İnsanlar yaratılışları sebebiyle gruplanır, birbirleri

ile çatışma konuları ararlar. Zannedersiniz ki savaş fikirler ve ideolojiler

üzerinedir. Oysa Mekke de iki kabile vardı. Emeviler şiddetleri ile tanınan bir

kabile, Haşimiler ise adaletleri ile tanınan bir kabile idiler. Halk Haşimileri

daha çok sever ama Emevilerin şerrinden onların yanında yer alırdı. Böylece

denge oluşmuştu. Kur an nâzil olmaya başlayınca kabileler Hazreti Muhammed

aleyhisselâma karşı birleştiler ve birlikte saldırmaya başladılar.

Bu saldırı inandıkları dinden ileri gelmiyordu. Emeviler

Emevi oldukları için saldırmışlardı. Haşimiler ise Hz. Muhammed nasılsa

yenilecek, onun yanında olursak tüm Arapları bize düşman ederiz, mahvolur

gideriz diye Hz. Muhammed e karşı oldular. Hazreti Muhammed in tarafsız kalması

için Emeviler ile Haşimiler birleşmeliydi. İslâmiyet galip gelip İran ı ve

Kuzey Afrika yı fethedince yeniden Emevi-Haşimi çatışması başladı, böylece

Müslümanlar birbirlerini öldürmeye başladılar. Tamamen kabile çatışması söz konusudur.

Her yerde gruplar vardır. Gruplardan biri Emevilerin

yanında olunca, diğer taraf da kendi varlığını sürdürmek için öbür tarafta yer

aldı. Türkiye deki CHP-DP çatışma geleneği de böyledir. Halk kendi aralarında

kavgalıdır. Biri bir taraf olunca öbürü diğer taraf olur. İlk partiyi kurarken

(MSP; İzmir ve Ege Bölgesi) bir köye gitmiştim; CHP ve DP temsilcileri gelip

yakınlık gösterdiler, dinlediler, esasta kabul ettiler. Sonunda biri bana dedi

ki; Ayrı ayrı bizimle uğraşma, biz gelirsek ikimiz geliriz, birimiz gelsek

yenilmiş oluruz.

Emevilerin zulmü insanları karşı tarafta topladı.

İranlıların desteği ile Abbasiler iktidar oldular. İranlılar Alevi/Şii olarak

kaldılar. Böylece kendi kültürlerini korudular. Sonra Türkler Sünni oldular,

böylece Pers/İran kültüründen kendilerini böyle korudular.

Demek ki hiç kimse inancı için savaşmaz, kendi ideolojisi

için inancı araç olarak kullanır. Bunun istisnaları vardır, o istisnalar da

peygamberlerdir ve peygamberlere uyan ilk cemaattir. Kur an dan sonra peygamber

gelmeyecektir ama bu şekilde inanan kimseler çıkacaktır. Bediüzzaman böyle

biridir.

Necmettin Erbakan cihada girişirken inancı sebebiyle

girişmişti; inancı dışında bir gayesi olsaydı kendisi mason olur ve en yüksek

seviyelerde yer alırdı, başbakan olabilir, cumhurbaşkanı olabilirdi. F. Gülen,

Risaleleri, kendi cemaatini galip getirmek için kullandı. R. Tayyip Erdoğan da

böyle yaptı, Millî Görüş hareketini AK Parti için kullandı.

Müslümanların bugünkü çatışmaları İslamiyet için değil,

kendi gruplarını hâkim kılmak içindir. Bu savaşın İslâm a zararlı olacağı

sanılmasın, bu sayede her iki taraf da güçlenmiş olur. Artık Müslümanlar galip

gelmiş ve insanlığın süper gücü olmaya başlamışlardır. İki grubun çatışması

sonunda İslâm dışı faaliyetler eriyip gitmiştir.

KUR AN bize ayrılığa düşmememiz için yollar çizmiştir.

ADİL DÜZEN E GÖRE İNSANLIK ANAYASASI bunun kurallarını

koymaktadır.

1-DİNDE ZORLAMA YOKTUR. Din yalnız inanç değil, aynı

zamanda DÜZEN dir. Karşı tarafa zorlama yapmadığınız takdirde inanç uğrunda

çatışma olur mu Allah ın indindeki din/düzen âdildir. Din çatışma değil

barışma aracıdır.

2-ARAMIZDA ÇIKAN NİZALARI HAKEMLERLE HALLETMELİYİZ.

Hakem(ler)in kararlarına uyacağız. O zaman çatışma olmaz. Hakemlik usulünü

benimsemeyen topluluklar İslâm dininde/düzeninde olamazlar. Hakemlik sistemini

kabul etmediğimiz zaman barış içinde olmamız, iman içinde olmamız mümkün

değildir.

3-YERİNDEN YÖNETİM SİSTEMİ getirilerek merkezler taşra

halkının yaşama ve çalışmalarına karışmamalıdır; iç işlerinde tamamen bağımsız

olmaları gerekir. On aile (ocak) istediği gibi yaşamalıdır. Bucaklar kendi

hukuk düzenlerini kendileri kurmalıdır. İller bağımsız olmalıdır. Ülkeler

bağımsız olmalıdır. İnsanlık barış içinde birlikte yaşamalıdır.

4-Ekseriyet demokrasisi kalkmalı, HİCRET DEMOKRASİSİ

gelmelidir. Kişiler istedikleri yerlere göç etmeli ve maddi zarara

uğratılmamalıdır. Bunun için bir vakıf kurulabilir, vakıf hicret edenlerin

yerlerini satın alır, sonra burayı oraya hicret edenlere satar.