BÖLGEMİZ yıllardan beri bir ateş çemberine hapsedildi. Bu ateşin bir an evvel söndürülmesi için İslam dünyasının elini çabuk tutması gerekirken Suudi Arabistan’da 47 kişinin idam edilmesi yangına benzin dökmek gibi oldu. Görünen o ki, bölgemizdeki ayrılıklar ve çatışmalar daha da hızlanacak, akan kan artacak. Hâlbuki şu günlerde bölge ülkelerinin aralarındaki ihtilafları körüklemek yerine çözüm yolları aramaları gerekirken aksi bir tavır sergileniyor. Sanki karşılıklı güç gösterisi yapılıyor. Bu arada son idamlar mezhep çatışmasını körükleyecek görüntüsü veriyor. Peki, Suudi Arabistan’ın içinde Şii din adamının da bulunduğu 47 kişiyi böylesine gergin bir ortamda infaz etmesinin mantığı nedir Sömürgeci güçler mi Suudi Arabistan’ı böyle bir uygulamaya itti, bilmiyoruz. Hatırlanacağı gibi Saddam’ı yıllar önce Kuveyt’i işgale teşvik etmişler, Saddam Kuveyt’i işgal edince de Kuveyt ve Suudi Arabistan’ın daveti üzerine kurtarıcı pozlarında Irak’ı canlı yayınlarda günlerce vurmuş, bunun karşılığı olarak da Kuveyt ve Suudi Arabistan kurtarıcılarına(!) tazminat ödemek zorunda kalmıştı. Olay sadece ABD ve koalisyon güçlerinin Kuveyt ve Suudi Arabistan’dan tazminat alması ile de sınırlı kalmamış, Irak petrollerine de ABD ve koalisyon ortaklarınca el konulmuştu. Yani, Müslüman ülkelerin yeraltı zenginlikleri sömürgeci güçlere akmaya başlamıştı. Olay sadece maddi kayıplarla da sınırlı kalmamış, aradan geçen bunca yıl boyunca özellikle Irak çatışma alanına dönmüş, aynı ülkenin insanları birbirlerini öldürmeye başlamışlar ve sonuçta sayıları milyonlarla ifade edilen Iraklı Müslüman hayatını kaybetmiş, şehirler harabeye dönmüş ve bu karmaşada bir de devreye terör örgütleri girmiş bulunuyor. Denebilir ki, terör örgütleri eliyle Irak ve Suriye parçalanmaktadır. Netice itibariyle yaşanan iç çatışmalar sadece bölgemiz üzerinde planları olan ülkelerin işine yarıyor. Kaybedenler ise Müslümanlar.
Bu gerçek açıkça ortada iken Yemen’de ilan edilen ateşkesin sona ermesine, ayrıca Şii-Sünni gerginliğinin artmasına yol açan idamlar gündeme niçin getirilmiştir Bundan Suudi Arabistan ne kazanacaktır Artık sömürgecilerin hedefinin bölgemizde Şii-Sünni çatışması çıkarmak olduğunu herkes biliyor ve görüyor. Bunu bile bile içinde bir Şii din adamının da bulunduğu 47 kişinin idam cezalarının infaz edilmesi en azından zamansız bir uygulama olmuştur. Belki de Suudi yönetimi ABD’nin dolduruşuna gelmiştir. Eğer böyle bir dolduruşa gelinmiş ise Suudi Arabistan bu idamlarla kendini teröre karşı koruyacak bir sonuç alamayacaktır. Bölgede var olan ayrılıkları, çatışmaları daha körüklemiş olacaktır. Bu bakımdan Milli Görüşçülerin her fırsatta tekrarladığı İslam Birliği’nin bir an evvel kurulmasına ihtiyaç vardır. Bu gerçekleşebildiği takdirde Müslüman ülkeler tek tek sömürgecilere yem olacak; güçleri birleştirmeleri durumunda sadece güçten anlayan sömürgeciler bölgemize yönelik planlarını uygulamaya koymadan evvel daha çok düşünmek zorunda kalacaklardır.
***
ÖZÜR-Son bir ay içinde dört defa İstanbul’a gitmek zorunda kaldım. Bu sebeple de yazılarıma istemeden zaman zaman ara vermek zorunda kaldım. Bunun için okurlarımdan özür diliyorum. İstanbul’a gelişlerimin sebebi ilkinde eşimin hastalığı, diğerinde vefatı ve son olarak da Hasan kardeşimin vefatı oldu. Hatta tanıdıklar, “Ağabey, bir ay içinde 4 defa hep acılı haberler seni İstanbul’a çekti. İnşallah bir dahaki sefere sadece dostları ziyaret için gelirsin” diyerek durumu net bir şekilde tespit ettiler. Bu arada 42 yıllık berberliğin sonucu Hasan kardeşimin vefatının ardından yazdığım yazının altına bir okurun, “Arkadaşlığını davanın önüne geçirmişsin” diyerek kınamasını anlayabilmiş değilim. Bu okuyucum gerçekten böyle düşünüyorsa, hayatında sevgiye, vefaya, dostluğa yer olmadığını düşünürüm ki içinde yaşadıkları toplum ile bağlarını koparmış, adeta robotlaşmışları muhatap almanın anlamı yoktur.