Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Haşr; “bir şeyi mekân ve meskenden çıkarmak, toplamak, bir araya getirip sevk etmek” anlamlarına gelir. Terim olarak, Cenab-ı Hakk'ın ölülere ruhları iade edip onları hesaba çekmek üzere toplaması ve toplanma yerine; mahşere sevk etmesi demektir. Ayrıca “Haşr” Kur’an’da bir sûrenin ismidir. Bu sûrede; Medine’de Peygamber Efendimiz ile antlaşma yapan Beni Nadr Yahudileri ile ilgili haberler vardır. Bu kabile; Peygamberimiz’e suikast düzenleyerek öldürmek isterler ama başaramazlar. Bunun üzerine Medine’den sürgün edilirler. Bu surede; kâfirlerin, münafıkların sözüne güven olmayacağı ifade edilir. Bu sûrede Allah; müminlerin silah ve hazırlık bakımından zayıf olmalarına rağmen, her türlü tedbirini alan Yahudilerin mağlup duruma düştükle­rini haber veriyor. Düşman Yahudiler, Hıristiyanlar ve münafıklar, çelikten kaleler içerisine sığınmış olsalar bile gücünden korkulmayacaktır. Çünkü onların üzerinde olan Hz. Allah vardır. O azizdir, o hâkimdir. Günümüzde Siyonist İsrail, ABD ve işbirlikçileri, sapık inançlarını hâkim kılmak için İslam ve Müslümanlarla savaşıyorlar. Gazze’de bunun için soykırım yaptılar, İran’la bunun için savaşıyorlar. Hak-batıl mücadelesinde hakkın kapısını tutup Allah yolunda cihat eden şuurlu Müslüman topluluklar ise Mehmet Akif merhumun dediği gibi şu kararlılık içinde olurlar. “Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz. / Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz.” ABD; İsrail ve işbirlikçileri bilmelidirler ki savaşlar sadece teknolojik üstünlükle kazanılmaz. Bununla birlikte iman gücüyle kazanılır. ABD ve İsrail, Gazze’de bir avuç Müslüman’a karşı iki yıl savaştılar, taş üstünde taş bırakmadılar, sonunda yenilen taraf oldular. Şimdi İran’a saldırdılar. Gördükleri mukavemet karşısında şaşkına döndüler. Bir kez daha imanın karşısında diz çökmek üzereler. Çünkü Allah vadinden dönmez.

GÖK VE YERDEKİLER

Allah’ın görünen ve görünmeyen orduları vardır. Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah’ı tesbih eder, yolunda cihat ederler. Her şeye galip olan, her şeye hükmeden sadece Allah’tır.

Haşir Sûresi’nin ikinci ayetinde Rabbimiz şöyle buyuruyor: “O, ehl-i kitaptan inkârda ısrar eden kâfirleri, Müslümanlara karşı savaşmak için ilk defa bir araya gelerek müttefik güç kurduklarında, yurtlarından çıkarıp sürgüne gönderendir. Siz, onların direnmeden çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da, kalelerinin kendilerini Allah’tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah, Allah’ın orduları, onlara beklemedikleri, hesap edemedikleri yerden yüklendi, akıllarına, yüreklerine korku düşürdü. Öyle ki, evlerini, hem kendi elleriyle harap ediyorlar hem de müminlerin elleriyle harabına sebep oluyorlardı. Ey dünyadaki olayları tahlil edip anlayabilen akıl ve basiret sahipleri ibret alınız.” Bu ayette zikredilen olaydan Müslümanların ibret almaları gerekir ki yenilecek tarafta değil, yenecek tarafta yerlerini alsınlar. Yenilecek taraf; ABD, İsrail ve işbirlikçileridir. Yenecek taraf ise İslam ve insanlık düşmanlarına karşı, gücü nispetinde güç ve kuvvet hazırlayan, kınayanın kınamasına aldırmadan Allah yolunda cihat edenlerdir. Bu Müslümanlar, Allah’ın yeryüzündeki ordusu olduğu için Allah onlara, gökyüzü ordularıyla yardım edecek ve onlar galip gelen taraf olacaktır. ABD, İsrail ve işbirlikçileri hiç hesap etmedikleri yerden bozguna uğrayacaklardır.

YANLIŞ KANAAT

Günümüzde kimi akılcı Müslümanlar, yanlış bir kanaatin içerisindeler. Diyorlar ki; “ABD’nin, İsrail’in doları çok güçlü, askerleri çok güçlü, teknolojisi çok güçlü, siyaseti güçlü. Bu güç nasıl yenilir, yıkılıp yok olur. Bu mümkün değil.” Bu söz; inançsızlığın, Kur’an’ı doğru bir şekilde okumamanın kötü bir yansımasından başka bir şey değildir. Kur’an bize nice yıkılmaz sanılan zalimlerin yıkılıp gittiğini örnekleyerek anlatıyor. İslam’ın gücü Allah’ın gücüdür ve bu gücü kimse yenemez. Yakın tarihte yıkılmaz denilen Sovyetler Birliği yıkılmadı mı? Bir gün gelir ABD ve İsrail da senin ve benim hiç hesap etmediğimiz, ABD ve İsrail’in hiç hesap etmediği yönden yıkılıp gider. Allah, onların kalplerine HAMAS’ın şanlı cihadıyla, İran’ın mukavemetiyle korku salar, çaresiz bırakır, Allah’ın azabı hesap etmedikleri yerden geliverir. Geliyor da… Ey Millî Görüş sahipleri; hem maddi gözle görenler hem de basiret gözüyle görenler, olayların arka planını araştıranlar, dünden ibret alarak bugün hakkın yanında ve safında yerinizi alın. Zalimlere dokunacak ateş size de dokunmadan.

DİRAYET

Müslüman; hidayet, feraset ve dirayet sahibidir. Bize tarihi bir olayı anlatmak için Rabbim bu ayetleri indirmemiştir. Kıyamete kadar gelecek olan İslam düşmanlarıyla yapılacak olan mücadelelerde; 1. Hedefin adam öldürmek olmadığını ama insanları cehenneme gö­türmeye niyetli bu şebekelerin ABD ve İsrail’in de saltanatlarına son vermenin gerekti­ğini, 2. Kâfirler gökyüzünde uydular yapsalar ve oralara yerleşseler, yine de onlardan korkulmaması gerektiğini beyan için indirmiştir. İslam, bizim Millî Görüş’ümüzdür. Bu görüşü hafife alan milletler, zelil olmaya mahkûmdurlar. Durduğu yeri bilmeyenin yeri bataklık olur. Erbakan Hocamız tarafından başlatılan Millî Görüş hareketi, aslımıza ruh kökümüze dönme hareketidir. Erbakan Hocamızın bugün her konuda haklılığının tescil edilmesi, onun olayları Kur’an ile okuyup dillendirmesindendir. Olayları Kur’an’la okuyup değerlendirenler, kolay kolay yanılmazlar.

BAYRAMA DOĞRU

Bu yıl da Allah’ın lütfuyla Ramazan ayında Müslümanlar olarak oruçlarımızı tuttuk. Hakkın ve haklının yanında olmak için nefislerimizi terbiye etmenin eğitimi içinde bulunduk. Olabildiğince Kur’an’la haşir neşir olmaya çalıştık. Yolumuzu Kur’an’la bulmanın ne kadar kıymetli bir şey olduğunu anlamaya çalıştık. Ramazan’ın son günlerini yaşıyoruz. Önümüzdeki Cuma günü bayrama kavuşacağız inşallah. Bu bayramın “Yaşanabilir Bir Türkiye; Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya”nın kurulmasına vesile olmasını Allah’tan niyaz ederiz. Bayramımız şimdiden mübarek olsun. Selam hidayete tabi olanlara…