundaki konferansına gidişimizi hatırladım. Konu İslâm ve İlim

idi. Konferansı baştan sona dikkatle dinlemiştik. Göğsümüz iftiharla

kabarmıştı. Dünyadaki bütün ilimlerin öncüleri Müslüman âlimlerdi. Bunu da bir

profesör dile getiriyor ve belgelerle ispat ediyordu.

Daha sonraları bu konferanslar bir broşür halinde

yayınlandı. Devamlı kitap aldığım merhum Said amcamızın (Müezzinlik

yapmaktaydı. Aynı zamanda mütevazı bir kitapçı dükkânı işletmekteydi) İslâm

Kitapevi nde bu broşürden yalnızca bir nüsha olduğunu gördüm ve onu aldım.

Broşürde konferanslardaki bilgiler özet halinde verilmişti. Defalarca okudum.

Sonraları bu broşür çok hizmet etti. Şöyle ki: Bizim zamanımızda İmam Hatip

orta kısmı dört sene idi. Bu şeklin en son mezunları bizdik. 12 Mart 1971

muhtırası verilmiş ve darbeciler İmam-Hatiplerin orta kısmını kapatmışlardı.

Anlatması uzun sürer (İnşallah başka bir yazımda anlatırım) uzun maceralardan

sonra liseye kaydolmuştum. Lisede de fen bölümünün matematik kolunu tercih

etmiştim. Modern matematik görüyorduk. İdeolojik tartışmaların en harâretli

devreleriydi. Matematik hocamız İslâmî değerlere karşıydı. Onun gibi düşünen

sınıf arkadaşlarımız Müslümanların gerici olduğunu söyleyip duruyorlardı. İşte

onlara karşı merhum Erbakan hocanın broşürünü okuyordum. Birçok arkadaşım

broşürü okumak için benden aldı. Bugüne kadar kütüphanemdeki beş binden fazla

kitabı kitap âşıklarına hediye etmişimdir. Ama o broşür elimde bir nüsha olduğu

için benim için çok değerliydi ve ödünç verip, okunduktan sonra geri

alıyordum.

Yıllar sonra arkadaşım Şaban Döğen Hoca (genç sayılacak

yaşta Rahmet-i Rahmân a kavuştu. Ruhu şâd olsun), Müslüman ilim öncüleriyle

ilgili bir çalışma yapmak istediğini, bununla ilgili elimde eser olup

olmadığını sordu. Kendisine, bu konuda eser bulmanın zor olduğunu, yalnızca

muhterem Erbakan Hocanın bir broşürünün olduğunu söyledim ve broşürü kendisine

verdim. Çok gayretli olan arkadaşım bu broşürü temel alarak çalışmasını yaptı

ve Müslüman İlim Öncüleri Ansiklopedisi isimli eserini meydana getirdi. İşte

o eserin çekirdeği Erbakan hocamızın İslam ve İlim broşürü idi. O broşür

hayırlı bir hizmete vesile olmuştu.

Namık Kemal, Eder tenvîr-i âlem bir mekinin kuvve-i azmi

/ Cihan titrer sebat-ı pây-î erbab-ı metanetten diyor. İslâm ve İlim

konferanslarını ve bir broşürün yaptığı hizmetleri görünce, bu satırlardaki

manayı daha iyi kavrıyoruz.