Ne garip bir memlekette yaşıyoruz vesselam Hiç yoktan sorun üretmek, ürettiğimiz sorun üzerinde garip tartışmalar yapmak, sonuç vermeyecek kısır çekişmelere girmek ve gerçek sorunları göz ardı etmek konusunda bizden mahir bir ülke yoktur herhalde
Önceki gün iri tirajlı gazetelerimizden birinde AKP Milletvekili Mehmet Dülger in, "Düğün değil, bayram değil" deyimini hatırlatan türde bir beyanatı vardı Dülger, 2007 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri için fikirlerini açıklarken, eğer Recep Tayyip Erdoğan bu makama aday olursa, eşi Emine Hanım ın "başörtüsünü çıkararak köşke çıkabileceğini" açıklamaktaydı
Dülger in durduk yerde kriz üretmeye yönelik bu beyanatı, özellikle kendi dünya görüşlerini topluma dayatma konusunda uzman olan, laiklik kavramını eğip bükerek iktidar pastasının en büyük dilimini kapmayı beceren, demokrasi dışı yöntemlerle insanların "seçme ve seçilme haklarına" müdahale etmeyi meşru gören kesim tarafından sevinç naralarıyla karşılandı Demokratik bir seçimle bu makama "eşi başörtülü" birisinin oturamayacağına dair açık bir kural olmamasına ve hukuki olarak hiçbir engel bulunmamasına rağmen, iktidar gücüne bürokrasi manevralarıyla ortak olan hakim paradigma, Dülger in fikirlerini açık bir şekilde destekledi Önceki gece bu konunun tartışıldığı, CHP Milletvekili Berhan Şimşek ve Radikal Gazetesi Yazarı Hasan Celal Güzel in katıldığı Ahmet Hakan Coşkun un Tarafsız Bölge programını izledik
Berhan Şimşek, programda tartışılacak konuyu bir kenara bırakıp her zamanki üslubuyla ortalığı karıştırmak ve milleti gerginliğe sevkedecek meseleleri bulup kurcalamak için çabalayıp durdu. Aslında Berhan Şimşek e sorulması gereken tek soru vardı: "Eşi başörtülü birisi Cumhurbaşkanı seçilebilir mi, seçilemez mi " Her soruyu başka bir tartışma konusu ortaya çıkararak sulandıran Berhan Şimşek in bu konudaki düşüncesi O nun demokrasiyi ne oranda hazmettiğini ortaya koyacaktı Diyeceksiniz ki, Türkiye de yerli yerine oturmuş, kural ve kaideleriyle tam olarak uygulanan bir demokrasi mi var Haklısınız
Hatırlarsanız, Fazilet Partisi nden milletvekili seçildikten sonra başörtülü olarak Meclis Genel Kurulu na giren Merve Kavakçı da, hiçbir hukuki engel olmadığı halde, yemin edememiş; ağzını açtığında demokrasiden dem vuran DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, "Bu kadına haddini bildirin" diye höykürerek demokrasiyi, millet iradesini ve hukuku ayaklar altına almıştı Tarafsız Bölge de Cumhurbaşkanı nın eşinin başörtülü olması konusunda hiçbir sakınca olmadığını belirten Hasan Celal Güzel, Mehmet Dülger le yaptığı konuşmadan bahsederek, "Dülger bu fikrini Türkiye deki demokrasinin eksikliğini dile getirmek için ortaya atmıştır
Türkiye nin reel politiği Cumhurbaşkanı nın eşinin başörtülü olmasına engeldir" gibi bir cümle kurdu Ne demek şimdi bu
Reel politik diye ortaya attığınız şey, seçme, seçilme haklarını ortadan kaldırabilir mi Kanun önünde, hukuk önünde hepimiz eşit değil miyiz Yoksa, bu ülkenin bazı vatandaşlarının eşitlik hakkı, bazı vatandaşlardan daha mı önde Seçme ve seçilme hakkı, daha mı fazla Bazılarının oyları bizim oylarımızdan daha mı değerli Bazı makamlara oturmak için kanunla belirlenen şartlardan daha farklı kriterler mi gerekiyor Böyle güdük demokrasi olur mu
Böyle topal demokrasi olur mu
Bu ülkeyi yönetme hakkı, birilerinin ipoteği altında mı