Cumhuriyet 100 yaşını doldurmak üzere!
Bu yüz yıllık dönemin ilk çeyreğinde tek parti yani CHP’li iktidarlar ülkemizi yönetti!
İkinci çeyreğin ilk yılında tek partili dönem sona erdi ve Demokrat Parti iktidara geldi!
İlk çeyrekte tek başlarına ülkeyi yöneten CHP’liler bu dönemi hazmedemeyerek tekrar iktidar olabilmek için “her yola” başvurdular.
Ama ilk çeyrekte yaptıkları milletin kafasında o kadar yer etmişti ki CHP’liler bu şansı bir daha yakalayamadılar.
İkinci çeyreğin ilk on yılı sonunda askeri darbe yaşadık.
İkinci çeyreğin sonraki yılları ve üçüncü çeyrek siyasi hayatımızda koalisyonlar dönemi olarak tarihe geçti.
Demokrat Parti, Adalet Partisi, Doğru Yol Partisi, Anavatan Partisi gibi partiler iktidara geldiler.
İkinci ve üçüncü çeyreğin en çok dikkat çeken gelişmeleri Milli Görüş partileri oldu!
Milli Nizam, Milli Selamet, Refah, Fazilet ve Saadet partileri siyasete ağırlıklarını koydular.
Yüzyıllık dönemin son çeyreğinde ise iktidara Milli Görüş’ten ayrılarak kendilerini “muhafazakâr demokrat” olarak tanımlayan AKP’liler geldi.
Evet, ilk çeyrek CHP dönemi son çeyrek ise AKP dönemi olarak adlandırılabilir. Son çeyrekte iktidar koltuklarında oturmakta olan AKP’liler ilginç bir siyaset izliyorlar.
Her ne zaman kendilerine son çeyrekte yapılan yanlışlıklar hatırlatılacak olsa onlar hemen ilk çeyrekte yapılmış olan yanlışlıkları gündeme getiriyorlar.
Yani yapmış oldukları hatanın konuşulmasından bir bakıma gündeme getirilmesinden hiç hoşlanmıyorlar.
Hemen ilk çeyreğe atıfta bulunarak kendilerinin iktidarda olmamaları halinde CHP’lilerin yine milletin ensesinde boza pişireceğini iddia ediyorlar.
Doğrudur Cumhuriyet’in ilk çeyreğinde birçok yanlışa imza atılmış ve millet ile yönetim arasına kalın duvarlar çekilmiştir.
Ama bu demek değildir ki son çeyrekte yapılan yanlışlıklar görmezden gelinsin ve üzerinde hiç konuşulmasın.
Son çeyrekte iktidar koltuklarında oturanlar keşke milletin gözünü ilk çeyrekte yapılanlar ile korkutma yerine kendi yanlışlarını düzeltme yolunu seçmiş olsalar.
Bir asırlık dönemin sonunda hâlâ ilk çeyrekte yaşanmış olan vahim hataları konuşuyor olmak ve bunları konuşarak kendi hatalarını gizlemeye çalışmak elbette hoş karşılanamaz!