2018’de bir lokantamız vardı. Çalışacak eleman bulamıyorduk. 2026’da hanımla ufak bir işletme açtık. Yine adamakıllı personel bulamıyoruz. Bunca işsizlik edebiyatı… Bunca açlık feryadı… Yok, gelecek kaygıları… Yok, ev genci tafraları… Hepsi demagoji… Nasıl yani, hükümetin hiç mi suçu yok? Var tabii. Ama bu yazının konusu değil. Onların sebep olduğu işsizlik başka… Üzerinde duracağımız konu bambaşka…
İş çok… İşsiz de çok… Şöyle ki… Malum sözde aydın zihniyetin kurduğu eğitim sistemi sadece öğütüm sistemi olarak iş gördüğünden… İnsanları yeteneklerine, ilgi alanlarına göre değil de… Tek tip… Konserve… Kendi zihniyetlerine göre yetiştirmeyi hedeflediklerinden… Yüz yıldır binlerce vasıfsız, sanatsız, zanaatsız adam/hanımefendi türedi. Evlatlarımız 20 yıl okul okuyorlar sözde… Günün sonunda ellerinde geçim kaynağı sayılabilecek hiçbir meslek kalmıyor. Neden? Çünkü çoğu; gönül-hormon işlerinden, çeşitli bağımlılıklardan, oyun oynaştan vakit bulamadıkları için okuduklarından da hiçbir şey anlamıyorlar.
Düzgün okuyanlar da oluyor ancak okumak para etmiyor. Okumak, yüksek bir icradır. Para kazanmak için okul okunmaz. Okunmamalıdır. Okumak ruhu eğleştirmek, geliştirmek, dinginleştirmek içindir. Okumak genel kültürü artırır. Para kazandırmaz. Ancak temel ihtiyaçları karşılamak için okuduklarından edindiğin bilgilerin ışığında bir ticaret yapabilirsin. Örneğin dünyayı kurtarmak adına bir dergi çıkarırsanız batabilirsiniz. Ama stratejik bir konumda bir dönerci, bir kebapçı yahut büyük bir pastane açar, insanların midesine çalışırsanız, köşeyi dönmeniz kaçınılmazdır.
Okuyarak para kazanmaya çalışırsanız en fazla memur olabilirsiniz. Ünvanınızın hiçbir önemi yok. Bir amir yahut vasıflı bir memur olsanız bile çok çok üç beş kuruş daha fazla para alırsınız. Diğer memurlardan üç beş cümle daha fazla söyleme hakkınız olur. Başka… Memurlukta aylık sabit garanti gelir mantığı kafanızı rahatlatır. Boyunuz ne kısalır. Ne uzar. İnsanı körelten bir rahatlığı vardır kamu kurumlarının… Her şey o kadar rutine döner ki… Bir zaman sonra kendinizi geliştirme çabanızı tamamen rafa kaldırırsınız. Yüz yılda çalışsanız alacağınız para az çok bellidir. Ayın on beşinde maaşınız bittiğinde yapabileceğiniz şeyler de bellidir. Elden borç almak, bankadan borç almak (kredi kartı), uçan kuştan borç almak… Aldıkça almak… Battıkça batmak…
Hasılı
İlkokul, ortaokul, lise, üniversite 20 yıl okuyup işsiz kalmak yerine… En azından yazları bir yerlere göndersek çocuklarımızı… Birer ikişer zanaat öğrenseler… Hem manevi hem dünyevi yönlerini geliştirmek için çabalasak… Hem Müslüman, hem âlim hem tüccar evlatlarımız olsa mesela… İşsizlik, geçimsizlik gibi dertleri olmasa fena mı olur? Arkadaş günümüzde işsizlik sorunu yoktur, bilinçsizlik sorunu vardır. Şuursuzluk sorunu vardır. İş çok… Adam gibi adam yetiştiren, adam gibi adam müfredat yok… Allah yardımcımız olsun canlar. Allah’a emanet olunuz.