İktidar ile ana muhalefet arasında ilginç bir süreç yaşanıyor.
İktidarın attığı her adım ana muhalefetin ekmeğine yağ sürüyor!
Ve ana muhalefetin elini güçlendiriyor.
Ama ana muhalefet de iktidarın yaptığı bu kıyakların karşısında onlardan aşağı kalmayacak adımlar atıyor.
Yani iktidarın yerini koruması için elinden geleni yapıyor.
İktidar ve ana muhalefet karşılıklı birbirlerinin işine yarayacak adımlar atmayı sürdürüyorlar.
İktidar, aldığı gözaltı ve tutuklama kararlarıyla ana muhalefete olan ilgiyi artırıyor.
Millet “neler oluyor yahu” diye ana muhalefete yönelirken bu defa ana muhalefet boykot kararları ile gündem olmaya çabalıyor.
Ana muhalefetin boykot konusunda cılız kalan sesi iktidar takviyesi ile gür bir ses halini alıyor.
Ana muhalefetin üç beş kişi arasında konuşulan boykot kararı iktidarın tüm gücü ile yüklenmesiyle pek çok kişinin tartıştığı bir olay haline geliyor.
Yani ana muhalefetin etkili olmayan boykot kararı iktidarın olayı abartması ile popüler bir görünüm kazanıyor.
İktidar sözcüleri meseleyi o kadar abartıyorlar ve boykot kararı alanları “azgın azınlık” olarak tanımlıyorlar.
Peki, bu kararı alanlar nasıl tanımlanabilir?
Herhalde “şaşkın çoğunluk” demek yerinde olur.
İktidar ve muhalefet bir bardak suda fırtınalar kopararak siyaset yaptıklarını düşünüyor olmalılar.
İktidar sözcüleri bu kadar üzerine gitmese pek çok kişinin farkında bile olmayacağı boykot olayı bir anda ülkenin en önemli meselesi haline geliyor.
Evet, iktidar ile ana muhalefet arasında böyle ilginç bir süreç yaşanıyor.
İktidar, ana muhalefetin ekmeğine yağ sürüyor.
Ana muhalefet ise bunu elinin tersi ile itiyor.
Bakalım bu ilginç süreç nasıl sonuçlanacak?
Ve bu sürecin sonunda kazanan kim olacak?
Kazananın kim olacağı bizim açımızdan şimdilik meçhul!
Ancak asıl kaybedenin bu kadroları iktidarda ve ana muhalefette tutanların olacağı açık!
Gerek iktidarı oluşturan kadroların gerekse ana muhalefeti oluşturan kadroların elinden gelen bu!
Onlardan daha fazlasını beklememek gerek!
Siyasette bu çıkmaz sokaktan kurtulmanın tek yolu seçmenlerin duruma el koymasından başka bir şey değil.