Devlet-i Aliyye yıkılmış…
Şeriat-ı Garrâ-yi Muhammediye kaldırılmış…
Bin dört yüz yıllık ilmin kapısı kapatılmış…
Heyhat! Hâlâ canhıraş, mevzii terk etmeyen yiğitlere bak sen!
İslam ümmeti başsız kalmış…
Haneleri, beldeleri ateşler sarmış…
Zulüm kâinatı esir almış…
Heyhat! Hâlâ aslanlar gibi çarpışan mücahitlere bak sen!
Adalet sultanlara mahsus,
Zindanlar mazlumlara ayrılmış…
Ahir zaman Yahudilere insan hakları yazdırmış…
Heyhat! Hak namına canından geçen, gözü kara şehitlere bak sen!
Kimlikler, hafızalar sıfırlanmış…
Samiri’nin buzağısı yeniden canlanmış…
Ahir zaman Musa’ları, İbrahim’leri çaresiz kalmış…
Heyhat! Hâlâ bir başına Hakk’a çağıran davetçilere bak sen!
Namaz kılan kalmamış…
Günahsızlar ayıplanmaya başlamış…
Kâbe’de şeytanlar, müminleri taşlamış…
Heyhat! Arşın gölgesine talip, arı duru genç kardeşlerime bak sen!
Çok yüzlülük strateji sayılmış…
Güvensizlik mikrop gibi yayılmış…
Tanrılık iddiası kullar arasında meşrulaştırılmış…
Heyhat! Kıyameti geciktiren ihlaslı müminlere bak sen!
Gelsin geldiği gibi zalimler…
Vursun sırtımızdan, ak peçeli kara hainler…
Bin dert, bin tasa, yokluklar, engeller…
Ardınıza bakmadan koşun! Allah yolu bizi özler…
Yorulmak yoktur canlarım…
Durulmak yoktur canlarım…
Dünyada istirahat yoktur canlarım…
Gül yüzlü peygamber, sahabeler ve can şehitler bizi bekler!