Gazetemiz Mursi’nin şehadet haberini, "Utan ey ikiyüzlü dünya” başlığı altında vermişti. Bu başlık Mursi’nin şehadete giden yolda nelerle karşılaştığını, ikiyüzlü utanmazlar karşısında uğradığı haksızlığı göstermesi bakımından önemliydi. Çünkü günümüz dünyasında ortada ne kadar demokrasi, insan hakları ve özgürlükler şarkısını dillerinden düşürmeyen yöneticilerin ihanetleri her dönemde devam ediyor. Kısacası, söyledikleri ile eylemleri uyuşmayan bu ikiyüzlüler dünyayı yaşanmaz hale getiriyorlar.
Meseleye bu açıdan baktığımızda dünyaya huzur ve barışın gelebilmesi için öncelikle dünyanın bu ikiyüzlülerden kurtarılması, onların söz sahibi olmalarına son verilmesi gerekiyor. Bunun için de yeni bir dünya düzenine ihtiyaç var. Ancak yeni bir dünya kurulması sanıldığı kadar kolay değil. Bu yola baş koyanların bedel ödemeyi göze almaları gerekiyor. Mahkeme salonunda hayatını kaybeden Mursi de bu bedeli canıyla ödeyenlerdendir. Bu bakımdan o tutuklu bulunduğu 6 yıl boyunca zalimlerden merhamet beklemedi. Çünkü daha işin başında gittiği yolda karşısına çıkabilecek ikiyüzlülükleri ve zulmü göze almıştı.
Dünyada belirleyici konumunda olanların ikiyüzlülüğünü biliyordu. Kısacası, yeryüzünde zulmün son bulması için yeni bir anlayışın hakim kılınması, zalimlerin saltanatına son verecek, onların gücünü ellerinden alacak yeni bir dünyanın kurulması için yola çıkmıştı... Onlar da bu gerçeği gördüklerinden hükümlerinin sürebilmesi için hemen her ülkede kendilerine birtakım uşaklar arayıp buluyorlar. Onlar eliyle darbeler yaptırıyor. Sömürülerini engelleyecek olanlar seçimle de gelmiş olsalar darbe ile uzaklaştırmaya çalışılıyor. Darbecileri işleri bitene kadar destekliyorlar. Sisi de bu sömürgecilerin Mısır ayağını oluşturuyordu. Mursi’nin sömürü karşısında milletini ayağa kaldırması karşısında çılgına dönenler darbe yolunu seçtiler. Bir yandan demokrasiyi ve seçimleri kutsayan(!) ikiyüzlü zalimler seçim sonuçları işlerine gelmeyince insan haklarını ellerinin tersi ile bir kenara itebiliyorlar. Mısır’da da bunu yaptılar. Benzer olaylarla Türkiye olarak çeşitli kereler karşı karşıya kalmış bir milletin ferdi olarak bu ikiyüzlüleri çok iyi biliyoruz.
Yeni acılar çekmemek için Batı’nın ikiyüzlülüğünü doğru tespit etmek, onların söylemlerine kanmamak gerekiyor. Çünkü onlar adeta sihirli bir kavram gibi takdim ettikleri demokrasi yoluyla iş başına gelen yöneticiler onların sömürüsünü engelleme yönünde adımlar attıklarında demokrasinin rafa kaldırılmasında hiçbir sakınca görmezler/ görmüyorlar. Çünkü demokrasi onların sömürüsünü sürdürmelerine imkân verdiği ölçüde önemlidir, aksi halde bir kenara itilivermesinde bir sakınca yoktur. Bunun pek çok örneği vardır. Söz gelimi demokrasi şarkısını dillerinden düşürmeyen bazı ülkelerde başta hâlâ bir kral vardır ama bu demokrasilerine engel değildir. Onlar için krallık demokrasi ile çatışmaz ama bizler için demokrasinin uygulanmasında onların arzularına karşı bir tavır ortaya çıkarsa bir kenara kaldırılıp atılabilir. Onlar için insan hakları vazgeçilmezdir ama gelişmekte olan Müslüman ülkelerde seçilmiş yöneticilerin darbe ile iş başından uzaklaştırılması, insanların katledilmesi fazla bir anlam ifade etmez. Kısacası, ikiyüzlü sömürmeyi esas alan maddeci medeniyetin temsilcileri belirleyici olduğu sürece zulüm devam edecektir. Bunun için İslam’ı esas alan yeni bir dünya düzenine ihtiyaç vardır. Bu yolda Mursi şehadet şerbetini içmiştir. Dileriz bu şehadet, yeni bir dünyanın kurulması yolunda önemli bir işaret fişeği olsun.