İleriki yıllarda Gazze soykırımını tel’in denildiğinde, zulmü tel’in denildiğinde, hiç kuşkusuz Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Anadolu Gençlik Derneği (AGD) “Liseli Gençler Kudüs Nöbetinde” programı gelecek akla!
* İleriki yıllarda Gazze soykırımı denildiğinde, zulüm denildiğinde, AGD Konya Şubesi Lise Teşkilatı’nın, tüm insanlığın karşı karşıya olduğu zulüm ve adaletsizlikleri dile getirilmesi gelecek akla.
* İleriki yıllarda Gazze soykırımı denildiğinde, zulüm denildiğinde, Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Konya Şubesi Lise Teşkilatı’nın, dünyanın her yerinde mazlum insanlara yapılan zulümlere sessiz kalan devletleri, liderleri ve bürokratları eleştirmesi akla gelecek.
* İleriki yıllarda Gazze soykırımı denildiğinde, zulüm denildiğinde, Anadolu Gençlik Derneği Konya Şubesi Lise Teşkilatları Sözcüsü Enes Malik Ekenel'in ve arkadaşlarının yaptığı şu açıklama gelecek akıllara: “Dünya halklarının ulu bildiği tüm teşkilatların, devletlerin, liderlerinin, bürokratik kadrolarının karşısında durmaya çekindiği, tek bir cümle dahi kurmaktan imtina ettikleri, her türlü zulmün alkışlandığı bir dünyada sesimizi yükseltmek, bu düzenin bugün değilse yarın değişeceğini haykırmak için buradayız. 1917 yılından bu yana Filistin topraklarında devam eden işgal ve katliamları kınamak artık çözüm değil. Yaklaşık iki milyarlık Müslüman topluluğa sahip devletlerin, başkanlarının, teşkilatlarının da bugün neler yapıp ettiklerinin ya da yapmadıklarının farkındayız. Kenara çekilerek, sessiz kalarak hatta bazılarının destek olarak, içten içe kıkırdayarak olanları seyrettiğini görüyoruz. Elbette zalimlerin de zulme çanak tutanların da hem dünyada hem ahirette hesap vereceği zamanların geleceğini biliyoruz.”
***
Bravo, Gazze soykırımını unutmayan, unutturmayan Anadolu Gençlik Derneği'ne.
Bravo, bu zulmün engellenmesi için tüm insanlığı göreve davet eden, haykıran AGD'li liseli gençlere!
(aşağıdaki yazı çerçeve içinde verilecek…)
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
* Üsküdar Üniversitesi öğrencilerinin, 8 Mayıs Çarşamba günü (bugün), saat 11.00’de, Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşkesi bahçesinde toplanarak, ‘Dünya Filistin için ayakta, biz de ayaktayız!’ sloganı ile “Üsküdar’dan Gazze’ye Özgür Filistin” yürüyüşü düzenleyeceklerini, biliyor musunuz?

SAKIP SABANCI YAPAY ZEKÂ MARİFETİYLE HANGİ MESAJLARI İLETTİ?
Merhum Sakıp Sabancı…
Ülke genelinde yatırımları ile bilinen, eğitim, sağlık vb. alanlarda yaptığı hayır hizmetleri ile de öne çıkan işadamı. Sabancı Üniversitesi Onursal Başkanı…
Malum, “Sakıp Ağa”, yaptığı hayırlarından dolayı verilen bir ünvan kendisine.
Birkaç gün önce merhum Sakıp Sabancı’nın vefatının 20’nci yılında özel bir anma töreni düzenlendi, Sabancı Center’da.
Anma programında dikkatimi çeken bölümlerden biri, Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi E. Melisa Sabancı Tapan tarafından; Sakıp Sabancı’nın zihninin, bilgi birikiminin ve düşünce tarzının “yapay zekâ” marifeti ile yansıtılması…
Sakıp Sabancı ile ilgili tüm görsel, işitsel ve yazılı içeriklerin üretken yapay zekâ teknolojileri tarafından işlenerek geliştirilen dijital model, 2004 yılında vefat eden Sakıp Sabancı’nın fikirlerini bugüne taşıdı.
“Yapay zekâ” programı ile Sakıp Sabancı’nın düşünceleri, zihin yapısı gerçeğe en yakın şekilde simüle edildi, bu programda.
Melisa Hanım bir de konuşma yaptı, burada.
Melisa Sabancı Tapan, Sakıp Sabancı’nın vizyonunu gelecek nesillere taşıyabilme düşüncesinden aldıkları ilhamla, Sabancı’nın geniş içerik arşivi, videoları, metinleri, kitapları ve ses kayıtlarından faydalanılarak bir yapay zekâ modeli geliştirdiklerini anlattı.
Programın belki de en dikkat çeken yönü, Melisa Hanım’ın konuşmasının ardından yapay zekâ yardımıyla dedesi ile bir sohbet gerçekleştirmesiydi.
Duygusal anlar yaşandı bu sohbette…
Melisa Sabancı Tapan’ın sorularını cevaplandıran Sakıp Sabancı, hayata bakışı, toplumsal fayda, gelecek beklentileri gibi konulara değindi. Ve şu mesajları iletti: “2024'te sizlerle bir arada olma şansım olsaydı, ‘Hadi, bir bakalım önümüzdeki yıllar bize neler getirecek?’ derdim. İlk işim, bu çılgın hızda ilerleyen teknoloji dünyasına dalıp, 'Acaba biz bunları işimize nasıl katabiliriz?' diye düşünmek olurdu. Ardından topraklarımıza, suyumuza nasıl daha iyi bakabiliriz, işte bu benim için önemli. Günümüz diliyle sürdürülebilirlik, benim dönemimdeki ‘iyi komşuluk’, ‘doğayı koruma’ çabasıyla aynı şey aslında. Evet, 2024'te aranızda olaydım, yeni fırsatlar peşinde, tam gaz devam derdim. Durmak bize göre değil. ‘Yaparız’ diye bağırırdım. Her zaman dediğim gibi, en büyük gücümüz birliğimiz.”
(aşağıdaki yazı yukarıdaki yazı ile ilişkili kullanılacak…)
SABANCI ÜNİVERSİTESİ, 2 BİNDEN FAZLA PROJE GERÇEKLEŞTİRDİ
Törenin açılış konuşmasını yapan Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın şu cümleleri önemliydi:
* “Sakıp Sabancı, kendi deyimiyle; ülkesini çok seven, bu ülkenin bir evladıydı. Ülkesinin her bir ferdini ayrı ayrı seven, her konuya, her kişiye önyargısız ve yapıcı bakan, birlik ve beraberliğe, ortak akıl üretmeye çok önem veren, Türkiye âşığı ve Türkiye’nin muasır medeniyetler yolunda ilerlemesi için yılmadan çalışan bir kişiliğe sahipti. Şimdi bize düşen görev, onun fikirlerini ve değerlerini her daim yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmayı sürdürmektir.”
* “Sakıp Sabancı’yı vasiyetindeki gibi sosyal bilimlerle, insanla, toplumla ve bilimsel araştırmalarla anıyoruz. Sakıp Sabancı için Sabancı Üniversitesi’nin yeri çok ayrı ve ayrıcalıklıydı. Aramızdan ayrıldığında üniversitemiz 5 yaşındaydı. Şimdi 25 yaşında genç bir kurum. 11 binden fazla lisans mezunumuz var. Yüksek lisans ve doktora mezunlarımızın sayısı 6 binin üzerine çıktı. Ülkemizde akademi-sanayi iş birliklerinin en iyi örneklerini hayata geçirmiş bir kurum olarak şimdiye kadar 2 binden fazla proje gerçekleştirdik.”
***
Sakıp Sabancı’nın vefatının 20’nci yılında düzenlenen özel anma töreni, dikkat çeken bir programdı. Hayırlara vesile olsun…
