Bismillahirrahmanirrahim
Yaratan, yaşatan, yöneten, iki cihan saadetinin tek
çaresi İslam ı bir hayat nizam olarak gönderen âlemlerin Rabbi Allah (c.c) a
hamd, Peygamberimiz, muallimimiz, liderimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya,
âline ve ashabına salât ve selam ederiz.
Günümüzde yaşanan yerel, bölgesel ve küresel olayları
doğru okuyabilmek için Müslümanlar başta olmak üzere insanlık âleminin İslam ı
ve ırkçı emperyalizm i, haçlı batıyı ve bunların İslam dünyasındaki
işbirlikçilerini tanıması ve bilmesi gerekir. Biri hak diğeri batıl olan bu iki
tarafı bilmeden kavramadan yaşanılan olayları doğru okumak imkânsızdır. İslam,
batıl ve temsilcilerine karşıdır. Batıl ve temsilcileri ise, İslam a karşıdır.
Tarih boyunca yaşanan bütün savaşlar Hak batıl mücadelesinin bir sonucudur.
İçinde yaşadığımız dünyada iktidar gücü Müslümanların elinde değil, Irkçı
Emperyalizmin elindedir. Yeni Dünya Düzeni diye bilinen düzen Siyonizm in
düzenidir. Bu düzen ırkçı bir anlayışa sahip olduğu için uzlaşmacı değil,
çatışmacı bir düzendir. Bu düzenin nihai hedefi Büyük İsrail i kurmak ve
inkârcı beni İsrail in dünya hâkimiyetini sağlamaktır. Müslümanlar başta olmak
üzere diğer ırklara ve dinlere mensup milletler bu üstün ırkın düşmanı olarak
görülmektedir. Bu inancın bir sonucu olarak da içinde bulunduğumuz dünya
yaşanılmaz haldedir. NATO ve batılı kuvvetler, dünyanın dört bir yanında İslam
ve Müslümanlarla bu inanç sebebiyle savaşmaktadır. Dünyanın yönetiminin
bunların elinden alınması hakkı üstün tutan Müslümanların eline geçmesi bir
zorunluluktur.
Bu olay kendi kendine olacak bir şey de değildir.
Müslümanların hayatlarını iman ve cihad olarak görüp bu uğurda topyekûn bir
mücadele vermeleri gerekir. Bu mücadele ile insanlık barış ve saadet ortamına
ulaşabilir. Allah, bütün Müslümanlara bu uğurda ümmet Halide yapacakları
insanlık ve Müslümanlık vazifelerini yüz akıyla yapmayı nasip etsin. Rabbimiz
bize hakkı hak olarak kavramayı, batılı batıl olarak görmeyi, hakkı tutup hâkim
kılmayı, batılı yok etmeyi nasip etsin. Müslümanlar Saadet asrı, Raşit
halifeler, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular, Osmanlılar döneminde yeryüzünde
adil bir düzen kurmuşlardır. İnsanların saadeti için barış esas alınmıştır,
hürriyet esas alınmıştır, insan hakları, adalet esas alınmıştır, herkese refah
esas alınmıştır, herkesin malı ve şerefinin korunması esas alınmıştır. Böylece
yeryüzünde bir saadet dünyası yaşanmıştır. Ancak takdiri ilahi, son üç asırdır,
zahiri güç dünya Siyonizm inin eline geçmiştir. Onlar da bu üç asır içinde
dünyayı, kendi dünyaları haline çevirmişler ve bir zulüm dünyası kurmuşlardır.
İşte böyle bir noktada yeniden saadet dünyasının kurulması gerekir ve bu saadet
dünyası Türkiye nin öncülüğünde bütün insanlık tarafından kurulacaktır. Lider
ülke Türkiye demek Milli Görüşün zihniyet, Saadet Partisinin de kadro olarak
tek başına iktidarda olduğu bir Türkiye demektir. Kapitalizmin ve işbirlikçi
kadroların iktidarda olduğu bir Türkiye lider ve öncü bir Türkiye olamaz. Her
şeyden önce bu meselenin görülmesi gerekir.
Çünkü peygamberlerin insanlara göstermiş olduğu hak
anlayışı vardır. Bir de firavunların gösterdiği hak anlayışı vardır. Siz
peygamberlerin göstermiş olduğu hak anlayışında yürürseniz dünyaya bunu hâkim
kılarsanız herkes saadet bulur. Firavunların hak anlayışını hâkim kılarsanız,
herkes zulüm dünyası içerisinde gözyaşına ve kana boğulur ve harap olur.
İşbilikçi Yönetimler
Bugünkü yenidünya düzeninin etkin gücü ırkçı emperyalizm
inanışının doğal bir sonucu olarak Beni İsrail ırkından olmayanlar ya köle
olacaklar ya da yok edileceklerdir. Bu inanış; eşit haklar, adil düzen ve
birlikte barış içerisinde yaşamayı kabul etmemektedir. Irkçı emperyalizm, bir
yandan 16. asırda Hıristiyanlık dinini değiştirip faizi helal sayan
Protestanlık Mezhebi ni kurmak suretiyle yeryüzünün her tarafında kurduğu
faizci kapitalist düzen vasıtasıyla bütün insanlığı sömürerek para gücü nü
ele geçirmiştir. Diğer yandan, 1 dolar üzerindeki piramit ile sembolize edilen
dünya organizasyonu vasıtasıyla Beni İsrail ırkından olmayanları ırkçı
emperyalizmin hedeflerine hizmet ettirmek için takriben üç asırdan beri,
yeryüzünün insan gücünü ve kontrolünü ele geçirmiştir. Bu işbirlikçiler
teşkilatı vasıtasıyla bütün devletlerin yönetimlerini ele geçirmeyi, kontrolüne
almayı başarmıştır. Bu gün İslam ülkeleri yöneticilerinin kahir ekseriyeti
ırkçı emperyalizmin kontrolündeki ABD nin işbirlikçisi konumundadır. Halklarına
hizmet edeceklerine yenidünya düzeninin efendilerine, ırkçı emperyalizme hizmet
etmektedirler. Tarih boyunca batılın güç merkezleri ile işbirliği içinde
bulunan münafık unsurlar olagelmiştir. Bu unsurların varlığından Kuran bizleri
haberdar etmektedir. Münafıkların, kitap ehli kâfir kardeşlerine: Eğer siz
yurdunuzdan çıkarılırsanız, biz de sizinle beraber çıkarız, sizin aleyhinizde
ebediyen kimseye itaat etmeyiz, eğer savaşa tutuşursanız size elbette yardım
ederiz. Dediklerini görmedin mi Allah, onların yalancı olduklarına şahitlik
eder. (Haşr: 11) Bu münafık işbirlikçi unsurlar, tıpkı müttefikleri gibi ifsat
için çalışmayı gaye edinmişlerdir. Bu işbirlikçi yönetimler bugün İslam
dünyasının en büyük meselesidir. İnsanlığın ve İslam dünyasının üç asırdan beri
barışa, adil bir düzene ve huzura hasret kalmasının temelinde yatan ana sebep,
Irkçı emperyalizm ve işbirlikçileridir. Küfrü esas alanlar ile onların
işbirlikçisi münafık unsurlara karşı duruşumuzun ne olacağını Rabbimiz bizlere
bildirmiştir. Kâfirlere ve münafıklara itaat etme ve onların eziyetine
aldırma. Allah a güven, vekil olarak Allah yeter. (Ahzap: 48)
İşbirlikçi yönetimlerden kurtulmanın tek yolu Milli
Görüşe dönmektir. Milli Görüşten başka kurtuluş yolu yoktur. Çünkü bu işin
temeli hak anlayışına dayanır. Doğru hak anlayışını Milli Görüş ve onun tek
siyası temsilcisi Saadet Partisi temsil ediyor. Öbür işbirlikçi kadroların
hepsi yanlış hak anlayışına sahip oldukları için zulümden başka bir şey
yapamazlar.
İslam Birliği
Müslümanlar tek bir ümmettir. Küfür de tek bir millettir.
Bu husus ayet ve hadislerde bildirilmiş bir gerçektir. Küfür dünyası bugün
birlik halindedir. Kurumlarını kurmuşlar, hedeflerini belirlemişler, gayelerine
ulaşmak için yoğun bir çalışmanın içindedirler. İnsanları haktan batıla çevirmenin
mücadelesini veriyorlar. Allah, Erbakan hocamızdan razı olsun, ırkçı
emperyalizmin kontrolündeki küfrün birliğini timsaha benzetmiş ve şöyle
demiştir: Bu Timsahın alt çenesi Avrupa Birliği, üst çenesi ABD, ana gövdesi
İslam ülkeleri dâhil işbirlikçi yönetimler, kuyruğu ise İsrail dir. Timsahın en
zararlı organı üst çenesi olduğu için buna ABD, en zehirli kısmı kuyruğu olduğu
için de, buna İsrail denmiştir.
İnsanlığın saadeti, dünyadaki huzur ve barışa bağlıdır.
Bu ise ancak İslam ile sağlanabilir. İslam
insanlığa saadeti getirecek olan doğru hak anlayışına sahiptir. Irkçı
Emperyalizmin kurduğu ve yürüttüğü yenidünya düzeni firavunların hak anlayışına
sahip olduğu için, bu düzenle insanlar saadet bulmamış ve bulamayacaktır.
İslam dünyası Kur an ve Sünnetin kesin hükmüne rağmen
birlik halinde değildir. Birlik halinde olmadığı içinde kurum ve kuruluşları
yoktur. Bu gün Müslümanlar kendi birliklerini kurmak ve kurumlarını oluşturmak
zorundadırlar. Bu, zulüm dünyası yerine, yeni bir saadet dünyasının kurulması
için gereklidir. Milli Görüş Lideri Erbakan hocamız ömrünü bu birliğin
kurulması için adamıştır. Biz yeni bir dünya kuracağız. diye yola çıkmıştır.
İslam birliğinin bir çekirdeği olarak D-8 in kuruluşu 15 Haziran 1997 tarihinde
ilan edilmiştir. D-8 ler bir çekirdektir. Bunun etrafında D-60 lar, 60 tane
Müslüman ülke bir araya getirilecektir. Bu D-60 larla beraber İslam birliğini
kurulmuş olacaktır. Bu birlik sayesinde Müslümanlar gerçekten tek bir ümmet
olarak kaynaşacaktır. Amerika istemese de, bütün ezilen ülkeler de bu birliğin
etrafında toplanacak ve D-160 lar birliği oluşmuş olacaktır. Bunun için
D-8 ler: 1- Savaş değil, barış, 2- Çatışma değil, diyalog, 3- Çifte standart
değil, adalet, 4- Üstünlük değil, eşitlik, 5- Sömürü değil, adil düzen, 6-
Baskı ve tahakküm değil, insan hakları hürriyet ve demokrasi esaslarını
kendisine bayrak yapmıştır. İSLAM BİRLİĞİ yani YENİ BİR DÜNYA şu 10 küresel
kuruluş üzerine inşa edilecektir. Bunlar: 1- İslam Birleşmiş Milletler
teşkilatı, 2- İslam Siyasi İrade Teşkilatı, 3- İslam Teknolojik İşbirliği
Teşkilatı, 4- İslam Para Birimi, 5-
İslam Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, 6- İslam Dünya Bankası, 7- İslam Fakirlere
Yardım Teşkilatı (IMF), 8- İslam Kültür
İşbirliği Teşkilatı, 9- İslam Şuurlandırma ve Tanıtma Teşkilatı, 10- İslam
Kadın ve Aileyi Koruma Teşkilatıdır. Bu birliğin kurulması bütün insanların
saadeti için gereklidir. Hatta İsrail de oturanların da saadet ve huzur içinde
yaşamaları bu birlik sayesinde mümkün olacaktır.
Bunu Milli Görüş Kuracaktır
Mazlumlar ayağa kalmadan zalimler diz çökmez. İslam
Birliğini öncülüğünü Milli Görüşün yaptığı Müslüman Topluluklar Birliği
kuracaktır. Yukarıda da ifade edildiği gibi İslam Birliği alt yapısı Erbakan
hocamız tarafından kurulmuştur. Burada Türkiye de Milli Görüşçülere büyük
görevler düşmektedir. Biz dedikoduları bırakıp davamız için yapmamız gereken
tebliğ, tanıtma, eğitim ve siyasi şuurlandırma görevimizi ciddi manada yaparsak
Allah bize yardım eder ve biz zafere ulaşırız. İktidarı veren de alan da Allah tır.
Milli Görüşçü buna inanan insandır. Rakamlara bakarak inancından vazgeçmez.
Önemli olan çoğunluk değil keyfiyettir. Kuvvet kudret sahibi Cenab-ı Hak dır.
Rabbimiz buyuruyor: (Resulüm!) De ki: Mülkün gerçek sahibi olan Allah ım! Sen
mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini
yüceltir, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir.
Gerçekten sen her şeye kadirsin. (Ali İmran: 26) Bununla imtihan olunmaktayız
vesselam.