Garip gelişmelere şahit oluyoruz:
CHP, eski uygulamaları olan Türkçe ezan talep ettiği için, kendi milletvekili Öztürk Yılmaz’ı disipline sevk etti.
Ya ABD?
O da şaşırttı!
* Kendi müttefiklerinin başına ödül koyduklarını açıkladılar.
* İran’a uygulanan ambargodan Türkiye muaf tutuldu.
* Halkbank’a ceza verilmedi.
* USD düşüşü devam etti.
Peki, bu yaşananları, nasıl okumalıyız?
Biz, şunu bilmekteyiz ki; emperyalistlerin oyunu bitmez. Onların bir sürü planları vardır. Saymakla bitmeyecek kadar. Alfabemizde kullandığımız harfler bile, bu planlara yetmez, kifayetsiz kalır. Ama biz inanıyoruz ki; Cenab-ı Allah’ın planı daha büyük ve daha hayırlıdır.
Çok değil; bundan bir ay öncesi ABD ürünleri boykot ediliyor, herkese yerli ürün kullanın çağrısında bulunuyorlardı. Olanlara bakılırsa; sanki ABD’ye harp ilan edilecekti. Şu, baş döndürücü gelişmelere bakar mısınız?
Burada, ister istemez fikirler çatallaşıyor. En az ikiye ayrılıyor insanlar. ABD samimi mi değil mi? Mesele bu. Eğer, ABD yaptıklarında samimi ise, Türkiye ile açıklanmamış bir anlaşma mı var, diye bir soru gelmiyor değil akıllara. Sürecin Rahip Brunson’un iadesiyle başladığı muhakkak. O tarihten itibaren, ABD’nin attığı adımlar şaşırtıcı. Gerçi, ABD’nin geleneksel müttefiklerini kaybettiği için Türkiye’ye yanaştığı fikri de ortaya atıldı ve iktidar medyası tarafından epeyce işlendi. Bu ihtimal oldukça zayıf. Yaklaşmakta olan yerel seçimleri de hesaba katarak ancak sağlıklı yorumda bulunmak mümkün olabilir.
İran’a uygulanmakta olan ambargonun devam etmesi ve ABD’nin kararlı olması, bölgemizde, yani, İslam coğrafyasında hesabının bitmediği anlamını çıkarmak mümkün. Bu da ABD’nin işleri sıraya koyduğu, zaman kolladığı anlamına gelir.
ABD’nin İran’a koyduğu ambargo devam ederken iyimser olmak mümkün mü?