Muhterem Müslümanlar!
Allah (C.C.) lütuf ve ikramda bulundu üç ayları yaşıyor,
feyiz ve bereketleniyoruz. Recep ayının içinde iki kandilimiz var. İlki Regaib,
onu daha önce idrak ettik. İnşallah Çarşamba akşamı Recep ayının 27 nci gecesi
itibariyle Mirac Kandili gecesini idrak edeceğiz.
Mirac olayı, Allah ın Peygamber Efendimize bir ihsanıdır.
Allah ın O nu ne kadar sevdiğini gösteren, başka peygambere nasip olmayan bir
taltif olayıdır. Bu gecede Hz. Muhammed (S.A.V.), bir mucize olarak Mekke deki
Mescid-i Haram dan, Kudüs teki Mescid-i Aksa ya; oradan da göklerin ilâhi
derinliklerine doğru ruhen ve bedenen Cenâb-ı Hakk ın huzuruna çıkmıştır.
Kur ân-ı Kerim (İsrâ Suresi, ayet: 1, Necm Suresi, ayet: 1 18) ve hadis-i
şeriflerle hakikati sabit olan Mirac hadisesi, ulvî bir tecellidir.
Bir gece, kendisine bazı delillerimizi gösterelim diye,
kulu Muhammed i, Mescid-i Haram dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i
Aksa ya götüren O zatın şanı yücedir. Bütün eksikliklerden uzaktır. Gerçekten,
her şeyi işiten, her şeyi gören O dur (İsra Suresi, ayet: 1)
Yolculuğun birinci bölümü Mescid-i Haram dan Mescid-i Aksa
arasıdır; bu bölüme İsra denir. Mescid-i Aksa dan yedi kat semaya ve ötelere
götürülmesine de Mirac denir. İsrâ, İsra Suresi nin 1 nci ayetiyle vukuu
sabittir. İnkâr eden kâfir olur.
İsrâ ve Mirac olayına Necm Suresi nde de (ayet: 1 18)
değinilir. Bu olayın cereyan ettiğine dair 27 sahabenin rivayeti olduğunu
Celâleddin Süyûti beyan ettikten sonra Kitaf-ül Ezhar il-Mütenâsira
fi l-Ahbar il Mütevâtira isimli eserinde Mirac hadisinin mütevatir hadislerden
olduğunu zikreder.
İsrâ Suresi nin birinci ayetinde geçen Abdihi
kelimesiyle Peygamber Efendimizin İsrâ ve Mirac ı ruhu ve cesediyle yaptığına
işaret edilmiştir. Âlimlerimizin çoğunluğu da bu görüştedir.
Muhterem Müslümanlar!
Resul-i Kibriya Efendimiz bu muazzam yolculuğundan dönerken
biz ümmetlerine çeşitli hediyelerle gelmiştir. Hediyelerden birincisi: Beş
vakit namazdır. Mü min, kemale ermiş bir şuurla namaza durduğu zaman Allah tan
hüsn-ü kabul görür.
İkincisi: Bakara Suresi nin son iki ayetidir. Bu
ayetlerin mealleri şöyledir:
Peygamber, Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise
ona iman etti, mü minler de iman ettiler. Onlardan her biri Allah a,
meleklerine, kitabına ve resullerine iman etti. O nun resullerinden hiçbirini
diğerinden ayırt etmeyiz dediler ve eklediler: İşittik ve itaat ettik ey
Rabbimiz, affını dileriz, dönüşümüz Sana dır.
Allah hiçbir kimseyi, güç yetiremeyeceği bir şekilde
yükümlü tutmaz. Herkesin kazandığı iyilik kendi lehine, işlediği fenalık da
kendi aleyhinedir. Ey Rabbimiz! Eğer unuttuk ve kasıtsız olarak yanlış
yaptıysak bundan dolayı bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere
yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Takat getiremeyeceğimiz şeylerle
bizi yükümlü tutma. Affet bizi; bağışla kusurlarımızı, merhamet buyur bizlere.
Sensin Mevlâ mız, yardımcımız, kâfir topluluklara karşı Sen yardım eyle
bize...
Üçüncüsü: Allah a hiçbir şeyi ortak koşmadan ölen
kimselerin günahlarının mağfiret edilmesidir.
Muhterem Müslümanlar!
Bu gece ve her gece değerlendirilmeli. Gönüller İsra ve
Mirac ın kutsi ışığına açılmalı ve selât-u selâmlar ve okunan Kur ân larla bu
gece ve fırsatlar kaçırılmamalıdır...