İktidarı oluşturan Cumhur İttifakı’nın tüm ortakları kelimenin tam anlamıyla sapır sapır dökülüyorlar. Hepsinin de dün dedikleri ile bugün dedikleri arasında dağlar kadar fark bulunuyor.
Dün muhalefeti ne ile suçluyorlarsa bugün aynısını kendileri yapıyor ve bunun gayet normal bir şey olduğunu savunuyorlar.

Yani bir şeyi muhalefet yaparsa “anormal” oluyor.

Bunlar yani iktidarı oluşturan Cumhur İttifakı’nın mensupları yaparsa “normal” oluyor!
Dün Saadet Partisi’ni ve Saadet Partisi Genel Başkanı’nı terör örgütü ile anlaşma imzalamakla suçlayanlar bugün AKP’lilerin terör örgütünün uzantısı dedikleri partiyi ziyaret etmesinin normal olduğunu söylüyorlar.

TBMM çatısı altındaki bir partinin ziyaret edilmesinin doğal ve normal olduğunu dile getiriyorlar!
Yahu bu HDP, Meclis’e yeni mi girdi?

Muhalefet sözcüleri bu mealde laflar ettikleri zaman terör örgütü ile iş birliği yapmakla suçlanırlarken iktidar sözcüleri, bunun doğal hakları olduğunu iddia ediyorlar.
Evet, ortada müthiş bir çifte standart var.

İktidarı oluşturan Cumhur İttifakı’na mensup partilerin bu birbirlerini tutmayan söylemleri elbette milletin gözünden kaçmıyor.

Bugüne kadar iktidara destek vermiş çoğu insan, duydukları karşısında kulaklarına inanamıyor.
Ve “ne diyor bunlar” sorusuna cevap arıyor.

İktidarı oluşturanlar dün ne dedilerse bugün tam aksine imza atıyor ve bunun da normal bir şey olduğunu iddia ediyorlar.

Belli ki hayli zor durumdalar. Bir şeyler yapmak için daha çok desteğe ihtiyaçları var. Yani bükemedikleri bilekleri öperek iktidar koltuklarındaki ömürlerini uzatmaya çabalıyorlar.

Ama eylem ve söylemlerindeki tutarsızlık öyle boyutlara ulaştı ki, artık ne yaparlarsa yapsınlar, içine düştükleri açmazdan kurtulmaları mümkün değil.

Tarih onları bu halleri ile yani eylem ve söylemlerindeki tutarsızlıklar ile hatırlayacak ve yeni nesillere böyle hatırlatacak.

Dün HDP’lilere selam verenlere bile iyi gözle bakmayanların bugün onların Meclis çatısı altındaki bir parti olduğunu hatırlamaları ve başkalarına hatırlatmaya çalışmaları ne kadar ibret verici!

Demek ki insan ne oldum dememeli, ne olacağım demeliymiş.
“Komşu komşunun külüne muhtaç” olduğu gibi partiler de birbirinin oyuna, desteğine muhtaçmış değil mi?