Bu sabah arkadaşım aradı, iki aydır kafesinde donuk bir vaziyette duran muhabbet kuşunu aynı türden bir arkadaşla ödüllendirdiğini ve kuşun arkadaşıyla gizemli bir şekilde anlaşıp neşelendiğini ifade etti. Arkadaşımı dinlerken her canlının kendi türüyle yakınlık kurma ihtiyacının olduğunu düşündüm ve Maslow’un meşhur ihtiyaçlar hiyerarşisinde insanın arkadaş gereksinimine hassaten yer verilmesi gerektiğine inandım. Yalnızlaşma kentli insanın maruz kaldığı sorunların başında yer alıyor ve ne yazık ki bu sorun diğer canlı türlerini de etkiliyor.

Tom Hanks’ın başrolünü oynadığı Yeni Hayat filmini izlediğimde arkadaşlarımızın, dostlarımızın hayatımızda önemli bir yere sahip olduklarını ve bir boşluğu doldurduklarını düşündüm. Hatırlarsınız filmin kahramanı elindeki evrakları ilgili kişilere ulaştırabilmek için yaptığı yolculukta kazaya maruz kalmış ve okyanusa düşen uçaktan sağ kurtulmuştu. Tom hiçbir insanın ayak basmadığı ıssız bir adada yapayalnız kalmış ve yaşamını sürdürebilmek için burada yeni bir hayat kurmaya çalışmıştı. Ada içinde barınan canlıların temel ihtiyaçlarını karşılayacak zenginliğe sahipti. Tom adayı keşfettikten sonra buradan topladığı ağaç dalları ile kulübe yapmış, kazadan kurtarabildiği bir kaç eşyası ile küçük bir barınak inşa etmişti. Tom denizin ve adanın imkânlarını kullanarak hayatta kalmaya çalışmıştı ancak iletişim kurabileceği bir arkadaşa ihtiyacı vardı, bunu nasıl sağlayacaktı!

Tom bu ıssız adada ne kadar kalabilirdi? Yalnızlık ruhunu ve bedenini acıtan bir sancıya dönüşmüştü ve başını boşluğa doğru çevirip insana ait bir iz arıyor sonra gözleri boşlukta öylece kalıyordu. Bir akşam vakti duyguları üzerindeki kontrolünü kaybedip bağırmaya başladı ve farkında olmadan elini taşa hızla çarpıp yaralandı. Can havliyle kurtardığı eşyalar arasında yer alan topa ulaştı ve olduğu yerde durup olup bitenleri anlamaya çalıştı. Tom heyecanla tuttuğu topun üzerinde kanayan parmaklarının izinin yer aldığını fark etmiş ve bu görüntü zihninde bazı çağrışımlar oluşturmuştu. Tom topa elindeki ağaç dalını geçirdi ve ona arkadaş rolü verdi. Tom burada kaldığı sürece arkadaş, dost rolü verdiği bu topla konuştu, içini ona döktü, onunla bitmek bilmeyen gecelerde uzun uzun sohbet etti. Tom bu topu yanından hiç ayırmadı ve hayali dostu sayesinde moral buldu, hayata tutunmaya çalıştı. Tom’un hikâyesi insanın yalnızlığa yatkın olmadığını özetleyen bir hikâyeydi ve dost ekmek kadar önemliydi.

ÇAY ARKADAŞLIĞI

Genç bir okurum, arkadaş seçiminde hata yaptığından ve güvendiği kişilerin kendisine zarar verdiğinden söz etmiş ve artık insanlardan uzaklaşıyorum, yalnızlığı seçiyorum diye serzenişte bulunmuş. Kan bağı ile yakınlığımız olan kişileri seçme hakkımız yok ama dostlarımızı seçerken taleplerimizi gözden geçirip daha dikkatli olabiliriz. Hayatımıza dâhil ettiğimiz kişilerle ilişkilerimizde başarılı olabilmek için çay arkadaşlarımızla, güvendiğimiz, içimizi açtığımız dostlarımızı birbirinden ayırmamız gerekir. Dostlarımız evimizin anahtarını teslim edebileceğimiz, içimizi döküp sırlarımızı açabildiğimiz ve desteklerini hep yanımızda hissettiğimiz güvenilir kişilerdir. Bu kişilere arka bahçemizin kapılarını açabilir ve acılarımıza kardeş olacaklarından kuşku duymayız. Düştüğümüzde ellerini ve gönüllerini açan ve derdimizi sahiplenen özel kişilerdir dostlarımız. O yüzden onları seçerken itina gösterir ve güvenilirliklerini test etme ihtiyacı içinde oluruz.

Gündelik hayatta çayımızı birlikte yudumlayıp ve havadan sudan konuştuğumuz çay arkadaşlarımız vardır bir de. Onlarla sık sık bir araya gelir ve gündelik meselelerden konuşuruz ama arka kapıyı açmaz, ilişkilerimizi sınırlı tutarız. Sakinleştirici bir ilaç gibidir çay arkadaşları, onlarla bir araya geldiğimizde zihnimizi dağıtır ve hoşça vakit geçirme fırsatı buluruz. Çalıştığımız iş ortamında, yaşadığımız apartmanda, alışveriş yaptığımız mekânlarda mutlaka bir çay arkadaşı edinir ve ayaküstü sohbet edip hasbıhâlleşiriz ama bu kişilerle ilişkilerimizi belli sınırlar dâhilinde sürdürürüz. Zira dost acımızın, neşemizin ortağı ve duygudaşımızdır çay arkadaşımız ise hoşça vakit geçirmemizi sağlayan kişilerdir ve her ikisi de önemlidir, her ikisinin de yeri ayrıdır.