Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c) a hamd
ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve
sahabelerine olsun.
Düşünme disiplini ve güzelliğini, konuşma disiplini ve
güzelliğini, davranış disiplini ve güzelliğini, çalışma disiplini ve
güzelliğini kaybetmiş bir toplum olduk. Birbiriyle karşılaşanlar ilk olarak
biri diğerine soruyor: Ne olacak memleketin hali, biz nereye gidiyoruz
Kimileri de kendisine işlediği günahı telkin eden şeytana küfretmekle
günahlardan kurtulacağını zannediyor. Şeytana küfreden bu adamlar, her geçen
gün şeytanın teşvik ettiği bu günahlara bir yenisini daha ekliyor.
Biz Müslüman bir toplumuz. Böyle tanımlıyoruz kendimizi
tanımlamasına da, hayat yolculuğumuzda ne kadar İslam a itibar ediyoruz Benim
derdim İslam dır deyip yolunda cihad edenlerin toplumdaki oranı nedir İslam ın
iki kaynağı Kur an ve Sünnettir. Âlimlerimiz bu iki kaynaktan muazzam bir fıkıh
külliyatı oluşturmuşlardır. Bu külliyat, Müslüman bir toplumun maddi ve manevi
kalkınmasında, sosyal ve iktisadi hayatında saadet içinde yaşaması için gerekli
bütün esasları ortaya koymaktadır. İslam medeniyetinin oluşturduğu bu
müktesebat insanlığın bütün meselelerini adalet ile çözecek yeterliliktedir.
Müşahede ettiğim kadarıyla biz toplum olarak, bu müktesebat ile alakamızı da
kopartmış durumdayız. Mesele boşluk kabul etmez, bunun yerine biz, zalim
batının medeniyet değerlerine ve her türlü müktesebatına yönelmişiz. Bunun
doğal bir sonucu olarak da içinde bulunduğumuz zillet durumuna düşmüşüz.
İnkârcı ve müşrik batının bize telkin ettiği düzen ve siyaset, haram ve zulüm
düzeni ve siyaseti olduğu için harama bulaştık ve zalimlerden olduk.
Yüzleştiğimiz bela ve musibetlerin temelinde; fert, toplum ve iktidarı olarak
işlenen günahlar ve zulümler bulunmaktadır.
İŞLEDİĞİMİZ
GÜNAHLAR
1- İnkâr ve Şirk: İnkârcı ve müşrik batının faizci
kapitalist zulüm düzenini, İslam ın emeğe kıymet veren, üretimi önceleyen,
maddi ve manevi kalkınmayı birlikte yürütmeyi esas alan adil düzeninin yerine
koyduk. Böylelikle batının içine düştüğü inkârcılık ve şirk hastalığına biz de
yakalanmış olduk. Bu hastalıklı yapıya karşı mücadele etmeyi inancın gereği
sayan Erbakan Hocamızın liderliğini yaptığı Milli Görüşe gereken ilgiyi
göstermedik. Şimdi ise Milli Görüşün tek temsilcisi Erbakan Hocamızın: son
imtihanı kazananların partisi olarak tanımladığı Saadet Partisi ne de gereken
ilgiyi göstermedik, göstermiyoruz.
2- Faiz: Üretmeden tüketme hakkı elde etmenin aracıdır ve
zulümdür. Allah ın hükmünü ciddiye alanlar için ise faiz haramdır. Kur an, faiz
alıp verenleri ve düzenini yürütenleri Allah ve Resulü ile savaşanlar olarak
tanımlamaktadır. BAKARA 279: Yok, eğer bu faizi terk etmezseniz, bunun Allah a
ve Resulüne karşı açılmış bir savaş olduğunu bilin Bu ilahi emre rağmen
faizcilik yapan ve düzenini yürütenler Allah ve Resulü ile savaş halinde
olduklarından dolayı ilahi gazaba ve azaba müstahak olurlar. NİSA 161:
Menedildikleri halde faizi almalarından ve haksız (yollar) ile insanların
mallarını yemelerinden dolayı içlerinden inkâra sapanlara acı bir azap
hazırladık. Bu ayette faiz ile inkâr arasında bir ilişki kurulmuştur. Terör
ile faiz arasında da ciddi bir ilişki vardır. Millet ve devlet olarak 1,7
trilyon TL faizli kredi borcuna karşılık yaklaşın 250 milyar TL faiz ödüyor
olmamız Allah ın gazabına uğramayı gerektirmez mi
3- Kumar: Hile yaparak ve aldatarak insanların malını
elinden almak ve kullanmaktır. Eskiden kumar bireysel bir günah iken yaklaşık
yüz yıldır devletin kendisine gelir temin etmek için kullandığı araçlardan
birisi haline gelmiştir. Ülkemizde Spor Toto, Jokey Kulübü ve Milli Piyango
İdaresi tarafından devlet destekli yasal kumar oynatılmaktadır. Bu üç kuruluş
vasıtasıyla milletin cebinden çelin para 16 milyarı aştığı söylenmektedir. Bazı
illerimizde İDDAA bayilerinin illerinde vergi rekortmeni olduğu bilinmektedir.
Bu durum ile terör arasında yakın bir ilişkinin olduğu muhakkaktır. MAİDE
90-91: Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans
okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.
Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi,
Allah ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz
değil mi Bu iki ayette zikredilen şeyler, şeytan ve şeytanın işbirlikçisi ve
vurucu zahiri gücü batının bizi ifsat etmek için kullandığı bir silahtır.
Bununla toplumlar arasına kin ve düşmanlık sokulur ve terör azgınlaşır.
4- İçki: Bütün kötülüklerin anasıdır. Terörü besleyen
günahlardandır.
5- Zina ve eşcinsel ilişkiler: Toplumu ahlaken yıkıma ve
helak olmaya götüren önemli bir hastalıktır. Tarih boyunca bu sapık ilişkilerde
bulunan toplumlar Allah tarafından helak edilmişleridir. İSRA 32: Zinaya
yaklaşmayın. Zira o, bir hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur.
6- Materyalist eğitim: Bu eğitim, terörizmi doğuran ve
ona elaman ve taraftar yetiştiren bir muhtevaya sahiptir. Bu eğitimin yapıldığı
ülkelerin başı beladan kurtulmaz. Ülkemiz de bunlardan birisidir.
TEVBE
Bütün bu günahlardan vatandaş toplum ve iktidar olarak
tevbe etmeden ve Milli Görüşe dönüp Adil Düzeni kurmadan, maneviyatçı eğitime
geçmeden bu beladan kurtulmak imkânı olmaz. Vatandaş ve toplumun tevbesi Milli
Görüşe sarılmak, Saadet Partisi ne üye olmak ve onu iktidara taşımak için
mücadele etmektir. İktidar mensuplarının ve devletin tevbesi ise faizci köle düzenini
terk edip Adil Düzene geçmektir. Selam hidayete tabi olanlara