Bu başlıkla kaçıncı kezdir bu ve benzeri yazıları içim yanarak yazıyorum. Yazıyorum, yeriniyorum, paralanıyorum. Hepsi bundan ibaret. Kimselere sözümüz geçmiyor, kimseler bizi duymuyor, dinlemiyor. Kara siyasanın bağırtkanlarının kulakları tırmalayan sesleri yükseliyor. Hemen her zaman terörü bitireceklerini söylüyorlar ama terör artıyor, ölümler artıyor, yangın büyüyor.
Modern zamanlarda, modern çağlarda, demokrasi çağında, özgürlükler yüzyılında insanlar ölüyor, insanlık ölüyor.
Ölümü kuşanmış ruhların ölü gezginleri, ölü cesetleri görüyoruz. Gözlerimizin önünden geçip geçip gidiyorlar.
Suriye de Esad vuruyor öldürüyor, İsrail vuruyor öldürüyor, IŞİD vuruyor öldürüyor, El-Nusra vuruyor öldürüyor, PYD vuruyor öldürüyor, İncirlik ten kalkan ABD ile Türkiye uçakları vuruyor öldürüyor. Suriye kan gölü, Türkiye kan gölü, Irak kan gölü, Filistin on yılların mazlumu hemen her gün ölüyor, Yemen, Mısır, Afganistan, Pakistan, Libya her gün biraz daha ölüyor.
Evlerinden, barklarından, yuvalarından, olan mazlum mülteciler Akdeniz de boğuluyor. Çocukların, kadınların cesetleri sahillere vuruyor, sınırlarda kaçarlarken parçalanıyor, mayınlar öldürüyor. Suruç ta, Diyarbakır da, Halep te, Şam da, Bağdat ta hemen her gün insanlar ölüyor. Dünya insanlığının kılı kıpırdamıyor. Hümanist Batı keyifle ölümleri izliyor. Hem silâh satıyor, hem bomba satıyor, hem insanlık öldürülerek nüfus azaltılıyor.
Sosyal medyanın çığırtkanları ölüm kusuyor. Ölümlerden haz alıyor. İnsanlar ne kadar çok ölüyorlarsa o kadar mutlu oluyorlar. Daha çok ölüm istiyorlar. Basılı medya iktidarını koruma adına ölüm daha çok ölüm istiyor.
Başkasının ölümü üzerine zafer şarkıları söyleniyor. Kendi ölümleri olunca ateşler içine düşüyor.
Müslüman Müslüman ı öldürüyor.
Emperyalizm silâh satıyor, kazanıyor, savaşları kışkırtıyor. Birbirini öldüren Müslümanlar birbirlerinin cehennemini hazırlıyor. Ölen Müslüman da öldüren Müslüman da ateştedir kutlu uyarıya kimse kulak vermiyor.
Bu büyük yangını kimse söndürme çabasında değil.
İncirlik ten kalkan emperyalizmin uçakları topraklarımızı bombalıyor, insanımızı öldürüyor. Ölen Arap, Türk, Kürt, Acem, Alevi, Sünni, Laz, Çerkez, Abaza, cümle mümin ve müminat bizim insanımız. Bizim kardeşimiz, bizim canımız.
Kara siyasa şaklabanları ölümlerden ölüm beğendiriyorlar. Emperyalizmin oyuncağı kuklalar öldürmekten haz alıyor. Gözü kara. Birbirimizi tüketiyoruz. Enerjimizi tüketiyoruz. Haçlılar, emperyaller, siyonlar rahat etsin, huzur bulsunlar diye birbirimizi öldürüyoruz.
Bunda kazançlı çıkan Müslümanlar değil, Türkler değil, Kürtler değil, Araplar değil.
Her gün biraz daha biraz daha ölüyoruz.
Tükenen biziz. Birbirimize düşman olan biziz. Kan davasına dönüşen bu çatışmada yok olan biziz. İplerimizi ellerine geçirenler bizi kukla olarak kullanıyorlar. Başkalarının oyuncağı olmuşuz.
Her gün birbirimizden daha çok nefret ediyoruz, daha çok hınçlanıyoruz.
Sevgi bağlarımızı, yollarımız tükettik. Birbirimizin gözlerinin içine bakmayacak kadar nefret doluyuz.
Biz, biz olmaktan çıktık. Yazık oluyor bize, insanlığımıza.